11. Hukuk Dairesi 2025/5008 E. , 2026/514 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2007/... tescil numaralı "..." ve 96/... tescil numaralı “...+Şekil” markalarının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde davacı adına tescilli olduğunu, davalı şirket tarafından davacıya ait markaları taşıyan taklit ürünlerin piyasaya sürüldüğünü, davalıya ait iş yerinde yapılan aramada davacıya ait ürünlerin taklitleri olan 465 adet ürünün tespit edildiğini, piyasaya sunulan bu taklit ürünlerin davacı şirketi hem maddi hem de manevi büyük kayıplara uğrattığını ileri sürerek davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin tespitine ve durdurulmasına, dava konusu markaların yer aldığı davalının ürettiği mal ve ambalajların toplatılarak imhasına, başka firmalar tarafından dağıtılması, stok ve pazarlamasının ve satışının önlenmesine, işaretin mal veya ambalaj üzerine konulmasının ve işaretin davalının iş evrakı ve reklamlarında kullanılmasının yasaklanmasına, davacıda meydana gelen maddi zararın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66. maddesi uyarınca lisans bedeli üzerinden tespitine, markanın ekonomik kazanç açısından önemli bir etkisi bulunması sebebiyle tazminata mahkemece makul bir payın eklenmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının işyeri adresinde yapılan bahsi geçen aramada imalat fazlası, iade için üretim yaptıran ... firması veya temsilcisi tarafından alınmayı bekleyen bir kısım ikinci kalite ve eski sezon üretimi mal tespit edildiğini, ürünlerin davacı şirket adına bizzat davadışı ... Tekstil ve Konfeksiyon Limited Şirketi için (... Tekstil) yaptırılmış orijinal ve eski sezon ürünleri olduğunu, hatta bir kısmının davacıya teslim edildiğini, bu süreçten davacının da bilgisi olduğunu, davalı şirket merkezinde ele geçirilen ürünlerin sahte ve taklit ürün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dosya içine sunulan ... Gümrük Müdürlüğü'ne sunulmuş beyannameler ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalıya ait depoda davacının markalarını taşıyan 465 adet ürün bulunduğu, bu ürünlerin üzerinde ayrıca Gümrük Beyannamelerinin örneklerinden de davalı şirket tarafından üretilen "..." markasının bulunduğu, bu ürünlerin ... Tekstil ve Konfeksiyon Ltd. Şti. tarafından davacı şirkete gönderildiğinin belli olduğu, ... Tekstil ve Konfeksiyon Ticaret Ltd. Şirketi ile davalı şirket arasındaki anlaşma uyarınca davacının markasını taşıyan ürünlerin üretildiği, davalı tarafça bu ürünlerin Fransa uyruklu ... SAS unvanlı şirket için fason üretim yapan davadışı ... Tekstil'in siparişi üzerine üretildiğini, aramada ele geçirilen ürünlerin ise ihraç fazlası olup ithalatçı tarafından alınmak üzere depoda bekletildiğini savunduğu, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarına göre davalı şirketin ileri sürdüğü Fransız şirket olan "... SAS" şirketine ait ülkemizde kayıtlı "..." markasının tescilli olmadığı, bu haliyle davalı tarafın deposunda ele geçirilen ürünlerin davacının markası ile ayniyet taşıdığı ve marka hakkına tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu, davacı tarafın ileri sürdüğü fason üretim iddialarının da dava dışı fason üretim yapıldığı iddia edilen şirketin korunan marka hakkı bulunmadığı dikkate alındığında bu durumun davalı eylemini hukuka uygun hale getirmeyeceği, davacı tarafça 556 sayılı KHK'nın 66/2-c maddesi gereği sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli üzerinde talepte bulunulduğu, incelenen davalı kayıtları ve ...'nun sektörel emsal lisans bedelinin cironun %15'i oranı dikkate alınarak yapılan bilirkişi incelemesine göre üç adet fatura toplanmının 246.873,35 TL olduğu, bu miktarın %15'inin 37.031,00 TL olduğu ancak davacı tarafın ıslah talebi ile bağlı kalınarak 16.444,63 TL maddi tazminat alacağının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerektiği, davalı tarafça davacı tarafın marka hakkına tecavüz fiilinin sabit olduğu, 556 sayılı KHK'dan kaynaklı hakları ihlal edilen davacı tarafın manevi tazminat isteme hakkı da bulunduğu kabul edilerek ihlalin derecesi, süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak davacı tarafın 10.000,00 TL manevi tazminat talebinin uygun görüldüğü, ve ayrıca 556 sayılı KHK'nın 62/1-f maddesi gereği marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın yoluyla duyurulmasını talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı tarafın "..." şeklindeki markasal kullanımı dolayısıyla davacı tarafın ... tescil numaralı "...+şekil" ve 2007 ... tescil numaralı "..." markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, giderilmesine, davalının "...+şekil" ve "..." markası ile üretilen, ambalajlanan ve satışa sunulan ürünlerin davalı tarafça dağıtılması, stoklanması ve pazarlamasının ve satışının önlenmesine, satışa sunulan ürünlerin toplatılmasına, karar kesinleştiğinde imhasına, 16.444,63 TL maddi tazminat alacağının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 10.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın örneğinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez yayınlanmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, "..." ibareli davacı markasının taklit ürünler üzerinde kullanıldığı iddiasına dayalı marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.