T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/112/2025
NUMARASI: 2025/778 E -
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin ... hizmet numaralı tüketim noktasına ilişkin olarak davalı ile ......numaralı abone hesabı üzerinden 16.09.2021 tarihinde abonelik sözleşmesi akdedildiğini, müvekkil şirketin işbu sözleşme kapsamında düzenli olarak her ay tüketim faturalarını ödediğini, sözleşmesel yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, ...... numaralı, 24.04.2025 tarihli, 428.104,45-TL bedelli fatura ile ...... numaralı, 232.735,00-TL bedelli ve son ödeme tarihi 10.09.2025 olan fatura tahakkuk ettirildiğini, müvekkili şirketin gerekli sorumluluklarını yerine getirmemesi ve mevcut sorumsuzluğunu gidermemesi sebebiyle, kablolama sistemindeki döşeme kaynaklı arızalar sebebiyle işyeri adresinde mukim olduğu dönemde elektrik hizmetinden fiilen yararlanamadığını, meydana gelen yangın neticesinde, ilgili işyeri mevkü uzun bir süre boyunca kullanılamaz hale geldiğini, halböyle iken Mayıs 2025, Haziran 2025, Temmuz 2025 ve Ağustos 2025 dönemlerine ilişkin olarak müvekkili adına haksız ve fahiş tutarlarda fatura taahhuk ettirildiğini, müvekkil şirket aleyhine haksız ve hukuka aykırı faturalar düzenlediğini, Ayrıca, ödenmemiş faturaları gerekçe göstererek müvekkil şirket adına toplam 903.611,19 TL borç bulunduğunu, bu borcun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğini ve yasal takip başlatılacağını ihtar ettiğini, ......... numaralı, 24.04.2025 tarihli, 428.10445-TL bedelli fatura ile ....... numaralı, ve son ödeme tarihi 10.09.2025 olan 232.735,00-TL bedelli faturaya ilişkin olarak taraflarına isnad edilen toplam 903.611,19-TL tutarındaki faiz borcu nun herhangi bir hukuki dayanağa sahip olmayıp haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkil şirket'in elektrik enerjisinin kesilmesini önlemek ve telafisi güç zararlara uğramasını engellemek amacıyla, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/......D.İş dosyasında ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, Mahkemece verilen 01/10/2025 tarihli 2025/.... D.İş, 2025/..... sayılı kararı uyarınca ihtiyati tedbir talebimiz kabul edildiğini, ilgili karar taraflarına 02/10/2025 tarihinde tebliğ olduğunu, bu nedenlerle; davalarının kabulüne, müvekkilinin 16.09.2021 tarihli elektrik sözleşmesi gereği ........ hesap numaralı abonelik kapsamında, 22.09.2025 tarihi itibarıyla 903.611,19 TL fatura borcu bulunmadığının tespitine, dava süresi boyuca müvekkiline sağlanan elektrik enerjisinin kesilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve her halükârda da İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/540 D-iş, 2025/ 558 Karar sayılı ve 01.10.2025 Tarihli İhtiyati Tedbir Kararının dava süreci boyunca devamına karar verilerek, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/..... D.iş sayılı kararıyla "Anılı kanuni açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; 10-09-2025 son ödeme tarihli 232.736,81 TL bedelli ve 24-04-2025 son ödeme tarihli 428.104,45 TL bedelli iki adet elektrik faturasının ... Hizmet tüketim noktasından sağlandığı, anılan faturalar dışında ........A.Ş.'nin 23/09/2025 günlü ......... sayılı ihtarnamesinde gecikme zammı ile birlikte 903.611,19 TL'lik ihtarın gönderildiği, belirtilen elektrik sayacının ticari işletmesi olan kullanım yerinde tedbir talep eden davacının elektriğinin kesilmemesi talebinin davacının verdiği hizmetinin aksaması durumunda telafisi imkansız zararların doğmasına sebep olacağı, davacının ticari faaliyetini sürdürmek için elektriğin önemli bir koşul olduğu, yargılama süresince davacının ticari işletmesine elektrik verilmesi yönünde hukuki menfaatinin bulunduğu kanaatine varılmış olup (Emsal karar: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/639 esas, 2021/813 karar sayılı kararı) bu hali ile talebin HMK'nun 389 vd. maddeleri gereğince yerinde görüldüğü anlaşılmakla; İhtiyati tedbir talebinin bu aşamada taktiren toplam fatura tutarının % 20 si oranında 180.722,24-TL nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğinde, talep konusu; ... Hizmet/ Tesisat No.lu elektrik sayacına ticari işletmesi olan kullanım yerinde ve dava konusu faturalarla sınırlı olarak elektriğin kesilmesinin önlenmesine dair, aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. " gerekçeleriyle
1.TALEBİN KABULÜ İLE,
10.09-2025 son ödeme tarihli 232.736,81 TL bedelli ve 24-04-2025 son ödeme tarihli 428.104,45 TL bedelli iki adet elektrik faturasının ... Hizmet tüketim noktasından elektrik sayacına ticari işletmesi olan kullanım yerinde tedbir talep eden davacının elektriğinin kesilmemesi talebinin, davacının verdiği hizmetinin aksaması telafisi imkansız zararların doğmasına sebep olacağı, davacının ticari faaliyetini sürdürmek için elektriğin önemli bir koşul olduğu, yargılama süresince davacının ticari işletmesine elektrik verilmesi yönünde hukuki menfaatinin bulunduğu kanaatine varılmış olup (Emsal karar: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/.... esas, 2021/... karar sayılı kararı) bu hali ile talebin HMK'nun 389 vd. maddeleri gereğince yerinde görüldüğü anlaşılmakla;İhtiyati tedbir talebinin bu aşamada taktiren iki adet faturanın toplam değeri ve gecikme zammı olan toplam 903.611,19- TL fatura tutarının %20 si oranında 180.722,24-TL nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğinde, talep konusu; ... nolu hizmet tüketim noktasından elektrik sayacına ticari işletmesi olan kullanım yerinde ve dava konusu faturalarla sınırlı olarak elektriğin kesilmesinin önlenmesine, karar verilmiştir.Karar itiraz üzerine esas davanın açıldığı mahkemesince "Somut olayda; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/...... D.iş sayılı tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı ile "elektriğin kesilmesinin tedbiren önlenmesine, kesilmiş olması halinde elektrik enerjisinin yeniden tesisine," karar verilmiş; süresi içerisinde teminat yatırıldığı ve verilen sürede esas hakkında dava açıldığı, davalının süresinde İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesine itiraz dilekçesi sunduğu ve Mahkemece 22/12/2025 tarihinde mürafaa duruşması yapıldığı anlaşılmakla; talebe yönelik mevcut yargılama sürecinin de devam ettiği dikkate alındığında henüz esas hakkında karar verilmemiş olmakla elektrik kesintisinin davacı yönünden ticari hayatında ciddi bir zarara yol açacağı nazara alındığında davacının talebinin kabulüne karar verilmiş, henüz yargılamanın devam ettiği, şartlarda bir değişiklik olmadığı" gerekçeleriyle davalının tedbire yönelik itirazının reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; ihtiyati tedbir ve yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak tahakkukuna dayalı menfi tespit ve elektriğin kesilmemesi yönünden ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yedi- emine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahal iş yeri olup işin niteliği gereği elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, bu haliyle davacının ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bunun yanı sıra alacağın miktarına göre davalı şirketin de ihtiyati tedbir isteminde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira davacının mal varlığında gelebilecek bir değişim nedeni ile ilerde belirlenecek alacaklı şirket zararının elde edilmesi zorlaşabileceği gibi tamamen imkansız hale de gelebilecektir. Bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve teminat miktarının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, davalı ......'ın elektriğin kesilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/03/2026