T.C.
İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile borçlu dava dışı ... A.Ş arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi ve Ticari kredi kartı sözleşmeleri akdedildiğini, davalı borçlular ... ve ...' un ise bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, söz konusu sözleşme uyarınca borçlu şirkete ... teminatında yer alan ... numaralı taksitli ticari kredisi kullandırıldığını, davalıların, imzalanmış olan sözleşmelere aykırı davranarak müvekkili bankadan kullandığı kredi borçlarını geri ödememesi nedeniyle davalı borçlulara; ...
14.Noterliği’nin ... Tarih ... Yevmiye no’lu, ihtarnamesi keşide edildiğini ancak ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine borçlular hakkında ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı dosyasından haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, davalıların itirazlarının müvekkili bankanın alacağının tahsilini geciktirmek amacıyla kötüniyetli olarak yapıldığını, taraflarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde anapara ve bu anaparaya karşı yapılmış masraf, işlemiş ve işleyecek faiz, faiz oranı, BSMV ve tüm ferilere karşı yapılan itirazlarının iptali ile takibin borçlu kefiller açısından devamına, davalıların % 20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkememiz nezdinde açılan davada öncelikle, icra müdürlüğü dosyasına yapılan itirazlarını tekraren hem asıl alacak yönünden hem de fahiş faiz ve fer'ilerine açıkça itiraz ettiklerini, davacının müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına (toplam alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere) hükmedilmesi gerektiğinden bahisle huzurdaki davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
.... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının UYAP' üzerinden dosyamıza eklendiği, evrak asıllarının sunulduğu ve kasaya alındığı, ...
3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden mahkememize gönderildiği görülmüştür. Davaya konu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı bankanın davalılar ..., ... aleyhinde ... Anonim Şirketi' ne kullandırılan ... numaralı Taksitli Ticari Kredi borcu yönünden; 2.977.345,30 TL asıl alacak (İstenen:%150 Yıllık Diğer)
26.238,75 TL BSMV (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz)
524.775,08 TL İşlemiş Temerrüt Faizi (%150,00) olmak üzere toplam 3.528.359,13 TL toplam alacağın tahsili için 09/01/2025 tarihinde ilamsız icra takibine geçtiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçluların süresinde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce celp edilen ...
3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 09/08/2024 tarihli tensip 1 nolu ara karar gereği ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sicil nosunda kayıtlı olan talep eden ... Anonim Şirketi, ... T.C. Kimlik Numaralı ... ve ... T.C. Kimlik Numaralı ... hakkında 09.08.2024 günü saat 10.40 tarihi itibariyle 3 aylık geçici mühlet verildiği, 08/11/2024 tarihli ara karar ile geçici mühlet kararının 09/11/2024 itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına dair karar verildiği, 26/12/2024 tarihli celse kararı ile konkordato talep eden ... ve ... yönünden açılan davaların ayrı ayrı dosyadan tefrikine konkordato talep eden ... Anonim Şirketi'nin kesin mühlet talebinin kabulüne; tefrik olunan 2024/811 ve 2024/812 esas sayılı dosyalarda 26/12/2024 tarihinde davalılar yönünden konkordato taleplerinin reddine karar verildiği, davaya konu takibin 09/01/2025 tarihinde ret kararından sonra başlatıldığı görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan 10/12/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "5)Davalı kefiller bakımından alacağın muaccel olup olmadığının irdelenmesi Bilindiği üzere dava dışı asıl borçlu şahıs firması (... A.Ş) hakkında ...
3.ATM ...E. dosyası ile 08.08.2024 günü saat 15:00 itibariyle konkordato geçici mühlet tedbir kararı verilmiş olmasının TBK'nun 586 m. kapsamında değerlendirilmesi durumunda, geçici mühlet tedbir kararı tarihi 08.08.2024 ÖNCESİNDE muacceliyet koşullarının henüz teşekkül etmemiş olduğu değerlendirilmektedir. (En son ödenen taksit tarihi 29.07.2024 günüdür. Devam eden taksit ödeme tarihi 29.08.2024 günüdür. Tedbir karar tarihi 08.08.2024 günüdür) Başka bir deyişle sözleşme fesih koşullarının kat ihtarı tarihi (28.11.2024) itibariyle henüz olgunlaşmamış olduğu kanaati edinilmiştir. Hal böyle iken, takip tarihi itibariyle özellikle davalı kefiller bakımından alacağın muaccel olup olmadığının TBK'nun 586 m. kapsamında irdelenmeye muhtaç olduğu değerlendirilmektedir. ŞÖYLE Kİ; buna göre kefile müracaat edilebilmesi için — asıl borçlunun ifada gecikmesi, ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça borçlunun ödeme güçlüğü içerisinde olması gerektiği bir yasa hükmüdür. O halde geçici mühlet tarihi 08.08.2024'den sonra hesabın 28.11.2024 tarihinde kesilip kat edilmiş olması nazara alındığında (Ayrıca hesap kat edilmeden önce kanıtlanmış muaccel bir alacağın da bulunmadığı gözetildiğinde) geçici mühlet tedbir kararı öncesinde özellikle dava dışı asıl borçlu (konkordato sürecinde olan borçlu) bakımından muaccel bir alacak bulunmadığı gibi somut olarak tevsik edilen bir temerrüt hali de henüz teşekkül etmemiştir. O halde TBK'nun 586 m. ışığında geçici mühlet tedbir kararı tarihi 08.08.2024 öncesinde dava dışı asıl borçlu bakımından muaccel bir alacak ve/veya somut temerrüt hali doğmamış olduğundan, (asıl borçlunun ifada gecikmesi, ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça borçlunun ödeme güçlüğü içerisinde olması gibi) davalı kefiller açısından geçici mühlet ve/veya kat tarihi itibariyle asıl borçlunun muaccel bir borcu bulunmadığı kanısıyla, davalı kefiller aleyhinde bu aşmada takip yapılıp yapılamayacağı sayın mahkemenin takdirlerindedir. Konunun her aşamada hukuki takdiri sayın mahkemeye aittir. (Emsal BAM İstanbul 13.HD. 28.06.2024 T. ... E. ve ... s. K// BAM Ankara 21.HD. 03.02.2025 T.... E. ve... sayılı kararları)" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı banka ile dava dışı ... Anonim Şirketi arasında 20.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği ve davalı kefillerin bu sözleşmeye 20.000.000,00 TL limit ile müteselsil kefil olduğu, davacı banka tarafından kredi borçlusu ve davalı muhataplarına çekilen ..
14.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kredi hesabının kat edildiği ve kredi borcunun ödenmesinin ihtar olduğu, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün...esas sayılı takip dosyasında, genel kredi sözleşmesine dayanarak toplam 3.528.359,13 TL alacağın tahsili istemiyle 09/01/2025 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dava dışı kredi borçlusu ... Anonim Şirketi, ... ve ... tarafından 08/08/2024 tarihinde konkordato davası açılması sonucunda ...
3.Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında 09/08/2024 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, geçici mühlet kararının 09/11/2024 itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına dair karar verildiği, mühlet süresi içerisinde 27/11/2024 tarihinde hesabın kat edildiği görülmüştür.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konkordatonun sözleşmelere ve kefillere etkisinin değerlendirilmesi gerekir. "2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 296/1. Maddesi, "Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hale getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Konkordato (geçici veya kesin) mühletinin sonuçları, yalnızca alacaklı ve borçlu bakımından geçerli olup, borçtan birlikte sorumlu olan kefiller bakımından geçerli değildir(Dilek Aydemir, ‘Konkordatonun Kefalet Sözleşmesine Etkisi’ (2019) 15 (43) Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Dergisi 547). Ancak konkordato alacaklısının, borçluya konkordato mühletinin verilmesi ile birlikte kefile karşı takip yapabilmesi için ayrıca bu borcun da muaccel olması gerekir; zira iflâstaki kuralın (İİK m 195) aksine borçluya konkordato mühleti verilmesi ile borç kendiliğinden muaccel hale gelmez ve sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa alacak asıl borçluya karşı muaccel olmadan da kefile karşı muaccel olamaz.
Müteselsil kefalette alacaklı, konkordato mühletinin verilmesiyle birlikte borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden doğrudan kefili takip edebilir (TBK m 586, I). Bu hükme göre, asıl borçlu hakkında konkordato geçici mühleti kararı verilmişse, artık müteselsil kefile karşı alacaklının doğrudan başvuru hakkı doğmaktadır. Alacaklının kefile karşı İİK m 303’deki imkândan tam olarak faydalanabilmesi için onun alacağını kaydettirmesi gerekir. Her ne kadar İİK m 303’de alacaklının kefile karşı başvuru hakkını koruyabilmesinin bir şartı olarak alacaklının alacağını kaydettirmesi öngörülmüş olmasa da, TBK m 594’de açıkça alacaklının alacağını kaydettirmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Alacaklının alacağını konkordato komiserine ilandan itibaren belirli süre içerisinde bildirmesinden sonra, komiser bu alacak bildirimi üzerine borçlunun beyanını alır. Eğer alacaklının alacağını veya alacağın miktarını borçlu kabul etmezse, alacak veya miktarı çekişmeli duruma gelir. Alacağı itiraza uğramış olan alacaklı, konkordatonun tasdiki durumunda tasdik kararının ilanından itibaren bir ay içinde dava açmalıdır (İİK m 308/b,I). Kefaletle güvence altına alınmış çekişmeli alacak sahibi söz konusu bu davayı açmazsa TBK m 594, II’deki hakların korunması için gerekeni yapmamış olur ve böylece kefil zarara uğramış olabilir; bu halde ise TBK m 594, III gereği, alacaklı kefilin uğradığı zarar miktarı ölçüsünde ona başvuru hakkını kaybeder.
Dolayısıyla bu tür çekişmeli alacaklarda alacaklının alacağını sadece konkordatoya kaydettirmesi yeterli olmayıp, ayrıca kanunda hakkın korunması için gerekli diğer işlemlerin de yerine getirilmesi gerekir. İİK m 303, I’e göre, konkordatoyu reddeden (muvafakat etmeyen) alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder ve alacaklı asıl borçluya kefil olan kimseden sanki konkordato yokmuş gibi alacağının tamamını talep etme hakkına sahip olur. Başka bir deyişle, konkordatonun tasdik edilmesi ile birlikte konkordato projesinde asıl borcun vade veya tenzilat ile ödenmesi öngörülmüş olsa dahi, alacaklı alacağını herhangi bir vadelendirme veya tenzilat yapılmaksızın kefalet borcunun normal vadesinde tam olarak kefilden talep edebilme hakkına sahip olur(Levent Börü, "Konkordatonun Kefalet Sözleşmesine Etkileri", İstanbul Hukuk Mecmuası, sayı:78/3, sayfa: 1255 ve 1259-1261)."(İstanbul BAM 43. HD. ... Esas... Karar)"
Bilindiği üzere, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir (Uygur, Turgut; 6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile artık bu mümkün olamamaktadır. Bu itibarla, müteselsil kefiller yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya başvuru şartlarının oluşması gereklidir. Borç muaccel olmadıkça kefil hakkında takip yapılamaz.
İİK'nın 296.maddesi kapsamındaki yasaklayıcı hükme göre sözleşmenin feshi geçersiz olup borç muaccel olmadığından kefiller hakkında icra takibi yapma şartlarının da mevcut olmaması nedeniyle davanın reddi gerekir."(Ankara BAM 21. HD. ... Esas ... Karar)
Somut olayda, dava dışı ... Anonim Şirketi, ... ve ... hakkında konkordato talep edildikten sonra hesap kat edilmiştir.
İİK'nın 296/1. Maddesine göre konkordato başvurusu nedeniyle sözleşmenin feshi ve borcun muaccel hale gelmesi mümkün olmadığından ve kefillere başvuru için asıl borcun muaccel olması gerektiğinden, kredi alacağının konkordato başvurusundan önce muaccel hale gelip gelmediğinin tespit edilmesi gerekmekle bu hususta yaptırılan bilirkişi incelemesinde dava dışı asıl borçlu şirket hakkında verilen geçici mühlet tedbir kararından önce, alacağın muaccel olmadığı bildirildiğinden açıklanan gerekçelerle davanın reddine, davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının, yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin reddine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL harcın peşin alınan 42.616,32 TL harçtan mahsubu ile bakiye 41.884,32 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 500.686,69 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne ( e duruşma) karşı, davalıların yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2026
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)