Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

1. Ceza Dairesi         2025/5573 E.  ,  2025/8822 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/2687 E., 2023/370 K.
SUÇ: Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 11.06.2025 tarihli ve 2023/6763 Esas, 2025/4611 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.07.2025 tarihli ve KD-1-2023/83772 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanıkların eylemlerinin sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirdikleri, bu bağlamda "olursa olsun" düşüncesiyle yani olası kastla hareket ettiklerini kabul etmenin mümkün görülmediği, her iki sanığın müşterek fail sıfatıyla katılanlara karşı, yerine getirdikleri kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını işlediklerinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve sanıklar müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE

Dosya kapsamına göre; polis ekiplerinin dur ihtarına uymayarak sanık ...'in şoförlüğünü yaptığı araçla iki sanığın, ... Ekipleri olarak görevli katılanlardan kaçmaları sırasında yaşanan kovalamada, sanık ...'in aracın ön camından av tüfeğiyle yaptığı atış sonucunda, üç ... ekibinden 4 katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandıkları, atışın hareket halindeki araçtan, hareket halindeki motosikletlere doğru yapıldığı, sanıkların kast ve amaçlarının takip ve yakalanmaktan kurtulma olduğu, bu atışlarla tüm katılanların öldürülmesi sonucu elde edilecek şekilde isabet almalarının mutlak bulunmadığı, bu nedenle her bir katılana karşı öldürme kastlarının kabulünün mümkün olmadığı, sanıkların kast ve amaçlarının katılanları öldürmek olmayıp, onlardan kurtularak kaçmak şeklinde olduğu, bu halde sanıkların kaçarken meydana gelecek sonuçları kabul eder biçimde "ne olursa olsun" şeklinde hareket etmelerinin açıkça olası kast kapsamında kabul ve değerlendirilerek yaralanan katılanlara yönelik eylemler yönünden olası kastla yaralama suçundan mahkumiyet yaralanmayan katılana yönelik eylem yönünden ise beraat kararı verilmesi gerektiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR

A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,
B. 5271 sayılı Kanun’un 308/3.

maddesi uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 11.06.2025 tarihli ve 2023/6763 Esas, 2025/4611 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ

Olay tarihinde ... isimli şahsın ikametine ateş edilmesi üzerine buraya yakın noktada uygulama yapmakta olan görevli polis memurları ... Ekiplerinin silah sesleri duyması üzerine uygulama noktasından ateş edilen olay mahaline hareket ettikleri, olay yerine vardıklarında plakası olmayan bir araçtan polis memurlarına ateş edildiği motosikletteki polis ekiplerinin polis kıyafetleri ve resmi araçlarıyla birlikte şahıslara dur ihtarı yapılmasına rağmen durmayarak aracı ters yöne sürüp, arkasından araç içinden görevli polis memurlarına yönelik pompalı tüfekle hedef gözeterek atış menzili içerisinde bulunarak ateş açtığı, hareket halinde bulunmaların getirdiği avantajla polis memurlarının yaralı olarak kurtulduğu, sanık ...'in eyleminin doğrudan kast ile gerçekleştiği, aracı kullanan ...'in de ...'in eylemine kolaylık sağladığı olayda; sanık ...'in ... ile birlikte kamu görevi nedeniyle iştirak halinde öldürmeye teşebbüs suçundan ceza verilmesi gerektiğinden; sayın çoğunluğun olası kast ile yaralama olarak eylemi vasıflandırmasına katılmıyorum. KARŞI OY

İnceleme konusu olayda, polis ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçan sanıklar ile görevliler arasında yaşanan takip ve kovalamaca sırasında sanıklardan ...'in elinde bulunan ve elverişli vasıta niteliğinde olduğundan kuşku bulunmayan tüfekle aracın camından çıkarak yaklaşık 12 metre mesafeden araçlarını takip eden motosikletli ... ekibi görevlileri katılanlar ... ve ...'i hedef alarak yaptığı atışlarla katılan ...'i sol dirsekte 3 adet, sol elinde ise 110 adet saçma tanesi isabetiyle basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek ve hayat fonksiyonlarına orta (3) derecede etkili kemik kırığı oluşturacak biçimde yaraladığı, katılan ...'e ise motosikletin kırılan parçalarının isabet ettiği, yine sanık ...'in takibi sürdüren diğer görevliler ... ve ... ile bulundukları kavşakta araçlarının önünü kesmeye hazırlanan katılan görevliler ... ve ...'e yaptığı atışlarla katılanlar ..., ... ve ...'ı boyun, karın, diz, sırt, kol ve bacak bölgelerinden basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek şekilde yaraladığı, katılanlar ... ve ...'te ise saçma tanesi isabeti bulunmadığı, buna göre yapılan değerlendirmede sanıkların fikir ve irade birliği altında hareket ettikleri, bu bağlamda atışları sanık ...'in gerçekleştirdiği, kovalamaca sırasında aracı sevk ve idare eden ...'in de eyleme müşterek fail olarak iştirak ettiği, kullanılan silahın elverişliliği, katılanların doğrudan doğruya hedef alındıklarını gösteren atışların varlığı, isabet bölgeleri ve özellikle de katılanların bir kısmının hayati önemdeki boyun, sırt ve karın bölgelerine yönelik isabetlerin bulunması, yakın takip sırasında aracın camından çıkarak elindeki tüfekle, katılanları doğrudan hedef aldığında şüphe bulunmayan, sanık ...'in bu bağlamda "olursa olsun" düşüncesiyle hareket ettiğini kabul etmenin mümkün görülmemesi ve buna göre her iki sanığın iştirak halinde katılanlara karşı yerine getirdikleri, kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs suçlarını işledikleri düşüncesinde olmamız ve bu itibarla gerek yerel mahkemenin gerekse bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının isabetli olduğundan bahisle hükümlerin onanması ve bu husustaki itirazın kabulü gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğun eylemleri olası kastla yaralama olarak vasıflandırmak suretiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını yerinde görmeyen görüşüne iştirak etmiyorum.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog