Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/—
KARAR NO: 2026/—
VEKİLİ: Av.
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tapu İptali ve Tescil
DAVA TARİHİ: 30/01/2024
KARAR TARİHİ: 05/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 15/03/2026

... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 31/01/2024 tarih, 2024/... Esas 2024/... Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu, Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olup bilindiği kadarıyla davalıya borcu bulunmadığını, 21.12.2008 günü yapılan kura çekiminde müvekkiline ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 136 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın isabet ettiğini, haricen yapılan incelemede bahsedilen kura çekiminin ...

1.Noterliğinin 21.12.2008 günlü ve ... yev.nolu evrakı olduğu ve müvekkilinin 51.sırada yer aldığı bilgisine ulaşıldığını, keza davaya konu taşınmazda ... sistemi üzerinden yapılan incelemede halen davalı kooperatife ait olduğunun görüldüğünü, davalı kooperatife ihtar çekilmiş ise de ulaşılamadığını, kura sonucu kendisine isabet eden konutu teslim alan ve konuttaki eksiklikleri de tamamlayan üye tapu almayı beklerken kooperatif yönetimi kura dışı işlem yaparak söz konusu konutu üçüncü kişiye devretmiş olup, burada üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu ve giderek iktisabının geçerli olduğu kabul edilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 136 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın davalı kooperatif adına olan kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, olmadığı takdirde dava tarihindeki bedelinin davalıdan tahsiline, davaya konu taşınmazın 3.kişilere devri, icraen satılması vb gibi işlemlerin engellenmesi amacıyla tapu kaydına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle reddi gerektiğini, müvekkili kooperatifin 155 üyeli bir kooperatif olarak 07.06.2000 tarihinde kurulduğunu, yaklaşık 24 yıllık kooperatifin zaman içerisinde değişik yönetimlerin iş başında olduğunu, kooperatif üyelerinin ilgisizliği, aidat ödememeleri ve sair yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, genel kurullara katılımın olmaması sebebi ile uzunca bir süre sıkıntılı bir süreç yaşandığını, bir çok üyenin kooperatif yükümlülüklerini yerine getirmediği için ihraç edilmiş yada aynı sebeplerle yükümlülüklerini yerine getirmemek amacı ile üyelikten istifa ettiklerini, müvekkili kooperatif kayıtlarında davacı ... ile ilgili yapılan inceleme ve araştırmalarda davacının kooperatif üyesi olduğuna ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığını, bu nedenle davacının kooperatif üyesi olmadığının düşünüldüğünü, davacı tarafın ilk defa kooperatif ile bilinen teması tam olarak tespit edilemeyen bir tarihte 2024 yılı içerisinde kooperatif yönetim kurulu başkanına telefon ile ulaşması ile olduğunu, kooperatif başkanına da benzer iddiaların ilettiğini, o tarihte de yapılan incelemede davacının kooperatif kayıtlarında kooperatif üyesi olduğuna ilişkin bir kayda rastlanmadığının davacıya bildirdiğini, davanın sonra davacı nasıl temin ettiyse müvekkili kooperatifin banka hesap numarasını tespit ederek kooperatifin ... iban nolu ... ... Şubesi hesabına "... ... ... açıklaması ile 29.01.2024 tarihinde 33.000 TL para ödemesi yaptığını, müvekkili kooperatifin davacının kooperatif üyesi olmaması sebebi ile gönderilen 33.000 TL'sını davacı banka hesap numarasını bildirmediği için ... aracılığı ile konutta teslim şekilde iade ettiğini ve davacının kooperatif başkanı ile iletişime geçtiği ... nolu telefona ... mesajı ile paranın iadesinin bildirildiğini, açıkladıkları üzere davacının müvekkili kooperatifin üyesi olmadığını, 2000 yılında kurulan kooperatif ile ilk temasının 2024 yılında olan davacının kooperatif üyesi olduğu kabul edilse dahi iddia ve taleplerinin iyi niyetli olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının müvekkili kooperatifin üyesi olmadığını, üye olduğu kabul edilse dahi Kooperatife karşı olan yükümlülüklerini hiçbir şekilde yerine getirmediğini, yaklaşık 24 yıl süre boyunca kooperatif ile ilgilenmediğini, hiçbir şekilde iletişime geçmediğini, herhangi bir aidat ödemesi de yapmadığını, bu nedenle davacının kooperatif üyesi olsa dahi zımnen kooperatif üyeliğinden feragat ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini, davacı ... adına herhangi bir kayda rastlanmadığından davacıya ilişkin herhangi bir kayıt ve belge de sunulamadığını, davacının iddiaları ispat etmesi gerektiğini, davacının haksız ve dayanaksız iddialarına delil oluşturmak amacı ile 29.01.2024 tarihinde bir şekilde ulaştığı kooperatif banka hesabına para gönderdiğini, akabinde de bir gün sonra 30.01.2024 tarihinde dava açtığını, bu durumun dahi davacının iddialarının gerçek dışı ve iyi niyetten yoksun olduğunu gösterdiğini, davacının kooperatife üyeliğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığını, çok uzun bir süre geçmiş olması sebebi ile bazı kayıtlara ulaşılmamış olması ihtimalinin de bulunmakla birlikte davacının da üyeliğine ilişkin herhangi bir kayıt veya belge sunamamış olması davacının üyeliğinin olmadığını gösterdiğini, davacının başlangıçta bir üyeliği var ise dahi uzunca bir süre boyunca kooperatif ile ilgilenilmediğini ve iletişime geçilmemiş olmasının herhangi bir aidat ödemesi yapılmaması sebebi ile davacı kooperatif üyeliğinde zımnene feragat ettiği kabul edilerek yasal yükümlülüklerini yerine getirmediği için bu usule uygun olarak üyelikten çıkarılmış olması ihtimalinin de bulunmadığını, bir kısım kooperatif evraklarının bir inceleme sebebi ile ... İl Müdürlüğünde olması sebebi ile bazı kayıtların tespit edilememiş olması ihtimalinin de bulunduğunu, ayrıca 24 yıl önce ortaya çıkan davacının bir üyeliği bulunsa dahi buna bağlı haklarının zaman aşımına uğramış bulunduğunu, tapu iptali ve tescil talebinin esas yönü ile haksız olduğu gibi talebin zaman aşımına da uğradığını, bu nedenle davacının tapu iptali ve tescil talebinin haksız ve hukuki temelden yoksun olup davacının davasının zamanaşımından ve esastan reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki neticei talebi itibari ile davasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, netice-i talebin ... ili ... İlçesi ... Mahallesi 136 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki davacı adına olan kaydın iptali ile taşınmazın davacı adına kayıt ve tescilinin talep edildiğini, davacının üyeliği dahi bulunmazken hangi hukuki dayanak ile tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğunun anlaşılamadığını, davacının üyeliği mevcut olsa dahi davacının tapu iptali ve tescil talebinde bulunması mümkün olmayıp davacının ancak üyeliğinin tespitini talep edebileceğini, davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebinin hukuki olmadığını, Hukuki nedeni bulunmayan tapu iptali ve tescil talebinin bu anlamda da reddi gerektiğini, aynı nedenlerle tazminat talebinin de reddi gerektiğini, davacı tarafından üyeliğine ilişkin herhangi bir kayıt, belge veya herhangi bir delil sunulamadığını, davanın davacının soyut iddiasına dayalı olarak açıldığını, dava dilekçesinde bu hususta gerekli açıklamaların yer almadığını, soyut iddiasını destekleyen delilin de bulunmadığını, davacı tarafın iddialarına dayanak olarak herhangi bir kayıt ve delil bildiremediğini, bu anlamda yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğini, bu nedenle HMK'da belirtilen koşulları taşımayan davacının tedbir talebinin kabul edilmesinin yerinde olmadığını, tedbir kararına itiraz ettiklerini ve kaldırılmasını talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle öncelikle tedbir kararına itirazlarının kabulü ile HMK gereği koşulları oluşmayan tedbir kararının kaldırılmasına, davacının haksız ve hukuki temelden yoksun davasının zamanaşımı, usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptali tescil olmadığı takdirde rayiç değerin tazmini istemine ilişkindir.Davacı taraf özetle; davalı kooperatifin üyesi olduğunu, ...

1.Noterliğinin 21.12.2008 tarih ve ... yev.nolu kura çekiminde 51.sırada yer aldığı bilgisine ulaşıldığını ve kura çekiminde "... ili, ... ilçesi, ... mh.136 ada, 4 parsel sayılı" taşınmazın kendisine isabet ettiğini belirterek tapu iptali tescil olmadığı takdirde rayiç değerin tazminini talep etmiştir. Davalı kooperatif ise özetle, kooperatif kayıtlarında davacı ... ile ilgili yapılan inceleme ve araştırmalarda davacının kooperatif üyesi olduğuna ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığını, davacının kooperatif üyesi olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce davaya konu taşınmazın tapu kayıtları celp edilmiş, ... ... ... Kooperatifinin ... ... Mah. 136 Ada 4 Pafta 200,30 m2 Arsa ‘nın 06.06.2008 tarihinde İmara açılarak edindiği,20.02.2024 tarihinde ferdileşme ile terkin edildiği, 20.02.2024 tarihinde ...’ın satın alarak edindiği,11.09.2024 tarihinde satarak terkin ettiği, 11.09.2024 tarihinde ... Gayrimenkul Yatırım A.Ş. nin satın alarak edindiği,11.09.2024 tarihinde satarak terkin ettiği, 11.09.2024 tarihinde ... ‘ın satın alarak edindiği görülmüştür. Mahkememizce, davaya konu taşınmazda keşif yapılarak Harçlar Kanunu 16. Mad. Gereğince dava değerinin tespiti ile belirlenen değer üzerinden Harçlar Kanunu 30. Mad. Gereğince eksik harcı tamamlandığı görülmüştür. Mahkememizce, davalı kooperatife ait kayıtlar celp edilerek, dosyanın bilirkişiye tevdii ile, dava dosyası, celp edilen deliller ile davalı kooperatif kayıtları üzerinde yerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının kooperatif kanunu çerçevesinde üyelik durumunun ve davaya konu edilen alacağın niteliği de değerlendirilerek taraf iddia ve savunmaları kapsamında rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 16/10/2025 tarihli raporun düzenlendiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Dava, kooperatif ortaklığına dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat istemine ilişkindir. ... kooperatifleri aidat ödeme yükümlüğünü yerine getiren ortaklarına kullanılabilir durumdaki bir daire tahsisle yükümlüdür. Kooperatif anasözleşmesinin 62. maddesi uyarınca, konutlar maliyet bedelleri kesinleştikten sonra ortaklar veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kur'a ile dağıtılır. Konutların anasözleşmenin 59/2. maddesine göre ortaklara dağıtılması halinde kur’aya başvurulmaz. Bu durumda, bir konutun ortağa tahsis edildiğinden söz edilebilmesi için ya kura sonucu konutun tahsis edilmiş olması veya konutların genel kurulca belirlenecek esaslar dahilinde ortaklara dağıtılmış olması ve genel kurulun bu dağıtımı açık veya zımni olarak onaylaması gerekir.Her ne kadar davacı tarafça, ...

1.Noterliğinin 21.12.2008 tarih ve ... yev.nolu kura çekiminde "... ili, ... ilçesi, ... mh.136 ada, 4 parsel sayılı" taşınmazın kendisine isabet ettiğini belirterek tapu iptali tescil talebinde bulunmuşsa da, davalı kooperatif defter ve kayıtlarının incelenmesinde davacı ...’ün kooperatif kayıtlarında üyelik kaydının bulunmadığı, üyelikten çıkışına ait yada başka bir kararın da bulunmadığının tespit edildiği, 02.09.2000 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının hazirun cetveli incelendiğinde hazirun listesinde ...'ün yazılı olduğu ve imza kısmında imza atılı olduğu görüldüğü, takip eden diğer olağan -olağanüstü genel kurul toplantısı hazirun cetvellerinde ise ... 'le ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı, ... 'ün ... ... ... Kooperatifine 29.01.2024 tarihinde 33.000,00 TL ödeme yaptığı; 30.01.2024 tarihinde de iş bu davayı açtığı, davalı kooperatif tarafından ... 'e 02.02.2024 tarihinde ödeme iadesi açıklamasıyla 33.000,00 TL'nin iade edildiği, ...’ün davalı kooperatife başka bir ödeme yaptığına dair bir kaydın ya da belgenin ibraz edilmediği, kooperatif ortağı olmak için ana sözleşmedeki hükümlerin kabul edilerek yönetim kuruluna yazılı başvuruda bulunulması ve yönetim kurulunca bu konuda karar alınması zorunlu olup, salt genel kurul toplantısına katılmanın yasal olarak ortaklık sıfatı vermeyeceği, sonuç olarak davacının kooperatif üyeliğini ispat edemediği anlaşılmakla, Mahkememizce davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 28.274,48-TL harçtan mahsubu ile bakiye 27.542,48-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 134.295,84-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

5.Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog