8. Hukuk Dairesi 2024/2452 E. , 2025/7266 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı dava dilekçesinde; ... beldesi ... mevkinde kuzeyi 1472 parsel sayılı taşınmaz, güneyi ... Şirin zilyetliğindeki taşınmaz, doğusu ... zilyetliğinde bulunan taşınmaz ve batısı...ve ...mirasçıları zilyetliğindeki taşınmazla çevrili tahmini 8300 m²lik yerin 20 yıldan uzun bir süredir, malik sıfatı ile zilyetliğinde olduğunu, 1976 yılından beri tescil harici olarak bırakılan bu yeri kullandığını, önceleri buğday, nohut, soğan gibi ürünler ektiğini, 22 yıl önce de zeytin ve portakal ağaçları diktiğini ileri sürerek, taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine ve taşınmazın ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; tescil talebinin yerinde olmadığını, taşınmazın iktisabının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davalı Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, imar ihya suretiyle kazanım şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
...
2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 23.01.2014 tarihli ve 2010/1025 Esas, 2014/63 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... köyü kuzeyi 1789 parsel, doğusu tescil harici yer, güney ve batısı tescil harici yer ile çevrili kadastrocu bilirkişiler... ve...'un 14.01.2013 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 4.321,93 m²lik yer yönünden davanın reddine, bu kısmın aynı köy son parsel numarası verilerek davalı ... adına orman vasfıyla tapuya tesciline; dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... köyü kuzeyi 1789 parsel, doğusu tescil harici yer, güney ve batısı tescil harici yer ile çevrili kadastrocu bilirkişiler... ve...'un 14.01.2013 tarihli raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 4.545,55 m²lik yer yönünden davanın kabulü ile bu kısmın aynı köy son parsel numarası verilerek davacı adına tarla vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.11.2015 tarihli ve 2015/13052 Esas, 2015/11292 Karar sayılı ilamıyla; ".... dava konusu taşınmaza komşu alanlara karşı açıldığı anlaşılan, ...
3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/112 Esas sayılı dava dosyası getirtilmeli, başkaca dava açılan yerler olup olmadığı mahkemelerden araştırılmalı, var ise, bu dava dosyaları da getirtilerek yapılacak keşifte bu dosyalardan yararlanılmalı, dava konusu taşınmaz ve geniş çevresine ait orijinal kadastro paftasının, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri, yöreye ait 1963 tarihli memleket haritası ve dayanağı hava fotoğrafları ve 1983 tarihli memleket haritası ve dayanağı hava fotoğrafı ve 1992 tarihli hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir harita-kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi veya fen elemanı ile bir orman yüksek mühendisi veya mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip, taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar ve ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlayıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23.6.2005 tarihli ve 2005/9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği (BÖHHBÜY) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumunu, kesinleşmiş orman kadastrosu ve hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterecekleri, hava fotoğrafları ve memleket haritalarındaki görünümünün ve bitki örtüsünün ne olduğu ve dava tarihinden 20 yıl öncesinde kullanım olup olmadığı ve sonrasındaki kullanım durumunu açıklayacakları, bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir ve topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak ve arazide de klizimetre ile ölçüm yaparak taşınmazın gerçek eğimi belirlenerek, 6831 sayılı Kanun'un 1/J maddesine göre niteliğinin ne olduğunun ve taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. anlamında orman içi açıklık olup olmadığının değerlendirildiği rapor alınmalıdır. Çekişmeli taşınmazın, öncesinin orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde; imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlayıp tamamlandığı, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak ve taşınmaz fotoğraf üzerinde gösterilerek dava dosyası içine konulmalı, davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra ... yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmeli, taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılıp yapılmadığı sorularak, yapılmış ise buna ilişkin tüm yazı, belge, karar, tutanaklar ve haritası getirtilip uygulanmalı, taşınmazın imar planlarını kapsadığı alanlarda kalıp kalmadığı belirlenmeli, bu konuda fen bilirkişilerden ayrıntılı rapor alınarak 3402 sayılı Kanun'un 14/1. maddesinde yazılı 40... dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin, 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen ikinci fıkrası hükümleri nazara alınarak yapılması gerektiği düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Müdürlükleri ve ilgili Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı .... Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tespit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda ziraat mühendisinden kanunun amacına uygun rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. ...
2.Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 23.05.2017 tarihli ve 2016/103 Esas, 2017/502 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine, dava konusu Antalya ili .... ilçesi .... mahallesinde kain harita mühendisi ... ... ve fen memuru ....'un 27.12.2016 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile işaretli 4342.20 m²lik kısmın orman vasfıyla ... adına aynı köy son parsel numarası verilerek tesciline; dava konusu Antalya ili .... ilçesi .... mahallesinde kain harita mühendisi ... .... ve fen memuru....'un 27.12.2016 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfi ile işaretli 3.545.08 m²lik kısmın tarla vasfıyla aynı köy son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.02.2021 tarihli ve 2020/3637 Esas, 2021/798 Karar sayılı ilamıyla; ".... Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle davacıya, davasını .... Büyükşehir Belediye Başkanlığına da yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde anılan Büyükşehir Belediyesinden savunma ve delilleri sormalı, bildirdiği deliller toplanmalı, ayrıca dava konusu taşınmazın imar planı sınırları içinde kalıp kalmadığı, imar planı sınırları içinde kalıyorsa hangi yıl imar planı sınırları içine alındığı ve imar planının hangi tarihte kesinleştiği ... ile .... Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorularak alınacak cevabi yazı ile varsa imar planına ilişkin tüm bilgi ve belgeler getirtilerek dosya arasına konulmalı, taşınmazın imar planı kapsamına alındığının anlaşılması halinde bu tarihten, aksi halde dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait 3 ayrı dönemde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğü’den getirilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmaz bölümünün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, üzerindeki bitki örtüsünü, imar-ihyaya konu olup olmadığını ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi belirtir nitelikte, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmaz bölümünün değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye dosya içerisinde bulunan ve yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılarak, çekişmeli taşınmaz bölümünün önceki ve şimdiki niteliği, imar ve ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığı, taşınmaz bölümü üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresi hususlarında ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli, böylelikle davacı yararına, taşınmazın imar planı kapsamında bulunması halinde imar planının onaylandığı tarihe, imar planı kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde ise dava tarihine kadar zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak belirlenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. ...
2.Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 24.11.2022 tarihli ve 2021/282 Esas, 2022/353 Karar sayılı kararıyla; "tapusuz taşınmazın tescili talebiyle açılan davanın yargılaması sonunda; teknik bilirkişilerce düzenlenen rapor ve krokide (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısmın ... adına tesciline karar verildiği, temyiz incelemesi sonucu kararın bozulduğu ve henüz kesinleşmediği, karar tarihinden sonra bölgede 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince kadastro tespit çalışmaları başladığı ve dava konusu edilen tapusuz taşınmazın, bu çalışma sonunda 2 71... parsel numarası alarak kadastro tespit tutanağı düzenlenen ve davalı olarak tespit edilen taşınmaz sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin ... Kadastro Mahkemesi olduğuna" karar verilmiştir. ... Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmazın, 1982 yılı hava fotoğrafı üzerinde (A) harfi ile gösterilen kısmının tamamen çalılık ve imar ihya çalışmalarının henüz başlamamış olduğu, (B) harfi ile gösterilen kısmının açıklık olduğu ve bu tarihte imar ihyanın başlamış olduğu; 1992 yılı hava fotoğrafı üzerinde (A) harfi ile gösterilen kısmının kuzey doğu kesiminde az bir alanın seyrek şekilde çalılık, geriye kalan kısımlarının açıklık ve tarla haline getirilerek kullanımlı ve imar ihyanın tamamlanmamış olduğu, (B) harfi ile gösterilen kısmının tamamının açıklık, imar ihyanın 1982-1992 yılları arasında tamamlanmış ve tarla olarak kullanımlı olduğu, 2003 Google Earth uydu görüntüsü üzerine (A-B) harfleri ile gösterilen kısımlarının üzerinin tamamen açılmış ve imar ihyasının tamamlanmış ve tarla olarak kullanımlı olduğu, (A) harfli ile gösterilen kısmının zeminde ölçülerek çıkartılan topoğrafik haritasında eğimin %14.4 ila %21.8 arasında değiştiği, (B) harfli kısmın ise genel eğiminin %3.8 olarak ölçüldüğü; 1960 yılı hava fotoğrafında (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısımlarının kapalılık teşekkül eden çalılık alanda kaldığı, (A) harfi ile gösterilen kısmının 1960 yılında makilik alan halinde ve meyilinin %12'den fazla olması nedeniyle orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 1/j maddesi hükmüne göre orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfi ile gösterilen kısmının 1960 yılında makilik alan halinde olsa da meyilinin %12'den az olması nedeniyle orman ve toprak muhafaza karakteri taşımadığından 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesi hükmüne göre orman sayılmayan yerlerden olduğu; dosyada mevcut 1982 yılı hava fotoğrafı incelendiğinde dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının kullanımına 1982 yılı itibariyle başlanıldığı, yine dosyada mevcut diğer 1992 yılı hava fotoğrafında ise dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısımı ile birlikte (A) harfi ile gösterilen kısmının da kullanılmaya başlanıldığı tespit edilmiş olup her iki hava fotoğrafı arasında 10 yıllık sürenin bulunduğu ve dosyaya yansıyan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları dikkate alındığında davaya konu taşınmazın (B) harfiyle gösterilen kısmının imar ihyasının 19 82... yılları arasında tamamlandığı, davaya konu (B) harfiyle gösterilen kısmın davacı ... tarafından taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak zilyetlik altında bulundurulduğu anlaşılmakla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14... . maddesinde belirtilen koşulların dava konusu taşınmazın (B) harfiyle gösterilen kısmı yönünden davacı yararına gerçekleştiği, ancak dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının evveliyatının orman olduğu, orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi salt orman toprağının orman sayılması gerektiği ve orman olan bir taşınmazın zilyetlik yoluyla mülkiyetinin kazanılamayacağı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davaya konu Antalya ili .... ilçesi .... Mahallesi ... mevki 2 71... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi... tarafından tanzim edilen 22.02.2022 tarihli rapor eki krokide (A) harfiyle gösterilen 4.220, 22... miktarındaki taşınmazın aynı ada son parsel numarası verilek orman vasfıyla Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfiyle gösterilen 3.618,68 m² miktarındaki taşınmazın tarla vasfıyla aynı ada aynı parsel numarasıyla ... T.C kimlik numaralı ... ve ...'dan olma .... doğumlu ... adına tarla vasfıyla tapuya tesciline, kadastro tutanağının bu şekilde doldurulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.