T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...'da mukim bir limited şirket olan müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme doğrultusunda, davalı tarafından 03.06.2022 tarihinde Türkiye’den ...’e (...’li) gönderilmesi kararlaştırılan, fiyatı birim başına 0,97€ (Doksan yedi Sent) olan 100.000 adet %100 Polyester ... siparişi sözleşmede kararlaştırılan tarihte müvekkiline gönderilmediğini, müvekkili davalı ile arasındaki sözleşme konusu ürünü davalıdan temin ettikten sonra ... ile müvekkili arasındaki sözleşmeye istinaden, yaz aylarında ... tarafından satışa sürülecek olan plaj çantası olarak kullanılmak üzere, ... firmasına temin etmeyi taahhüt ettiğini, ancak davalı tarafça malların sözleşmede belirlenen 3.6.2022 tarihinde teslim edilmediğini, teslim edilen ürün miktarının Eylül 2022 de dahi tamamlanmadığını, hatta ciddi oranda eksik bir yüzdede ürün teslimatı yapılabildiğini, müvekkilinin sözleşme ilişkisi içinde olduğunu, ürünü piyasaya sürecek olan ... firmasının Haziran ayında teslim edilmeyen ürünleri yaz sezonunda piyasaya süremediğinden, okul başlangıcı dönemi olan Eylül ayına zorunlu olarak ertelediğini, ancak Eylül ayında dahi ürünlerin ciddi oranda eksik bir yüzdesinin teslim edilmiş olması sebebiyle kampanya bir kez daha bu defa 2023 yılına ertelendiğini ancak davalı tarafça müvekkiline geç ve eksik teslim edilen ürünlerin dahi taahhüt edilen kalite ve standartlara sahip olmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla sözleşmede kararlaştırılan ifa borcunun hem temerrüte uğradığını, hem de sözleşmede kararlaştırılan nitelik ve niceliğe aykırı şekilde gerçekleştirildiğini, bu durumun müvekkili şirketin yalnızca ticari iş yaptığı diğer müşterileriyle olan ilişkilerini kötü etkilemekle kalmamış, aynı zamanda müvekkilinin ticari itibarını da zedelediğini, ayrıca bu durumun müvekkilinin ek masraflar yapmasına sebep olduğunu, müvekkili tarafından davalı şirkete sorunun çözümü için defalarca ulaşılmaya çalışılsa da sorunun çözümü yönünde bir cevap alınamadığını, müvekkilinin ...'da danışmanlık hizmeti aldığı hukuk firması aracılığıyla davalıya 29.09.2022 ve 04.11.2022 tarihli olmak üzere iki ihtar gönderildiğini, bu ihtarların ilkinde müvekkilinin davalıdan zararlarının karşılanmasını talep ettiğini ancak herhangi bir cevap alamadığını, ikincisinde ise, müvekkilinin müşterisinin siparişi davalının teslimde temerrütü ve malların kalitesizliği sebebiyle iptal ettiği hususunun davalıya bildirildiğini, aynı zamanda halihazırda üretmiş oldukları malları da imha etmeleri talep edildiğini, müvekkilinin davalı şirket ile iletişime geçme çabalarının karşılıksız kalması sonucunda müvekkilinin davalı tarafa bu sefer Türkiye üzerinden hukuki yollara başvurmak istediğini, bu sebeple taraflarınca davalıya ...tarihli ve ... yevmiye numaralı bir ihtarname gönderildiğini, işbu ihtarnameye davalı tarafça cevapta bulunulduğunu ve iddialarının kabul edilmediğini, daha sonra davalı tarafa... tarihli ve ... yevmiye numaralı bir ihtarname daha gönderildiğini ancak taleplerinin yine haksız ve yersiz olarak reddedildiğini, bahsi geçen iş ve işlemler akabinde, taraflarınca 27.04.2023 tarihinde dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk faaliyetinin 24.05.2023 tarihinde anlaşamama tutanağı ile tamamlandığını, müvekkilinin bir yılı aşkın süre boyunca tüm iyiniyetini ortaya koyarak söz konusu uyuşmazlığı barışçıl yollarla çözmeye çalışmış olsa da müvekkili şirketin haklarını ve malvarlığını koruyabilmek için işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, müvekkilinin davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak birim başına 0,97 Euro maliyet fiyatıyla toplam bedeli 97.000,00 € (DoksanYediBinAvro) olmak üzere 100.000 adet "%100 Polyester ..." siparişinde bulunduğunu, söz konusu çantaların bir İsviçre markası olan ...'un yaz kampanyasında kullanılmak üzere sipariş edildiğini, siparişin ilk partisinin Türkiye'den 03.06.2022 tarihinde yola çıkması ve en geç 08.06.2022 tarihine kadar İsviçre'nin ... şehrinde teslim edilmesini öngören ...'ine tabi tutulduğunu, ... teslim şekli (belirlenen yerde teslim / delivered at place) kapsamında satıcının, masrafları kendisine ait olmak üzere, malların belirlenen teslim yerine, eğer varsa kararlaştırılan noktaya kadar taşınması için taşıma sözleşmesi yaptığını, ayrıca satıcının, malların belirlenen varış noktasına ulaştırılması esnasında meydana gelebilecek tüm hasar ve zayilerden doğacak masrafları da üstlendiğini, müvekkili şirket tarafından verilen sipariş doğrultusunda, siparişin İsviçre'ye tesliminden önce müvekkilinin sipariş bedelinin %30'una tekabül eden 29.100,00 €'luk (YirmiDokuzBinYüzAvro) bir ön ödeme yapmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin söz konusu ödemeyi yaptıktan hemen sonra davalı tarafından bu sefer sipariş bedelinin %20'sine tekabül eden 19.400,00 €'luk (OnDokuzBinDörtYüzAvro) bir ödeme daha yapılmasının talep edildiğini, taraflar arasındaki anlaşmanın bu doğrultuda olmasa dahi müvekkilinin işe olan inancını ve iyiniyetini gösterebilmek için davalı yanca yöneltilen talebi kabul ederek söz konusu toplam 48.500,00 € (KırkSekizBinBeşYüzAvro) ödemeyi yaptığını, zaman içinde 29.612,00 €'luk (YirmiDokuzBinAltıYüzOnİkiAvro) bir ödeme daha yapmış olan müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı yana toplamda 78.112,00 €'luk (YetmişSekizBinYüzOnİkiAvro) bir ödeme gerçekleştirdiğini, bu doğrultuda müvekkilinin eline ulaşan 64.800 çantanın kalite standartlarına aykırı olduğunu ve ... tarafından kullanılamayacağının anlaşıldığını, 03.06.2022 tarihinden itibaren davalı tarafından gönderilmesi kararlaştırılan malların gönderilmediğini, müvekkili şirket yetkilisinin davalı şirkete defalarca e-posta göndermiş olmasına rağmen uzunca bir süre davalıdan herhangi bir yanıt alamadığını, davalı tarafından nihayet cevap verildiğinde ise daha önce müvekkiline kesinlikle bahsedilmeyen bir bayram tatilinden bahsedildiğini ve siparişin daha sonra gönderileceğine değinildiğini, söz konusu siparişlerin teslimatının uzamaya devam ettiğini, nihayetinde malları teslim alan müvekkilinin malları teslim edeceği ...'a karşı malların geç tesliminden dolayı oldukça müşkül bir durumda kaldığını, yaz kampanyası için kullanılacak olan bu çantaların tesliminin ilk kısmının neredeyse yazın ortası olan temmuz ayına uzamış olmasının müvekkilinin müşterisiyle olan ticari ilişkilerinin zedelenmesine neden olduğunu, müvekkili ve davalı yan arasındaki sözleşme doğrultusunda anlaşmaya konu malların kararlaştırılan teslimat noktası olan ... kentine sevkiyatı amacıyla alınan lojistik hizmetlerinin davalı yanca karşılanması kararlaştırılmış olsa da malların sevkiyatına binaen yapılan masraflarına karşılık gelen 31.168,00€ (OtuzbirbinyüzaltmışsekizAvro) davalı yanca karşılanmadığını ve ilgili masrafların müvekkilinin üzerine bırakıldığını, malların geç teslimi ve kalitesiz olması sebebiyle malların kullanılamamış olup malların akıbetinin ne olacağına karar verilmesi sürecinde malların depolanması gerektiğini, bu sebeple müvekkilinin müşterisinin ... tarafından işbu depolama faaliyetleri kapsamında müvekkiline yöneltilen faturalar kapsamında müvekkilce ödenen 15.419,65 € (OnBeşBinDörtYüzOnDokuzAvroAltmışBeşSent) bedelin de davalı yandan tazminini talep etme zorunluluğunun doğduğunu, müvekkilinin müşterisinin muhatap adına teslim edilen ürünleri üretmek için birlikte çalıştığı üçüncü tarafa ödediği tutar olan 39.519,00'da müvekkili tarafından ödenmek zorunda kaldığını, davalı tarafın gönderdiği malların kalitesizliği anlaşıldığı için müvekkili şirket tarafından Türkiye'de bir denetim gerçekleştirilmek istendiğini, bu sebeple müvekkili şirketçe malların üretimini teftiş amacıyla yapılan İstanbul ve İzmir iş gezileri için 3.701,42 USD (ÜçBinYediYüzBirAmerikanDolarıKırkİkiSent) harcandığını, bunlara ek olarak davalı tarafça sözleşmeye aykırı davranılmasaydı müvekkilinin ... Şirketi ile arasındaki ticari ilişkinin de zedelenmeyeceğini ve işbu ticari ilişkiden elde edeceği kazancı elde edebileceğini, müvekkilinin davalı tarafça sözleşmeye uygun davranılsaydı elde edeceği ticari kazancın da sözleşmeye aykırı davranan tarafça ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin dava sonunda haklılığının tespiti durumunda alacağına kavuşmasının temin edilmesi için müvekkili lehine dava değeri miktarında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği ancak davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'de faaliyet gösteren çanta imalatçısı olduğunu, davacı ile davalı arasındaki sözleşme doğrultusunda, davalı tarafından sipariş edilen toplam 100.000 adet %100 Polyester ... davacı tarafından üretildiğini, davacıya kısım kısım üretildikçe gönderildiğini, davacı şirket tarafından sözleşme sevkiyatın çok büyük bir kısmı tamamlandıktan sonra davacı tarafından sözleşmeden vazgeçildiği yönünde davacıya ihtar gönderildiğini, işbu konuda ayıp ihtarı da süresinde yapılmadığını, işbu konuda tarafımızca ...
27.Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ...
27.Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de cevap ve bildirimde bulunulduğunu, halihazırda taraflar arasında davacı şirketin davalı taraf olduğu "...
7.Asliye Ticaret Mahkemesi-Hukuk Dava Dosyası" sayılı hukuk dava dosyası devam ettiğini, davalı şirket tarafından sözleşme doğrultusunda üzerine düşen edimler yerine getirilmediğini, davacı sözleşme doğrultusunda ilgili ürünlerin çoğunu göndermesine rağmen davalı şirketin sözleşmeden dönme ihtarında bulunması usule ve hukuka aykırı olduğunu, ...
7.Asliye Ticaret Mahkemesinde tanzim ettirilen 20.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda işbu durum ve tespitler bilirkişi raporunun hukuk yönünden yapılan incelemesinde de sabit olduğunu, davacı, ...
7.Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu ve göndermiş olduğu karşı ihtarda ürünlerin tamamının hazırlandığını kalan ürünlerin de teslim alınması gerektiğini davalıya bildirmiş ancak herhangi bir geri dönüş alamadığını, geçen süre boyunca çantaların davacıya ait depoda muhafaza edildiğini, ancak davacı açısından üretime karşılık teslim yapılamaması sebebiyle ödemenin alınamaması ve depo maliyetleri çok büyük bir yük oluşturduğunu, aynı zamanda mevcut çantalar uzun bir süredir depoda saklandığını davacı işbu sebeple her ay depo kiralama bedeli ödemek zorunda kaldığını, halihazırda davalı tarafından malları teslim almaması nedeniyle davacı maddi zararı doğmuş ve devam ettiğini, mezkur çantalar bir süre daha depoda kalmaya devam ettiği sürece hayatın olağan akışı gereği küflenmeye ve yüzeyi durdukça yıpranmaya, eskimeye başlayacağını, çantaların bozulması ve küflenmesi durumunda aralarındaki sözleşmeden dolayı mağdur olan davacı, mevcut çantaların tespit edilememesinden dolayı bir kez daha mağduriyet yaşamaya devam ettiğini, mali yönden yapılan tespitlerde de davacının mağduriyeti doğan depo kullanım bedellerinin de harca esas değere tabi olarak davalı tarafından derdest dosyada talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, zira mezkur dosya kapsamında davacı tarafında herhangi bir yazılı delil sunmadığı ve asıl alacaklı olanın davacı olduğunun sabit olduğunu, mezkur çantalar bir süre daha depoda kalmaya devam ettiğinden hayatın olağan akışı gereği küflenmeye ve yüzeyi durdukça yıpranmaya, eskimeye başladığını, çantaların bozulması ve küflenmesi durumunda aralarındaki sözleşmeden dolayı mağdur olan davacı, mevcut çantaların tespit edilememesinden dolayı mağduriyet yaşandığını, Mahkemenizce yapılacak davacının deposunda konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılacak araştırma ile de dava konusu malların davacıya özgü olarak üretilmiş olduğu ve teslime hazır bekletildiği sabit olacağını, halihazırda ilgili mallar ''...'' adresinde bulunduğunu, davacıya gönderilemeyen ve davalı tarafından alınmayan bir kısım ürünlerin depo ücretinin ödendiğine ilişkin dekontları da sunduğunu, bu sebeple şimdilik 5.000,00 TL maddi zararın davalıdan alınarak davacıya verilmesini, davanın kabulünü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı/birleşen dosya davacısı ...arasında akdedilen sözleşme uyarınca davalı ...'nın 03.06.2022 tarihinde, Türkiye’den ...’e (...’li) fiyatı birim başına 0,97€ (Doksan yedi Sent) olan 100.000 adet %100 Polyester ... göndermesi konusunda anlaştıklarını, sözleşmede kararlaştırılmamasına rağmen davacı tarafça davalı yana toplamda 78.112,00 €'luk (YetmişSekizBinYüzOnİkiAvro) ödeme gerçekleştirildiğini, ancak davalı/birleşen dosya davacısının sözleşme kapsamında üzerine düşen edim borcunu yerine getirmediğini, eksik ve ayıplı ürün teslim ettiğini, müvekkilinin teslimat ve nakliye kalemleri açısından davalı/birleşen dosya davacısı ... firmasından alacaklı olduğunu, kusurun tamamının SATICI ... firmasına ait olduğunu, parçalı, gecikmiş, eksik ve ayıplı ifanın müvekkili ... tarafından hiçbir zaman kabul edilmediğini, ayrıca sözleşmenin ... olarak yapıldığı, davalı/birleşen dosya davacısı edimini ifa etmediğinden, sevkiyat masraflarının müvekkili ... tarafından karşılandığı, oysa masrafların davalı satıcı tarafından karşılanması gerektiğinin açık şekilde anlaşılacağını, ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle müvekkili ...'ın üçüncü taraflarla ticari ilişkilerinin zarar gördüğünü, sözleşmenin amaçsız ve konusuz kaldığını, Davalı/birleşen dosya davacısının tam ve asli kusurlu olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan ifa borcunun hem temerrüte uğramış hem de sözleşmede kararlaştırılan nitelik ve niceliğe aykırı şekilde gerçekleştirildiğini, bu durumun müvekkili şirketin yalnızca ticari iş yaptığı diğer müşterileriyle olan ilişkilerini kötü etkilemekle kalmadığını, aynı zamanda müvekkilinin ticari itibarını da zedelediğini, ayrıca bu durumun müvekkilinin ek masraflar yapmasına sebep olduğunu, müvekkili tarafından davalı şirkete sorunun çözümü için defalarca ulaşılmaya çalışılsa da sorunun çözümü yönünde bir cevap alınamadığını, davalı/birleşen dosya davacısı tarafından dava dilekçesinde, ayıp bildiriminin süresinde yapılmadığı, iddia edilmiş ise de; iddianın gerçeği yansıtmadığını, bildirimin süresinde yapıldığını, davalının bildirimin süresinde yapılmadığını ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağından bahisle haksız ve yersiz birleşen davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
...
20.Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile mahkemeye ait 2025/501 esas sayılı dosyası ile mahkememize ait 2023/686 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, dava konularının ve nedenlerinin aynı olduğu, taraflarının aynı olduğu, ayrıca delillerin birlikte toplanması ve değerlendirilmesinin usul ekonomisi gereği olduğu gerekçesiyle dosyanın mahkememizin 2023/686 Esas Sayılı dosyası ile birleştirilmesine dair karar verildiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Mahkememize ait 30/10/2023 tarihli ara karar ile tarafların sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmeye aykırı davranış bulunulup bulunulmadığı ve varsa zararın mevcudiyeti ve miktarının tespiti bilirkişi incelemesi ile tespit edilebilecek olup, alacağın mevcudiyeti ve muacceliyeti hususunda yaklaşık ispat ölçü kriterine göre değerlendirme yapılacak yeterli delil sunulmadığı gerekçeleriyle İİK'nın 257. maddesinde ön görülen koşullar oluşmamakla ihtiyati haciz talebin reddine dair karar verilmiştir.
DELİLLER
Davacı vekili tarafından 13/09/2024 tarihinde sunulan dava konusu olan 4 adet plastik poşetin mahkememiz kasasına alındığı, ...
19.Noterliğinin ... yevmiye ve ...
31.Noterliğinin ... yevmiye ) tebligat şerhleriyle birlikte onaylı örneklerinin davacının müşterisi ... aralarındaki sözleşme ve depolama maaliyeti ile ilgili yansıtma faturaları, 2022-2023 yılına ait dava konusu olaya ilişkin ticari defter ve belgelerinin apostil şerhli örneklerinin sunulmuştur. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılarak 20/03/2025 tarihli rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi raporuna yapılan itirazlar ve davacı vekili tarafından bilirkişi raporunda eksik olduğu belirtilen belgelerin sunulduğunun bildirilmesi nedeniyle aldırılan 24/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmında;
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan Lojistik ve taşıma aşağıdaki incelemeler doğrultusunda kök rapordaki görüş ve kanaatimizin güçlendiğini ve genel olarak görüşümüzü koruduğumuzu, Davalı yanın kestiği ... kodlu satış faturalarının (Şekil 1) Haziran ve Temmuz 2022 dönemlerine ait 7 fatura incelendiğinde, 56.800 adet çantanın €42.198,00 (756.170,33 TRY) bedel karşılığı davacıya satışını işaret ettiği; Bu satışların ... teslim şekli ile yapıldığı, dosyaya sunulan CMR Senetleri ve Navlun faturalarının (dava dışı ... işletmesi tarafından düzenlenen) içeriğine de ... teslim şeklinin yansıtıldığı, Böylelikle satış sözleşmesi terimi olan ... teslim şekli koşulunun, taşıyıcı (Burotrans) isimli işletme tarafından da benimsenen ve uygulanması gereken koşullar haline geldiği, ... Teslim şeklinin genel kaide ve kurallarında belirlenen yere kadar yapılacak taşıma süreci organizasyonlarının sorumluluğu, dolayısıyla taşıma sözleşmesi tarafı ve navlun ücreti muhatabının SATICI-DAVALI-İHRACATÇI olması gerektiği,
Ancak Dosyaya davalı tarafın sunduğu satış faturaları (Şekil 1'de listelenen) not kısımlarında ... ve Navlun Ücretleri çıklamaların yer aldığı, dava dışı Eurotrans işletmesinin kestiği navlun faturalarının muhataplarına bakıldığında ise sırasıyla dava dışı ... (5 adet fatura), ve davacı ALICI-İTHALATÇI tarafa yönelik kesildiği, (4 adet fatura) (Şekil 2 içeriğinde detayların gözlenebileceği,), özellikle alıcıya kesilen fatura içeriklerinin bu yönüyle ... kuralları açısından tutarsızlık içerdiği, Şekil 3 - CMR Senetleri içeriklerinde, satış faturalarında belirtilen toplam 56.800 adet emtianın taşıma işlerine ilişkin düzenlendiğinin gözlenebildiği, Ancak bu taşıma işlerinin hepsinin Haziran Temmuz 2022 dönemlerinde yapıldığı, CMR Kayıtları içeriğinde (Şekil 3) yalnızca iki senedin üzerinde (...647 ve ...616 sayılı CMR Senetleri) alıcıya teslim kaşesi olduğu, diğer senetlerde alıcı kısmının boş olduğu, Şekil 3 ve Şekil 6'daki detaylar doğrultusunda ... ve ... numaraları ile biten CMR Senetlerinin dosyada gözlenmediği, Bunlara karşın, dosyadaki mail içerikleri, ... isimli işletmenin fatura içerikleri ile diğer senetlerdeki, satış faturasındaki emtiaların da büyük kısmının ... varış noktasına teslim edilmiş olabileceği kanaati uyandığı, Ayrıca davacı tarafın, ... isimli işletmenin kestiği 65.000 adet ürün imhasına ve depolama sürecine ilişkin ödediği ücretler, tedarik süreçlerindeki aksamanın davalı operasyonel yönetiminden kaynaklanması sebebiyle de davalı yana yansıtabileceğinin değerlendirildiği, takdirin mahkemede olduğu, Teknik ve Sektörel olarak;
Bağımsız denetim şirketi ...'nin 18.01.2023 tarihli ... nolu inspection raporuyla davalının davacıya satmış olduğu 64.800 adet 96100 Polyester ... Çantasının kabul limitinden fazla hata içerdiği tespit edildiğinden ayıplı olduğu, tespit edilen ayıpların tamamının çıplak gözle inceleme veya basitçe yapılacak kontrolle anlaşılabilecek açık ayıplar olduğu,
Davalı işyerinde davacının sipariş edip almadığı, imal edilmiş hazır halde, karton koliler içerisinde 19.600 adet “4100 Polyester ... bulunduğu, çantaların davacının siparişi üzerine özel olarak üretilmiş olduğu, üzerinde “...” markası baskısının bulunduğu, marka baskısı silinemeyeceğinden çantaların piyasada alternatif olarak satılmasının mümkün olmadığı,
Birleşen davada; 19.600 adet 4100 Polyester ... davacı tarafından satın alınmaması ve davalı...'nın elinde kalması nedeniyle ...zararı 15.876,00 Euro zararının oluştuğu, ayrıca bu çantaların depolanması için aylık 5.555,50 TL/ay kira bedeli ödendiği, sözleşmenin sona erdiği 01.2023 tarihinden 18.07.2025 birleşen dava tarihine kadar 165.276,13 TL depolama masrafının hesaplandığı, Mali Olarak; Rapor içerisinde gerekçeleri ile izah edildiği üzere, davacı tarafından davalıya dava konusu ürünler için toplam 50.344,50 EURO ödeme yapıldığı, davalının ise davacıya toplam 64.800 adet 62.856,00 EURO'luk ürün teslim ettiği, dolayısıyla davalının davacıdan 12.511,50 EURO alacaklı gözüktüğü, Sayın Mahkemenizce davacının alacak taleplerinin uygun olduğuna kanaat edilmesi halinde; davacının davalıdan 103.283,85 EURO + 3.636,45 USD alacaklı olduğunun hesaplandığı, davacı tarafından dava dışı ...’a 23.578,00 EURO ödeme yapıldığının ispatlanması halinde ise, davacının davalıdan 126.861,35 EURO + 3.636,45 USD alacaklı olduğunun hesaplandığı, " yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin ayıplı ve geç teslim iddiasına dayalı olarak alacak; birleşen dava sözleşmeden vazgeçilmesi nedeniyle ödenmek zorunda kalınan kira bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında akdedilen sözleşme doğrultusunda ürünlerin süresinde teslim edilmediği davanın temerrüde uğradığı ve teslim edilen ürünlerin nitelik ve niceliğe aykırı olduğu iddiasına dayalı olarak sözleşme gereği yapılan ödemenin, sevkiyatla ilgili yapılan masrafların, ... tarafından depolama faaliyeti kapsamında yansıtılan fatura bedelinin, davacının müşterisinin muhatap adına teslim edilen ürünleri üretmek için birlikte çalıştığı üçüncü tarafa ödediği bedelin, malların üretimini teftiş amacıyla yapılan iş gezileri için harcanan bedelin tazmini ve tahsili taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görülmüştür.
Birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlığın; birleşen dosya davalısı tarafından sipariş edilen ve davacı tarafından üretilip kısmen gönderilen ürünlerden davalı tarafça sözleşmeden vazgeçilmesi nedeniyle davacı uhdesinde kalan ürünlerin depoda saklanması nedeniyle depoda kalan ürünler için ödenen kira bedellerinin davalıdan tahsili talebinden ibaret olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Her ne kadar davacı talep açıklama dilekçesi ile cari hesap alacağı talebinde bulunmuş ise de HMK 319 maddesi gereği iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi davanın açılması ile başladığından iddianın genişletilmesi kapsamındaki talep dikkate alınmamıştır.
Davacı vekiline alacak kalemlerini somutlaştırılması için süre verildiği, davacı vekili tarafından sunulan 22/11/2023 tarihli beyan dilekçesinde; Sözleşme uyarınca davalı yana toplamda ödenen 78.112,00 Euro, Anlaşmaya konu malların kararlaştırılan teslimat noktası olan ... kentine sevkiyatı amacıyla alınan lojistik hizmetlerinin davalı yanca karşılanması kararlaştırılmış olsa da, davalı taraf bu edimini ifa etmediğinden, müvekkil ... tarafından malların sevkiyatına binaen yapılan masraflara karşılık 31.168,00 Euro, Müvekkilin müşterisi ... tarafından depolama faaliyetleri kapsamında müvekkile yöneltilen faturalar kapsamında müvekkilce ödenen 15.419,65 Euro, Müvekkilinin müşterisinin, davalı adına teslim edilen ürünleri üretmek için birlikte çalıştığı üçüncü tarafa ödediği tutar olan 39.519,00 Euro, Müvekkil şirketçe malların üretimin teftişi amacıyla yapılan İstanbul ve İzmir iş gezileri için 3.701,42 USD, olmak üzere toplam harca esas değerin 142.300 Euro olduğu bildirilmiştir.
Davacının talep etmiş olduğu alacak kalemlerinin toplamı 164.218,65 EURO + 3.701,42 USD olduğu ancak talep açıklama dilekçesinde talebinin harca esas değer olan 142.300,00 EURO olduğu beyan edilmesi nedeniyle, davacı vekiline alacak taleplerini harca esas değere göre kuruşlandırmak için tekrar süre verilmesi üzerine sunulan 22/01/2026 tarihli dilekçede alacak kalemlerinin 78112 Euro, 23578 Euro, 15419 Euro, 39519 Euro, 3701 Euro olduğu ancak dava şartı arabuluculuğa 142.300 Euro için başvurulduğundan şu aşamada harca esas alınacak değer olarak 142.300 Euro olarak devam etmesini talep ettiği görüldüğünden talebiyle bağlı kalınmıştır.
Yine davacı birleşen dosya davalı vekiline, bilirkişi raporunda yapılan ödemenin 78.112,00 Euro olduğuna ilişkin herhangi bir delil vasıtası sunulmadığı, ödemenin 51.825,00 Euro olduğu bildirilmiş olmakla, ödemeye ilişkin varsa delillerini sunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde sunulmadığı takdirde dosyada mevcut delil durumu itibari ile değerlendirme yapılacağının ihtarı üzerine davacı 21/01/2026 tarihli delil listesi ekinde bir kısım tercümesi yapılmamış evrak sunmuş ise de bunların davalıya yapılan ödeme olduğu belge içeriğinden anlaşılamadığından ispata elverişli bulunmamış ve ödemenin, dosyada mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılan bilirkişi incelemesinde dosya kapsamına göre belirlenen 51.825,00 Euro olduğu kabul edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda 900,00 Euro ödeme karşılığının taraflar arasında başka alım satım ilişkisi nedeniyle gönderildiği kanaatiyle mahsup yapılmış ise de taraflar arasında başkaca bir ticari ilişki bulunduğu iddia ve ispat olunmadığından bu ödemenin dahil olduğu seçeneğe itibar edilmiştir. Dosyaya ibraz edilen faturalardan davalının davacıya toplam 64.800 adet mal teslim ettiği, taraflar arasındaki proforma faturaya göre teslim edilen ürün karşılığının 62.856,00 Euro olduğu kabul edilmiştir.
Her ne kadar davacı ayıp ve geç teslim nedeniyle sözleşmeden dönerek bedelin iadesi ve uğranılan zararların tazminini talep etmiş ise de; davacının davalı ile 100.000 adet çantanın 60.000 adedinin 03/06/2022 tarihinde 40.000 adedinin 08/06/2022 tarihinde teslim edileceği ve %30 ödemenin ön ödeme olarak yapılacağı, %70 ödemenin ise gönderim öncesi yapılacağı hususunda anlaşıldığı dosyaya ibraz edilen 09/04/2022 tarihli proforma faturadan anlaşılmakla birlikte taraflar arasındaki mail yazışmaları ve ihtarnamelerde ilk teslim edilecek ürünün 03/06/2022 tarihinde teslim edilmediği, 30/06/2022 tarihli mailde üretim planlama ve sevkiyatı için 01/07/2022 tarihinin belirlendiği ve 09/07/2022 ' den önce 75.000 adet ürünün teslim edileceğinin bilgilendirildiği ancak gönderi tarihleri ve adetler ele alındığında bu tutara ulaşılamadığı; davalı tarafça gönderilen 64.800 adet ürünün davacı tarafça teslim alındığı, dosya kapsamından sabit olmakla davacının ilk parti için ürünü teslim aldığı anlaşıldığından bunlar için artık geç teslime dayanamayacağı kabul edilmiştir. Nitekim dosya kapsamından 20 Haziran ve 23 Temmuz tarihleri arasında 64.800 adet ürün teslim edilmiş, teslime itiraz edilmemiş, hatta bu süreçte diğer ürünler için de talepte bulunulmuş, davacı 15/08/2022 tarihli mailinde 100.000 adet için %50 iskonto yapılmasını talep etmiştir.
Sonuç olarak teslim edilen ürünler bakımından ifanın gecikmiş haliyle de olsa 31 Ağustos 2022 tarihli maile kadar kabul edilmiş olduğu, bu tarih itibariyle ise artık gecikmiş ifanın kabul edilmediği görülmektedir.
Davacının teslim aldığı ürünlerin müşterisi ... A.Ş. tarafından kabul edilmemesi üzerine 18/01/2023 tarihli uluslararası SGS' ye kalite kontrolünü yaptırdığına ilişkin denetim raporunu dosyaya sunduğu, denetim raporunda 200 adet çantadan toplam 84 hata tespit edildiği ve kabul limitini geçmediğinden kalite kontrolünde kaldığının bildirildiği görülmüştür.
Bu haliyle teslim edilen ürünler bakımından ürünlerin ayıplı olduğu ancak ayıplı ürünlerin imha edildiği anlaşıldığından TBK 475/2 maddesi uyarınca davacının eseri alıkoyduğundan ayıp oranında bedelden indirim isteme hakkı olduğu kanaatine varılmış ve denetim raporunda 200 adet çantanın 84' ünün hatalı olduğu tespit edilmiş olmakla başka türlü belirleme imkanı bulunmadığından toplamda da hata oranının bu belirlemeye göre %42 olduğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafça teslim edilen ürünler için ödenen toplam 51.825,00 EURO dan davalı tarafça teslim edilen ürün adetine göre (64.800) hesaplanan ürün bedeli olan 62.856,00 EURO' ya %42 ayıp oranı uygulanarak bulunan 26.399,52 EURO indirilmiş ve toplam 25.425,48 EURO yönünden davacının sözleşme uyarınca davalıya yapılan ödeme talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Teknik yönden yaptırılan bilirkişi incelemesinde lojistik ve taşıma süreçleri açısından yapılan değerlendirmelere mahkememizce de itibar edildiğinden anlaşmaya konu malların kararlaştırılan teslimat noktası olan Zürih kentine sevkiyatı amacıyla alınan lojistik hizmetlerinin davalı yanca karşılanması kararlaştırılmış olsa da, davalı taraf bu edimini ifa etmediğinden, davacı tarafından malların sevkiyatına istinaden yapılan masraflara karşılık 23.578,00 EURO ödeme yapıldığı tespit edilmiş olmakla bu miktar yönünden talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının müşterisi ... tarafından depolama faaliyetleri kapsamında davacıya yöneltilen faturalar kapsamında ödenen 15.419,65 EURO bedelin iadesi talebi yönünden söz konusu firmaya fatura bedellerinin ödendiği, teknik inceleme ile tespit edilmiş olduğundan davacının bu alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının müşterisinin davalı adına teslim edilen ürünleri üretmek için birlikte çalıştığı üçüncü tarafa ödediği tutara ilişkin alacak talebi yönünden davacı tarafından dava dışı ...'ya 23.500,00 EURO+ 9.740,00 EURO + 4.279,20 EURO olmak üzere toplam 37.519,20 EURO ödeme yapıldığı tespit edilmiş olmakla bu alacak talebi yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve toplam 101.942,33 EURO alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafça malların üretimini teftiş amacıyla yapılan iş gezileri için talep edilen alacak kaleminin USD olarak talep edildiği ancak harçlandırılan değere bu alacak kaleminin USD olarak dahil edilmediği gibi davacı vekiline sonradan verilen sürelerde de alacak kaleminin harçlandırılmadığı anlaşıldığından bu alacak kalemi ve diğer alacak kalemleri yönünden fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Birleşen davada, birleşen dosya davalısı tarafından sipariş edilen ve davacı tarafından üretilip kısmen gönderilen ürünlerden davalı tarafça sözleşmeden vazgeçilmesi nedeniyle davacı uhdesinde kalan ürünlerin depoda saklanması nedeniyle depoda kalan ürünler için ödenen kira bedellerinin davalıdan tahsili talebinde bulunulmuş ise de; henüz davalıya teslim edilmeyen ürünler bakımından taraflar arasında tarihi belirli bir kampanya kapsamında üçüncü bir kişiye satılmak üzere yaz döneminde kullanılan plaj çantalarının üretimi hususunda anlaşıldığı, bu kapsamda verilen sürelere rağmen ifanın belirtilen sürelerde tamamlanmadığı, davalı tarafça gönderilen 29/09/2022 tarihli ihtarla gecikme ve sipariş miktarının tamamlanmamış olması nedeniyle sözleşmenin ihlali nedeniyle uğranılan zararın ve kalan ürünlerin imhasının istenildiği, ...
19.Noterliği' nin ... tarihli ... yevmiye sayılı ihtarı ile malların zamanında gönderilmemesi eksik ve ayıplı olması nedeniyle uğranılan zarar kalemleri açıklanarak 35.200 adet çantanın imhasının istenildiği ve ihtarnamenin davacıya 25/02/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, sözleşmenin bu tarih itibariyle feshedildiği ve davalının fesihte haklı olduğu anlaşıldığından birleşen dosyada davacının talebi yerinde görülmemiş ve mahkememiz dosyası ile birleşen ...
20.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile,
2.Asıl dava yönünden, sözleşme uyarınca davalıya yapılan ödeme için 25.425,48 Euro, dava konusu malların sevkıyatı için yapılan masraflar için 23.578,00 Euro, depolama faaliyetleri kapsamında ödenen bedel için 15.419,65 Euro, dava konusu ürünler için dava dışı şirkete ödenen bedel için 37.519,20 Euro olmak üzere toplam 101.942,33 Euro alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3.Birleşen ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası yönünden davanın REDDİNE,
4.Asıl dava yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesap olunan 206.982,86TL karar ilam harcından peşin alınan 70.270,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 136.712,06 TL' nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5.Asıl dava yönünden, davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 70.579,05 TL (38,40 TL VSH, 269,85 TL BVH ve 70.260,80 TL Peşin Harç) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Asıl dava yönünden, davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 45.910,00 TL (45.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 910,00 TL tebliğler ve posta gideri) yargılama giderinin davadaki kabul ve ret oranı dikkate alınarak 32.889,47 TL'sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Asıl dava yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi hükümleri gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 435.906,79 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Asıl dava yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi hükümleri gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 185.933,87 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9.Asıl dava yönünden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davadaki kabul ve red oranına göre 2.235,13 TL'sının davalıdan, 884,87 TL'sının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10.Birleşen dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesap olunan 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın birleşen dosya davacısından alınarak hazineye gelir kaydına,
11.Birleşen dava yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 5.000,00 TL nispi vekalet ücretinin birleşen dosya davacısından alınarak davalıya verilmesine,
12.Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
13.Birleşen dava yönünden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
14.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı birleşen dosya davalı vekilinin (e duruşma) ve davalı birleşen dosya davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)