T.C. ******** BAM ******** HUKUK DAİRESİ
T.C.
*********
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
*********** HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ********
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : **********. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
****. Asliye Ticaret Mahkemesinin **** tarih, ***** Esas******* sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında zemin etüdü yapılması hususunda sözleşme yapıldığını, davalının müvekkilinin sorumluluğunda bulunan ****** trafo merkezinin zemin etüdünü yapan firma olduğunu, davalı tarafından yapılan zemin etüdüne istinaden dava dışı kişi yükümlülüğünde tesis edilen ve geçici kabulü yapılan trafo merkezinin zemininde çökmeler başladığını, çökmelerin nedeninin araştırılması için davalıdan ikinci kez zemin etüdü yapılmasına yönelik hizmet alındığını, davalının 1. ve 2. zemin etüdü raporlarının değerlendirilmesi amacıyla farklı bir firmadan 3. kez zemin etüt raporu alındığını, raporlar arasındaki farklılıklar ve zemin iyileştirme sonucunda zemin özellikleri bozulacağından mevcut durumun tespiti için delil tespiti yaptırıldığını, delil tespiti raporunda davalı firmanın zemin etüdünün mevcut durumu yansıtmadığının tespit edildiğini, zararın zemin etüt raporundan kaynaklandığını belirterek tesisteki çökmelerin tespiti ve bu çökmelerden kaynaklı zarar, ziyan ve zemin iyileştirme amaçlı yapılan masraf tutarı olan 1.312.404,76 TL'nin davalıdan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; 2021 yılında yapılan zemin etüt tespitlerine dayalı olup davanın zamanaşımına uğradığını, işlem tarihinden sonra zeminde meydana gelen değişimlerden dolayı husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, trafo merkezinde meydana gelen çökmelerin zemin etüt raporundan kaynaklanmayıp tam tersine zemin etüt raporunda tavsiye edilen önerilere uyulmadan inşaat yapılmasından kaynaklandığını, bu durumun davacı tarafından alınan bilirkişi tespit raporunda yer aldığını, oluşan zararda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, açılan sondaj kuyularından çıkan malzeme doğrultusunda yapılan yorumlamada hata bulunmadığını, varsa hatanın, farklı yorumlamanın bilimsel verilerle ispat edilmesi gerektiğini, sondaj kuyularından çıkan malzemenin inceleme ve bilimsel değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafa öneri ve tavsiyelerde bulunulduğunu, ikinci zemin etüt raporunda sondaj yapılan kuyularda su çıkması sebebiyle enjeksiyon yöntemi ile önlem alınmasının önerildiğini, ilk rapor döneminde sondaj kuyularında su çıkmadığını, zarara sebebiyet veren hatanın inşaat aşamasında kot yükseltmek için yanlış malzemenin zemin dolgusunda kullanılmasından kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında, ******** İli,
******* İlçesi, *****Köyü, ******* pafta ve ******** parselde yapılan ******
Trafo Merkezi için zemin ve temel etüd raporu hazırlanması yönünden sözleşme yapıldığı, trafo merkezinin donanımlarına ait kısımda zeminde çökmeler meydana geldiği, oturmalardan kaynaklı hasarlar oluştuğu, trafo merkezine ait şaft sahasında çok hafif yüklü donanımların bulunduğu kısmın, arazinin topoğrafyasından dolayı, kontrolsüz dolgu yapıldığı, trafo merkezine ait hafif yüklü donanımların temellerinin yüzeyde olduğu, davalı firma tarafından hazırlanan ilk zemin etüt raporunda önerilen kazının yapılmadığı, temellerin, dolgunun altında kalacak şekilde, -2.0 metreden sonraki derinliklerde olması gerektiği uyarısının dikkate alınmadığı, parselde kontrolsüz dolguların olduğu alanda yeraltı ve yüzey sularının çökmeleri hızlandırdığı anlaşılmış olup davalı şirketin hazırladığı zemin etüt projesinden kaynaklanmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; eksik ve hatalı incelemeye dayalı düzenlenen rapor esas alınarak eksik incelemeyle verilen hükmün hatalı olduğunu, bu doğrultuda bilirkişilerce belediye onaylı plan ve uydu görüntüleri yerine takdiri delil olan tanık beyanlarının esas alındığını, kesin delil niteliğindeki delillerin mahkeme gerekçesinde de yer almadığını, bununla birlikte anlatım ile belgeler arasındaki çelişkinin bulunmasına ve belgeye itibar edilmesinin gerekmesine rağmen çelişkinin giderilmesi için kontrolsüz dolgunun hangi dönemde yapıldığının bu dolgunun inşaat öncesi dönemde ve zemin etüt raporunun düzenlendiği tarihte sahada var olup olmadığının tespitine yönelik yetkin kişilerden rapor alınmadığını, bu yöndeki itiraz ve taleplerinin karşılanmadığını hükme esas alınan raporun yetersiz olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, zemin ve temel etüt raporunun ayıplı düzenlendiği nedenine dayalı ortaya çıkan zararın giderilmesine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacının sorumluluk alanı içerisinde inşa edilen ******** trafo merkezinin zemin ve temel etüt raporunun davalı tarafından 2011 yılı Eylül ayında hazırlandığı, bu raporda etüt sahasının kuvaterner yaşlı alüvyon birimler üzerinde yer aldığı, (6) adet sondaj kuyusu açıldığı, bu sondajlarda 0,70 -1,40 metre arasında değişen kısımlarının dolgu olduğunun tespit edildiği, inşaat temel alt kazı derinliği olarak temellerin dolgunun altında kalacak şekilde 2,00 metreden sonra seçilebileceği, binada farklı oturmaların meydana gelmemesi, düzgün inşaat yüzeyi sağlanması ve suya bağlı olumsuzluklar olmaması için 30 cm granüler malzeme veya dere çakılı kırmataş malzemeyle doldurulup yataklama yapılma suretiyle sıkılaştırılması, bunun üzerine 10 cm grobeton dökülüp temelin bunun üzerine inşa edilmesi, sondajlarda yer altı yer üstü suyunun varlığını rastlanmadığı, ancak yüzey ve yer altı sularının temel ile etkileşimini önlemek için drenaj siteminin yapılması rapor edilmiştir.
Davaya konu trafo merkezi dava dışı yüklenici tarafından inşası sonrası 22/03/2013 tarihinde geçici kabul ile işletime alınmıştır. İşletime alınan trafo merkezinin zemininde meydana gelen oturma/çökmeler sebebiyle davalıdan 2014 yılı Haziran ayında zemin değerlendirme raporu alındığı, bu raporda bir sondaj kuyusu açıldığı 3 metreye kadar dolgu olduğu, 9,5 metrede yer altı suyuna rastlanılmasına rağmen ölçüm sırasında kaybolduğu, yer altı sularının hareketlerinden kaynaklı risklere karşı enjeksiyon yöntemi ile önlem alınmasına işaret edildiği, akabinde davacı tarafından dava dışı üçüncü kişiden iki sondaj işlemine dayalı 2014 yılı Aralık ayında değerlendirme raporu alındığı, bu rapora göre zeminin 7 ve 35 metrelerinde suya rastlandığı, bir numaralı sondaj kuyusunun 4,00 metresinin, iki numaralı dolgunun ise 7,60 metresinin dolgu olduğu tespit edilmiştir.
Alınan bu son değerlendirme raporuna istinaden davacı tarafından aldırılan teknik rapora göre; Eylül 2011 tarihli hazırlanan zemin etüt raporu verilerine göre yapılan tasarım ve uygulamada hata bulunmadığı, zemindeki oturmaların davalının düzenlediği raporlarda belirtilmeyen ancak Aralık 2014 tarihinde yapılan sondajlarda gözlemlenen dolgu zemininden kaynaklandığı, dolgunun bittiği derinlikten itibaren su ve çimento enjekte edilmesinin belirtildiği anlaşılmıştır. **********Asliye Ticaret Mahkemesinin ******** Değişik İş sayılı dosyası üzerinden yapılan delil tespiti başvurusu sonrası düzenlenen kök raporda; davacı tarafından davalı ve üçüncü kişiye yaptırılan değerlendirme raporlarındaki dolgu malzeme tespitinin farklı lokasyonlarda sondaj yapılması ve dışarıdan döküldüğü varsayılan dolgu malzemesi kalınlığının farklı olması, doğal zemin topoğrafyasından kaynaklandığı, oturmaların davalı raporundan değil imalattan olduğu, sondaj sonrası ek raporda ise; açılan bir adet sondaj kuyusunda 7,60 metre dolgunun bulunduğu, 4,50-7,50 metre aralığında değişen yer altı su seviyesi ve başka yerden taşındığı varsayılan ve parsele dökülmüş değişik kalınlıkta dolgu malzemesi bulunduğu belirtilmiştir.
Davacı, inşa edilen trafo merkezindeki çökmelerin davalı tarafından düzenlenen hatalı zemin etüt raporundan kaynaklandığını ileri sürerek yapılan masraf bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini yukarıdaki rapor ve görüşlere istinaden eldeki dava ile talep etmiştir.
Mahkemece alınan ilk bilirkişi heyeti raporunda; çevredeki kotlar dikkate alındığında ortalama 3.60 metre yüksek olduğu, temel altına yapılan 0,30 metrelik dolgu dışında kontrolsüz dolgu bulunduğu, temelin dolgunun kaldırılarak altına oturtulmasının önerilmesine rağmen temellerin dolguda kaldığı, oturmaların kontrolsüz dolgudan kaynaklandığı, davalıya atfı kabil kusur bulunmadığı belirtilmiştir.
Alınan ikinci bilirkişi heyeti kök ve ek raporuna göre; çökmenin trafo merkezinin hafif donanımlarına ait kısımda meydana geldiği, alanda kontrolsüz dolguların olduğu, sıkılaştırmanın usulüne uygun yapılmamasının yanında yer altı ve yer üstü suların çökmeleri hızlandırdığı, davalı tarafından temellerin dolgu altında (-2 metreden derinliklerde) olması gerektiği ve drenaj sistemi uyarısının dikkate alınmadığı, davalı tarafından hazırlanan raporun yönetmelik ve şartnamelere uygun olduğu, zararın oluşumunda davalı kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Davaya konu trafo merkezinin inşa edildiği sahada 2010 yılı Haziran ayında dava dışı firma tarafından imar planına esas jeolojik ve jeoteknik analizinin yapıldığı ve üç adet sondaj kuyusunun açıldığı, dolgu kalınlığının 0,70, 1,50 ve 2,00 metre olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, inşa edilen trafo merkezindeki çökmelerin kontrolsüz dolgudan kaynaklandığı, davacı bu kontrolsüz dolgunun varlığının davalı tarafından zemin ve temel etüt raporunda tespit edilmemesinin hatalı uygulama olduğunu ileri sürmektedir. Alınan teknik ve uzman raporlarına göre; davaya konu sahada yapay dolgulu katmanın bulunduğu ve yıllar içerisinde artış gösteren bir seyir izlediği anlaşılmıştır.
Davacı kurum tarafından vekile hitaben yazılan dosyada mübrez 19/06/2019 tarihli belgede dava konusu sahada dolgu yapıldığı belirtilmiş, dolgu malzemesine ilişkin uygunluk raporu sunulmuştur. Ancak dolgu işleminin tekniğine ve şartnamesine uygun yapıldığına dair belge sunulmamıştır. Öte yandan, dava konusu arazi yakınında dere bulunmakta olup sondaj işlemleri sırasında yer altı suyunun mesafesi ve varlığı değişkenlik göstermektedir.
Hal böyle olunca, davaya konu edilen zemin ve temel etüt raporunun bilimsel ve teknik verilere aykırı inceleme ve değerlendirmeyi içermesi veyahut sahadaki maddi gerçekliğe aykırı olması halinde davalının kusur sorumluluğundan bahsedilebilecektir. Davacı, sonraki sondaj işlemlerinde tespit edilen dolgu derinliğinin davalı tarafından düzenlenen raporda tespit edilmemesine dayalı kusur izafesinde bulunmuştur. Davaya konu sahadaki dolgu derinliği inşaat öncesi davalı ve dava dışı firma tarafından yapılmış, dolgu kalınlığı birbirine yakın derinlikte tespit edilmiştir.
Bunun yanında, sahada inşaat aşamasında dolgu yapıldığı davacı kurum yazısı ve bilirkişi tespitleri ile sabittir. Yapılan dolgunun uygulanmasına ilişkin şartnamenin bulunmadığı, dolayısıyla mahkemece teknik olgulara dayalı bilirkişi raporları esas alınarak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizliğin bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf eden taraftan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden tarafa iadesine,
4.6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ...
Başkan
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Katip
...
(e-imzalıdır)