T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 28/02/2024 tarihinde -------- sicil no ile ticaret ünvanı --------Ş. olarak -------Mahallesi, ------- Sokak. No:-------- ---------- adresinde kurulmuş olduğunu, davacı şirketin 26/09/2025 tarihli alınan yönetim kurulu kararıyla merkez adresini -------- Mahallesi, -------- Sokak, No:------ Kat:------- adresine taşıma kararı aldığını, tescil işlemlerinin devam ettiğini, ---------Ş.’nin 1.000.000 TL tutarında sermayesi mevcut olduğunu, %100 ortağının --------- olduğunu, ağırlıklı kamu kurumlarına ait inşaat işlerinin alt yüklenicisi olarak faaliyetlerini sürdüren şirket olduğunu, ürün olarak PVC ve PPRC boru, ek parçaları, yangın boruları, yangın malzemeleri, sarı prinç vana grubu, pik döküm vana grupları, ek parçalar ve bağlantı elemanlarının yer aldığını, su, buhar, doğalgaz, hava ve çeşitli sıvıların geçtiği her türlü mekanik tesisat ekipmanlarını bayilikler kanalı ile müşterilerine ulaştırdığını, 2025 Ağustos itibariyle 88 personelinin bulunmakta olduğunu, faaliyetleri arasında kamu kurumları olan -------- ve --------- ait konut inşaatı yapımında alt yüklenici olarak faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkili şirket -------- ve gerçek kişi ---------- 27/05/2025 tarihinde konkordato talep ettiğini, bu talep üzerine davanın-------- Esas sayılı dosyasına tevzi edildiğini, mahkemece müvekkillerine 27/05/2025 tarihinden itibaren 3 ay süreyle geçici mühlet kararı veriliğini, 25/08/2025 tarihli celsede geçici mühletin 1 ay süreyle uzatılmasına karar verildiğini, 25/09/2025 tarihli celsede ise konkordato talebinin reddine karar verildiğini,-------- Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde konkordato talep edildikten sonraki süreçte, şirket ortağının şirketten olan alacağının 85.511.086 TL sinin sermaye ilave edilmesi için sermaye yedeklerine aktarıldığını, diğer taraftan yine mühlet içerisinde nakdi sermaye ödemesi olarak 2025 Haziran ayında 1.737.000 TL tutarında ödeme yapılmış olduğunu, şirketlerinin iş tamamlama yüzdelerinin arttığını, geçici mühlet döneminde banka hesap ekstrelerinden de görüleceği üzere şirket hesabına yaklaşık 49 Milyon TL hakediş geldiğini, alacaklarından tahsilat yapıldığını, 2025 Eylül ayında yeni bir alt taahhüt sözleşmesi imzaladıklarını, şirket merkezinde yönetim kurulunun toplandığını, mali müşavir, muhasebe ve finans departmanından alınan güncel mali veriler üzerinde inceleme, detaylı çalışma ve analizler yapıldığında, şirketlerinin işletme sermayesi açısından eksilere düşüldüğünü, vadesi gelen ödemeleri yapabilmesi için gerekli nakit fonların sağlanamayacağını, vadesi gelen ödemelerin ödenmemesi riskiyle karşı karşıya kalındığının anlaşıldığını, şirketlerinin aktif ve pasif dengesini düzeltmek, mevcut borçlarını şu an içinde bulunduğu ödeme güçlüğünden kurtararak ödemek, alacaklıların alacaklarına tam olarak kavuşmalarını temin amacıyla TTK 376. maddesi gereği gerekli önlemlerin alınmasını, bu hususta TTK 377. maddesi gereği yeniden konkordato başvurusunda bulunulmasına karar verdiklerini, müvekkili -------- % 100 pay sahibi olduğu şirketin ve müteselsil kefil olduğu şirketin tüm banka borçlarına aynı zamanda müteselsil kefili olduğunu, ---------Asliye Ticaret Mahkemesi’nde devam etmekte olan ---------- Esas sayılı konkordato davasının mahkemece red olduğunu, şirketin konkordato talep etmesi dolayısıyla şirketin borçlarının müteselsil kefili olması, şirketin konkordato teklifinin başarıya ulaşabilmesi ve borçlarını ödeyebilmek için yeniden konkordato talep etmek zaruretinin hasıl olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle , İcra ve İflas Kanununun 287. maddesi uyarınca geçici mühlet kararı verilmesini, daha sonra geçici mühletin 2 ay süreyle uzatılmasını ve ardından da kesin mühlet verilmesini ve son olarak da konkordatonun tasdik edilmesini, müvekkillerinin faaliyetlerine devam edebilmesi, malvarlıklarının korunabilmesi ve konkordato projesinin hayata geçirilebilmesi için İİK’nın 206. maddesinde düzenlenen 1. sırada yazılı alacaklar için haciz yoluyla yapılan ya da yapılacak takipler hariç olmak üzere, müvekkilleri aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasını ve yapılmış olan takiplerin durdurulmasını,
İİK’nın 206. maddesinde düzenlenen 1. sırada yazılı alacaklar hariç diğer alacaklarla ilgili yapılmış takiplerle ilgili muhafaza tedbiri yapılmış ise, üzerindeki hacizler baki kalmak kaydıyla, muhafazalarının kaldırılarak müvekkillerine yediemin olarak teslimini,
İİK’nın 206. maddesinde düzenlenen 1. sırada yazılı alacaklar için haciz yoluyla yapılan ya da yapılacak takipler hariç olmak üzere, müvekkilleri aleyhine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz uygulanmamasını, müvekkillerinin takip borçlusu veya üçüncü şahıs konumunda olduğu takipler bakımından haciz ihbarnamesi gönderilmesinin tedbiren önlenmesini, İİK m.288/I yollamasıyla İİK m.294/IV maddesi gereğince, İİK m.200 ve 201 hükmünde belirtilen hallere münhasıran takas yapılmamasını ve banka hesapları üzerine blokaj konulmasının önlenmesini, hesaplar üzerine blokajlar konulmuş ise, bu blokajların kaldırılarak hesaptaki paraların konkordato komiserlerinin denetiminde kullanılmak üzere müvekkillerine iadesini, --------- sayılı kararı uyarınca, müvekkilleri tarafından keşide edilen çeklerin karşılıksızdır işlemine tabi tutulmamasına yönelik tensiben ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) istemine ilişkindir. Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çer çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak mal varlığını korumayı amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatbik edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış komiser raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır.
Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı İİK'nun 305.maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Borca batıklık ise, borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK'nun 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir.
İİK'nun 285. maddesinde konkordato talebi düzenlenmiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir. İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır.
Davacı tarafından açılan davada mahkememizin yetkili ve görevli olduğu belirlenmiştir.Tensiben davacı tarafa iflas avansının yatırılması, 5 aylık komiser ücretinin yatırılması, konkordato gider avanslarının yatırılması için kesin süre verilmiş, davacı tarafça verilen süre içerisinde eksikliklerin tamamlandığı anlaşılarak, 07/10/2025 tarihli ara karar ile davacılar hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, komiser heyeti atanmış, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, gerekli ilanlar yaptırılmış ve komiser heyetinden davacıların sunmuş olduğu proje ve belgeler incelenmek suretiyle rapor alınmıştır. -Komiser heyetinin 31/12/2025 tarihli geçici mühlet dönemine ilişkin raporda; " ... Kaydi mali tablolara göre şirketin 30.11.2025 tarihi itibarıyla özkaynaklarının pozitif olduğu ve kaydi anlamda borca batık olmadığı tespit edildiği, ancak, mahkemece görevlendirilen bilirkişi --------- tarafından yapılan rayiç değer tespitleri doğrultusunda hazırlanan rayiç bilançoda; özellikle stoklar, tesis-makine-cihazlar, taşıtlar ve demirbaşlar kalemlerinde kaydi değerlere kıyasla önemli geldiği, bu nedenle rayiç değerlere göre hesaplanan özkaynağın negatif seviyede oluştuğunun görüldüğü, rayiç değerlerin kaydi değerlere göre düşük çıkmasında, özellikle stoklara ilişkin olağan dışı füli durumun belirleyici olduğu anlaşıldığı, komiser Heyeti'ne şirket yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda, --------- ilinde yürütülen projede, ---------- ait olduğu beyan edilen stoklara, ortak iş yapılan şirket ile yaşanan uyuşmazlık nedeniyle fiilen ve şirket iradesi dışında el konulduğu, bu nedenle stokların yerinde tespitinin mümkün olamadığı ifade edildiği, şirket yönetiminin söz konusu durumun çözümü amacıyla uzlaşma ve müzakere hâlinde yargı yoluna başvurulmasının okların rayiç değerlemesinin fiili erişim kısıtı girişimlerini sürdürdüğü, sonuç alınamaması halinde yargı yoluna başvurulmasının değerlendirildiğinin bildirildiği, stokların rayiç değerlemesinin fiili erişim kısıtı altında yapılmış olmasının, rayiç bilançoda ortaya çıkan olumsuz görünümün kalıcı ve nihai bir mali çöküş göstergesi olarak değerlendirilmesini bu aşamada güçleştirdiği, geçici mühlet süresi boyunca Komiser Heyeti ile şirket yetkilileri arasında sürekli personel ücretlerinin ve zorunlu genel giderlerin düzenli olarak ödendiği, şirketin kontrolsüz bir pasif artışına gitmediği ve Komiser Heyeti talimatlarına uygun şekilde faaliyetlerini sürdürdüğü, gelir tablosu verileri incelendiğinde; şirketin brüt kârlılık düzeyinde faaliyetlerinden değer üretebildiği, ancak tahsilat gecikmeleri ve kısa vadeli borçlanmaya bağlı finansman yükü nedeniyle net dönem zararının oluştuğunun anlaşıldığı, zarar üretiminin temel nedeninin faaliyetlerin durması değil, nakit akışı ve finansman yapısındaki dengesizlik olduğunun değerlendirildiği, borçlu şirketin faaliyet potansiyelini tamamen kaybetmediği, konkordato ön projesinin temel varsayımlarının bütünüyle geçersiz hâle gelmediği, ancak rayiç bilanço bulguları ve stoklara ilişkin fiili durumun netleşmesi için zamana ihtiyaç bulunduğu kanaatine varıldığı, bu nedenle, şirketin faaliyetlerinin, nakit akışının, stoklara ilişkin uyuşmazlığın seyri ile konkordato ön projesinin revizyon ihtiyacının yakından izlenebilmesi amacıyla, geçici mühletin İİK'nın 287/4. maddesi uyarınca iki ay süreyle uzatılmasının uygun olacağı " yönünde tespitlerini sundukları anlaşılmıştır.Üç aylık geçici mühletin sonunda Mahkememizin 07/01/2026 tarihli duruşmasında; davacılar verilen geçici mühletin İİK'nun 287/4 maddesi uyarınca 07/01/2026 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Komiser heyetinin 02/03/2026 tarihli kesin mühlet değerlendirme raporunda; " ...31.12.2025 tarihi itibarıyla kaydi mali tablolar incelendiğinde; kısa vadeli yabancı kaynakların arttığı, net işletme sermayesinin azaldığı ve dönem zararının büyüdüğünün görüldüğü, bununla birlikte kaydi bilanço itibarıyla özkaynaklar pozitif olup şirketin kaydi anlamda borca batık olmadığı, rayiç değerleme çalışması sonucunda aktif toplamının kaydi değerlere göre önemli ölçüde azaldığı ve özkaynak seviyesinin ciddi şekilde gerilediği tespit edildiği, ancak rayiç bilanço üzerinden yapılan hesaplamada da aktiflerin toplam borçları karşıladığı ve rayiç özkaynağın pozitif olduğu,şirket rayiç değerler itibarıyla da borca batık olmadığı, rayiç özkaynak tutarının kaydi değerlere kıyasla önemli ölçüde eridiği ve mali tamponun zayıfladığının anlaşıldığı, nakit akış ve finansman baskısı analizinde; net ticari finansman açığı, net nakit açığı ve toplam finansman baskısının yüksek seviyede olduğu, alacak tahsil süresinin uzunluğu ve nakit oranının düşüklüğü nedeniyle ödeme kapasitesinin tahsilat performansına bağımlı hale geldiğinin görüldüğü, geçici mühlet süresince bu alanda kalıcı ve yapısal bir iyileşme sağlanamadığı, konkordato ön projesi bakımından yapılan değerlendirmede; mali dengenin tesis edilemediği, borç yükünün azaltılamadığı ve projenin uygulanabilirliğinin somut ve yeterli verilerle desteklenemediğinin anlaşıldığı, alacaklılarla bağlayıcı nitelikte bir ödeme planı oluşturulmadığı, konkordato projesinin fiilen uygulanma aşamasına geçtiğini gösteren gelişme ortaya konulamadığı, şahıs borçlu ---------- yönünden yapılan incelemede; mülkiyetinde bulunan malvarlığının şirket borç büyüklüğü karşısında sınırlı kaldığı ve konkordato projesinin başarı ihtimalini güçlendirecek ölçekte somut bir katkı mekanizmasının oluşturulmadığının değerlendirildiği, " yönünde rapor düzenlenmiştir.
Dosya kapsamı ve komiser raporlarında yapılan tespitlerde dikkate alınmak suretiyle yapılan değerlendirmede; Şirketin 31.12.2025 tarihi itibariyle kaydi mali tablolara göre özkaynaklarının pozitif olduğu, şirketin kaydi anlamda borca batık olmadığı, rayiç bilanço üzerinden yapılan hesaplamada da aktiflerin toplam borçları karşıladığı ve rayiç özkaynağın pozitif olduğu, şirketin rayiç değerlere göre de borca batık olmadığı, nakit akış ve finansman baskısı analizine göre net ticari finansman açığı, net nakit açığı ve toplam finansman baskısının yüksek seviyede olduğu, alacak tahsil süresinin uzunluğu ve nakit oranının düşüklüğü nedeniyle ödeme kapasitesinin tahsilat performansına bağımlı hale geldiği ve geçici mühlet süresince bu tespitlerle ilgili kalıcı ve yapısal bir iyileşme sağlanamadığının komiser heyetince tespit edildiği, mali dengenin tesis edilemediğinden borç yükünün azaltılamadığı ve projenin uygulanabilirliğinin somut ve yeterli verilerle desteklenemediği, alacaklılarla bağlayıcı nitelikte bir ödeme planı oluşturulmadığı, konkordato projesinin fiilen uygulanma aşamasına geçtiğini gösteren gelişme ortaya konulamadığı, şahıs davacı şahsın mülkiyetinde bulunan malvarlığının şirket borç büyüklüğü karşısında sınırlı kaldığı ve konkordato projesinin başarı ihtimalini güçlendirecek ölçekte somut bir katkı mekanizmasının oluşturulmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, davacılar hakkında kesin mühlet şartlarının mevcut olmadığı kanaatine varılarak, davacıların kesin mühlet verilmesi taleplerinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına, davacı şirket borca batık olmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Davacılar -------Ş. ile -------- kesin mühlet verilmesi taleplerinin reddine, geçici mühletin kaldırılmasına,
2.Davacı şirket borca batık olmadığından ve davacı şahıs hakkında iflas şartları oluşmadığından iflas kararı verilmesine yer olmadığına,
3.Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına ve Konkordato Komiserlerinin görevlerine son verilmesine,
4.Harçlar kanunu uyarınca her bir davacı yönünden alınması gereken 1.464,00 TL.(732,00*2) harçtan peşin alınan 1.230,80 TL. (615,40*2)'nin mahsubu ile bakiye 233,20 TL. harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5.Bu kararın Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ve ---------- resen ilanına,
6.İİK 288./2 maddesinde adı geçen yerlere işbu kararın bildirilmesine,
7.Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacılar vekili, davacı asil/şirket yetkilisi ---------, hazır bulunan bir kısım alacaklılar vekilleri ve komiser --------- yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.06/03/2026