Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/7701 E. , 2024/22474 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, bu nedenle ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan hakları ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin somut olaya uygulanması gerektiği, terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, bir kişinin aynı eylem nedeniyle iki kez yargılanamayacağı, işlendiği zaman kanunda suç olarak tanımlanmayan eylemlerinin terör örgütü ile iltisak ve irtibatına delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, Devlete karşı olan sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine ilişkin somut bir tespit bulunmadığı, savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yapılmadan tesis edilen dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, sonradan elde edilen delillerin daha önce verilen kamu görevinden çıkarma kararını hukuka uygun hale getirmeyeceği, dava konusu işlemle Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan birçok temel hak ve özgürlüğünün ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ceza yargılama neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından beraatine karar verildiği, anılan kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulması üzerine yapılan yeniden yargılama neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davacının mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür. Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında yer alan; "...Sanığın Bank Asya kayıtları incelendiğinde ve gelen yazı cevapları ile MASAK raporuna göre; sanığın 2014 Ocak ayında bankasya hesabına 10 işlemde toplam 11.005,00 TL nakit yatırdığı, 10/01/2014 tarihinde 16.463,34 TL tutarında katılım hesabı açtığı, 08/09/2014 ikinci talimat döneminde sanığın Türkiye İş Bankasından 10.000 TL ihtiyaç kredisi çekerek aynı gün 19.750 TL tutarındaki parayı Bank Asya hesabına yatırıldığının anlaşıldığı, böylece sanığın örgüt liderinin talimatına uyarak İş bankasından tüketici kredisi çekerek Bank asya'ya bankanın TMSF tarafından el konulmasına engel olmak maksadıyla parayı yatırdığı, böylece sanığın örgütsel faaliyette bulunduğu,
Yine sanığın TSK'da Yüzbaşı rütbesinde olup etkin pişmanlıkta bulunan M.A.'nın beyanına göre; tanık M.A.'nın 1996 yılında kuleli askeri lisesini kazanarak örgüt mahrem sorumlusu M.K. ile buluştuğu ve böylece örgüt mensuplarıyla irtibatlı olduğu, Kara Harp Okulu 3. Veya 4. Sınıfa başladığı tarihte sanığın mahrem sorumlusu sanık ... ile tanıştığı, bu şekilde tanığın Kara Harp Okulunda iken mahrem sorumlusu ...'ın sorumluluğuna verildiği, böylece sanığın tanık beyanına göre; sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün Asker Mahrem yapılanmasında Subay Sorumlusu olarak ÖĞRETMEN konumunda faaliyette bulunduğu yine tanık M.A.'nın beyanında sanıkla irtibatının 2011 yılına kadar devam ettiği, sanığın tanığını sabit hattan arayarak iletişim kurduğunun tanık beyanından sabit olduğu, 2012 yılı sonrasında sanığın sorumlusu olduğu tanığı, Mikail veya Mithat isimli örgüt mensubuna devir ettiği, böylece aşamalarda beyanları birbirini doğrulayan ve istikrarlı beyanda bulunan TSK 'da Yüzbaşı rütbesinde iken istifa eden tanık M.A.'nın beyanlarından sanığın FETÖ/ PDY Silahlı Terör Örgütü içerisinde yer aldığı, örgütle hiyerarşik bağ kurduğu, örgütün Asker Mahrem yapılanmasında Subay sorumlusu olarak ÖĞRETMEN konumunda faaliyette bulunduğu ve talimat döneminde de başka bankadan kredi çekmek suretiyle Bankasya 'ya para yatırdığı..." yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.