8. Hukuk Dairesi 2024/3316 E. , 2025/7318 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Emet Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davacısı ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Kütahya ili .... ilçesi ..... köyü çalışma alanında bulunan 1 45... parsel sayılı taşınmaz devletin hüküm tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirterek, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) açıklanan orman tanımına uygun olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 5 inci maddesi gereğince Orman vasfıyla Hazine adına 1.935.810,57 metrekare yüzölçümü ile tespit ve11.08.2015 tarihinde kesinleşerek tescil edilmiştir. 73 nolu Orman Kadastro komisyonu tarafından yapılan ve 04.02.2019 tarihli, ....yevmiye nosu ile tescil gören 6831 sayılı Kanun ve 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulamaları çalışmalarında dava konusu yer “orman” olduğu gerekçesiyle orman sınırı içinde bırakılmış, orman sınırları dışına çıkarılmamış ve 2/B uygulamasına tabi tutulmamıştır.
2.Asıl ve birleşen davacıları dava dilekçelerinde özetle; Kütahya ili .... ilçesi .... köyünde bulunan 1 45... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları esnasında orman vasfıyla Hazine adına yapılan tespitine itiraz ettiklerini, bu parselin içerisinde yaklaşık 5.000 metrekare büyüklüğünde, atalarından kalma ve kendilerince imar-ihya edilmiş tarlalarının bulunduğunu ileri sürerek, 1 45... parsel sayılı taşınmazın tespitine yapılan itirazlarının kabulü ile bu taşınmazın sınırları içinde kalan, kendilerine ait alanın ayrı ayrı adlarına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, harcın eksik olup tamamlatılması gerektiğini, idarenin pasif husumet ehliyetinin olmadığını ve bu nedenle davanın esasa girmeden reddedilmesi gerektiğini; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu için kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanılamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu Kütahya ili .... ilçesi .... köyü ark kenarı mevki 1 45... parsel sayılı taşınmazın evveliyatının orman içi açıklık olduğu, bu yerler zirai arazi olarak gösterilmiş ise de orman toprağı olarak sayıldığı ve dava konusu taşınmazın tamamının 6831 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik maddeleri gereğince orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı ve orman sayılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanımının mümkün olmadığı" gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl ve birleşen davanın davacıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davanın davacısı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; asıl ve birleşen davacıların murislerine ait tapulamadan önce ... ve ....’a ait vergi kayıtlarının bulunduğu halde İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, eski kayıtlar olduğundan ulaşılamamasının söz konusu olduğunu, taşınmazın 6495 sayılı Kanun kapsamında gerçekleştirilen Orman Kadastrosu sırasında orman üzerine hatalı olarak tescil edildiğini, müvekkilinin bu durumu 73 Nolu Orman Kadastro Başmühendisliği tarafından 6831 sayılı Kanun ile 2/B kapsamında yapılan kadastro düzenlemesi sırasında kadastro tespit tutanaklarının 21.11.2018 tarihinde köy muhtarlığı tarafından askıya alınması ile fark ettiğini, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla müvekkilleri ve üst soyları tarafından kazanılmış olduğunu, davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12.
maddesinin üçüncü fıkrasına dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl davanın davacıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden asıl davanın davacılarından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.