T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şirketim aleyhine ----sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış ve kesinleşmiştir. Şirket, banka hesaplarına konulan haciz blokeleri neticesinde takipten haberdar oldum. İcra takibine dayanak gösterilen iddia edilen borç ilişkisi, tarih itibariyle imza yetkimin olmadığı bir dönemde imzalanmış ve sonrasında ilgili şahsın işlem yapmasından vazgeçtiği bir süreç olmuştur. Şirket imza sirkülerinde yetkili olmayan kişilerin şirket adına borçlandırıcı işlem yapması Türk Ticaret Kanunu uyarınca geçersizdir.
Davalı taraf ile şirket arasında hiçbir mal veya hizmet alımına dayalı ticari ilişki bulunmamaktadır. Şirket kayıtlarımızda davalı adına düzenlenmiş bir fatura, sevk irsaliyesi veya cari hesap kaydı mevcut değildir. İlgili şahıs sözleşme kurmak adına işlem yapmış ama sonrasında; sürecinden vazgeçmiştir. Vazgeçme beyanları telefon yazışmalarında mevcut olup; bu sebeple ticari bir ilişki oluşmamıştır. Şirket banka hesaplarına davalı tarafından aktarılmış herhangi bir nakit bedel de bulunmamaktadır. Alacak iddiası tamamen mesnetsiz ve kötü niyetlidir. Şirket hesaplarına konulan blokeler nedeniyle personel maaşları, kira ve tedarikçi ödemeleri yapılamaz hale gelmiş, ticari itibarımız ağır zarar görmüştür. İleride telafisi güç zararlar doğmaması adına; o Öncelikle teminatsız olarak, o Mahkeme aksi kanaatte ise borç miktarını karşılayacak değerdeki şirket aracının (Plaka: ----) teminat olarak kabulü ile, takibin durdurulmasına ve banka blokelerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ederiz.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) maddesinin birinci fıkrası "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü düzenlemiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Dava şartı olarak arabuluculuk ana ve alt başlıklı 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.) maddesinin ikinci fıkrası "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü düzenlemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Dava Şartları Dava şartları ana ve alt başlıklı 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası "(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." ve Dava şartlarının incelenmesi başlıklı 115 nci maddesinin ikinci fıkrası "(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmünü düzenlemiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesi kapsamında, menfi tespit davasında davacı tarafça dava şartı arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı anlaşıldığından davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Arabuluculuk Dava Şartı Yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 3.563,02 TL harcın mahsubu ile bakiye -2.831,20 TL’nin talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,Dair, davacı tarafın yokluğunda, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.