Esas No
E. 2024/873
Karar No
K. 2026/232
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/873
KARAR NO: 2026/232
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/11/2024
KARAR TARİHİ: 05/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -----Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Müvekkilinin ------ unvanlı ticari işletmenin sahibi olup, davalı şirket ile ürün alımı gerçekleştirmek üzere ödeme yaptığını, davalı şirket tarafından kesilen 09.12.2023 ve 14.02.2024 tarihli faturaların bedellerini ödemesine rağmen, kesilen faturaya istinaden davalı şirket tarafından mal tesliminin gerçekleştirilmediğini, müvekkili tarafından yapılan ödemenin iadesinin de yapılmadığını, davalı şirketin haksız kazanç elde ettiğini, Müvekkilinin 09.12.2023 tarih ve ----- nolu 102.704,63 TL bedelli faturaya istinaden 5 adet ----- Seti satın aldığını, 12.02.2024 tarih ve ---- nolu 450.098,38 TL bedelli faturaya istinaden 14 adet ----seti satın aldığını, ancak ürünlerin davalı tarafça tesliminin yapılmadığını, bunun üzerine ----- Noterliğinin 11.09.2024 tarihli ---- yevmiye numaralı ihtarname ile faturalarda yer alan ürünlerin teslim edilmediğinden dolayı müvekkili tarafından ödenen bedelin iadesine ilişkin davalı adına ihtarname keşide edildiğini, 16.09.2024 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edildiği, verilen bir haftalık sürede davalının ödeme yapmadığını, 24.09.2024 tarihi itibari ile davalının temerrüde düştüğünü, bunun üzerine arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de anlaşamadıklarını ve huzurdaki davayı açtıklarını, Davalı şirketin kötü niyetli olarak, müvekkili şirkete karşı ----- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe müvekkili şirket tarafından haklı olarak itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, müvekkilinin, davalı şirkete ödeme yaptığı halde ürünleri teslim alamadığı gibi davalı şirket tarafından mükerrer ödeme yapmaya zorlandığını, davalının icra takibi başlatmasının kötü niyetli olduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalı şirket tarafından düzenlenen 09.12.2023 tarih ----- no.lu 102.704,63 TL ve 14.02.2024 tarih ------ no.lu 450.098,38 TL tutarlı faturalar gereği bedeli davalıya ödenmesine rağmen fatura konusu malların müvekkili şirkete teslim edilmemesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL’nin davalının temerrüde düştüğü 24.09.2024 tarihi itibariyle TTK m.1530 hükmü gereği ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri, harçlar, vekalet ücretleri ile sair giderlerin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava ; Ticari Satımdan Kaynaklanan alacak davasıdır.

Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi heyet raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.

Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş 02/01/2026 tarihli heyet bilirkişi raporunda özetle; A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, B - Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere;

Uyuşmazlık bulunan kayıtların ispatına yönelik yapılan incelemede; • Davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan iki adet toplam 39.000,00 TL (24.000+15.000) tutarlı ödemelerin tahsilat/tediye makbuzlarının davacı şirket tarafından sunulmuş olduğu, kendi kayıtlarında davalıya borç yazılan, kendi lehine belgelerin hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kabulü halinde ödemelerin ispatlanmış olduğu,• Davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 02.07.2024 tarihli 100.000,00 TL tutarlı borç kaydının ispatına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığından ispata muhtaç olduğu,• Bu değerlendirmelerin Sayın Mahkemece kabulü halinde, tarafların ticari defterlerinde borç alacak durumu 683,66 TL (139.683,66- 100.000,00- 39.000,00) bakiye olarak mutabık olacağı, dolayısıyla davacının fatura bedellerinin 683,66 TL’lik kısmı dışında ödediğinin kabul edileceği, • Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan e-arşiv faturalarının incelenmesinde, davalı şirket tarafından davacı şirket adına “Muhtelif adet ---- Kombi ve Baca Seti” açıklamalı 2 adet toplam 552.803,01 TL tutarlı e-arşiv faturalara ilişkin olduğu, faturaların her iki şirketin defterlerinde de kayıtlı olduğu, • Davacının faturalara süresinde itiraz etmemesinin tek başına malın teslim edildiğini göstermediği, faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olmasının, o faturanın miktar ve fiyat yönünden içeriğini kabul anlamını taşıdığı, malın teslim edildiğinin ayrıca ispat edilmesi gerektiği, faturanın alıcı defterinde kayıtlı olduğu ve dosya kapsamında sözleşmeye konu malın davacıya teslim edildiğine ilişkin davacı tarafından imzalı sevk irsaliyesi vb bir belge bulunmadığı dikkate alınarak davacının ödemesini yaptığı ve defterine kaydettiği faturalara ilişkin malların teslim edilmediğine ilişkin ispat yükünün davacı üzerinde olup olmadığı hususunun sayın mahkemenin takdirinde olduğu, C- Faiz: Raporumuzun 5-Faiz İncelemesi bölümünde açıklandığı üzere, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, 24.09.2024 (16.09.2024+7 gün) tarihinden itibaren hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinde bulunabileceği şeklinde sonuç bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın ticari satımdan kaynaklı kısmi alacak davası olduğu davacının 02/01/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, bu doğrultuda her iki tarafın da incelenen yıllara ait ticari defter ve dayanak belgelerini incelemeye sunduğu usulüne uygun tutulmakla taraf defterlerinin delil kudretinde olduğu, davacının kendi defterlerine göre dava tarihi itibari ile davalıya 683,66-TL borçlu göründüğü, davalının ise kendi defterlerinde dava tarihi itibari ile davacıdan 139.683,66-TL alacaklı olarak göründüğü, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan iki adet toplam 39.000,00 TL (24.000+15.000) tutarlı ödemelerin tahsilat/tediye makbuzlarının davacı şirket tarafından incelemeye sunulmuş olduğu, kendi kayıtlarında davalıya borç yazılan, kendi lehine belgelerin kabulü halinde ödemelerin ispatlanmış olduğu, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 02/07/2024 tarihli 100.000,00-TL tutarlı borç kaydının ispatına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı, bu sebeple bu bedel yönünden mahkememizce dosyada başkaca bir dayanak bulunmamakla ispatlanamadığının kabul edildiği, bu doğrultuda tarafların ticari defterlerindei borç alacak durumunun 683,66-TL (139.683,66- 100.000,00- 39.000,00) bakiye olarak mutabık olacağı, davacının fatura bedellerini 683,66-TL’lik kısmı dışında ödediği, davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan e-arşiv faturalarının incelenmesinde, davalı şirket tarafından davacı şirket adına “Muhtelif adet ---- Kombi ve Baca Seti” açıklamalı 2 adet toplam 552.803,01 TL tutarlı e-arşiv faturalara ilişkin olduğu, faturaların her iki şirketin defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacının faturalara süresinde itiraz etmemesinin tek başına malın teslim edildiğini göstermediği, faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olmasının, o faturanın miktar ve fiyat yönünden içeriğini kabul anlamını taşıdığı, malın teslim edildiğinin ayrıca ispat edilmesi gerektiği, ancak somut dosya kapsamında davalının davacıya hitaben düzenlediği faturanın alıcı olan davacı defterinde kayıtlı olduğu, bu durumda karinenin aksinin söz konu olacağı, davacının kendi defterinde de kayıtlı olan faturalara konu mal ve hizmetleri almadığını ispat etmesi gerekeceği, oysa somut dosya kapsamında böyle bir ispatın da bulunmadığı, davacının ödemesini yaptığı ve defterine kaydettiği faturalara ilişkin malların kendine teslim edilmediğine ilişkin ispat yükünün davacı üzerinde olup ispat edilemediği mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere :

1.Açılan davanını REDDİNE,

2.HARÇLAR

Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 304,40 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3.VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5.YARGILAMA GİDERLERİ

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi gereğince miktaren kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog