Esas No
E. 2025/507
Karar No
K. 2026/138
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/507 Esas
KARAR NO: 2026/138 Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 17/06/2025
KARAR TARİHİ: 19/02/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 18/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

TALEP

Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, Davalıya ait, dava dilekçesi ve delil listesi ekinde sunulan listede belirtilen ... plakalı araç ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, borçlunun, ödeme emrinde belirtildiği şekilde bir borcunun olmadığı gerekçesi ile müvekkili şirkete borcu olmadığını öne sürmek suretiyle borcun tamamına itiraz ettiğini, itiraz konusu alacak hakkında takibin devamı amacıyla işbu davanın ikame edildiğini, yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğunu, itirazın iptalinin gerektiğini, yapılacak yargılama neticesinde davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile alacağın Reeskont Avans faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına ve emsal kararlarda da hükmedildiği şekilde borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibinin hukuki dayanağı bulunmadığını, haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek itirazın iptali davası açıldığını. Ancak icra dosyası ve dava dilekçesi incelendiğinde, takibe dayanak herhangi bir yazılı belge, sözleşme ya da somut delil sunulmadığı; takibin yalnızca genel ve soyut iddialara dayandırıldığını. Takipte dayanak belge bulunmaması nedeniyle davalının borçlu olduğunun ispat edilemediği, bu durumun itirazın iptali davasının reddini gerektirdiğini. Yargıtay içtihatları uyarınca itirazın iptali davalarında alacağın ve takibin dayanağının yazılı delillerle ispatının zorunlu olduğu, icra takibinde ileri sürülmeyen veya takibe dayanak yapılmayan belgelerin sonradan davada ileri sürülemeyeceğini. Ayrıca alacaklının ispat yükünü yerine getiremediği, bu nedenle davacının talebinin kabulünün mümkün olmadığı, itirazın iptali davasının reddi gerektiği ve itirazlarında haklı olduklarını, neticede davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, Davalıya ait aracın davacı şirket tarafından işletilen köprü ve otoyollardan ihlalli geçtiği iddiasından kaynaklı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 25/04/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.

Dosya kapsamında bulunan Küçükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 8.500,00-TL toplam alacağı yönünden 04/03/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak davalıya ait aracın ... otoyolundan ihlalli geçişleri gösterildiği, davalı tarafından 11/02/2025 tarihinde söz konusu takipteki borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine yönelik itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.

Uyuşmazlık, Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık noktalarının davalının icra takibine konu köprü ve otoyol geçişlerinin ihlalli olup olmadığı, davacı tarafça yasal mevzuata uygun şekilde ceza tahakkuk ve bildiriminde bulunup bulunmadığı, davalının ihlalli geçişe ilişkin idari para cezası ödemesinin mevzuata uygun olup olmadığı, uygun ise ödenecek miktarın tespiti hususlarında toplandığı tespit edildi.

Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve davalı şirketin hangi aracının veya araçlarının gişelerden hangi zaman diliminde ihlalli geçiş yaptıklarına dair ihlalli geçişine ilişkin CD ile davalının sunduğu hesap hareketleri ile tüm dosya kapsamına göre tespit edilen uyuşmazlığın çözümü için dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 25/12/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Yukarıda da açıklandığı üzere, ... otoyolunda çıkış gişelerinin tamamı bariyerli yapıdadır. Bu nedenle, İhlalli Geçiş Bildirim Formları araç sürücülerine tebliğ edilmeden / ihlalli geçiş bildirim formu butona basılarak araç sürücüsü tarafından alınmadan bariyerlerin açılması teknik olarak mümkün değildir. Bu husus birlikte değerlendirildiğinde, ihlalli geçişlerin gerçekleştiği tarihlerde bildirimlerin araç sürücülerine yapıldığı kanaatine varılmıştır, Öte yandan, ihlalli geçişlere konu gişelerde yapılan HGS/OGS tahsilatları bakımından davacı işletmeye herhangi bir kanuni yükümlülük yüklenmediği; bu konuda davacıya sorumluluk veren bir yasal düzenleme veya taraflar arasında yapılmış bir protokol bulunmadığı tespit edilmiştir.

Zira, HGS/OGS sözleşmeleri araç sahibi ile ilgili banka veya PTT arasında kurulmakta olup, bu kapsamda sistemsel bakiye sorgulama ve tahsilat işlemleri davacının sorumluluğunda değildir. Açıklanan nedenlerle, davacının alacak talebinin haklı ve yerinde olduğu kanaatine ulaşılmıştır, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına konu takibin, 5 ayrı ihlalli geçiş bakımından, 1.700,00 TL. geçiş bedeli ile 6.800,00 TL. ceza bedeli olmak üzere toplam 8.500,00 TL üzerinden, davalı ... San. ve Tic. Ltd.Şti. adına devam edebileceği" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. “...ödeme emrine takip dayanağı belgenin eklenmemiş olması takip hukukunu ilgilendirir. Alacaklı, itirazın iptali davası açtığı takdirde, alacaklının elinde İİK m. 68 maddelerinde belirtilen belgelerden birisi olabilir ya da olmayabilir...Takip talebinde borcun sebebinin belirtilmediği, herhangi bir dayanak belgenin takibe eklenmediği, davalı tarafa takip konusu ile ilgili ödeme emri ekinde bir belge tebliğ edilmediği, davalı borçlunun bu nedenle takibe itirazında haklı olduğu” belirtilerek, itirazın iptaline davasının reddine karar verilemeyeceği, mahkemece işin esasına girilerek davacının ve davalının karşı delilleri toplanarak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği” (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 15.02.2016 Tarih, 2015/18122 Esas, 2025/180 Karar.)

Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25.05.2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16.05.2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.

Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.

Dosya tüm deliller, yasa hükmü, içtihatlar ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Öncelikle davalının usule ilişkin itirazlarının incelenmesi gerekmiştir. Davalının geçiş ihlaline ilişkin başlatılan takipte hangi aracın hangi tarihte geçiş yaptığına ilişkin açıklamanın yer almaması ve takibe dayanak belgenin de sunulmadığı, birden fazla araçları olduğu ve bu nedenle hangi aracın geçiş ihlali yaptığının denetlenemediğinden itiraz etmek zorunda kaldıkları, emsal kararlar dikkate alınarak davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiş olup bu itirazlar bakımından dosya incelendiğinde de, davacının takibe dayanak belge sunmadığı, takip talebi ve ödeme emrinde de "... otoyolundan geçiş ihlali" şeklinde açıklama yer aldığı anlaşılmaktadır.

Takip talebinde takip dayanağı belge ve borcun sebebinin her ikisinin de eksik olması halinde, icra dairesince alacaklıya eksikliği tamamlaması için uygun bir süre verilmesi gerekir; aksi halde talep reddedilmelidir. Ancak bu eksikliğe rağmen icra dairesince borçluya ödeme emri gönderilirse; borçlu ödeme emrine karşı yedi gün içinde işlemin kanuna aykırılığına dayalı olarak şikâyet yoluna başvurabilir (İİK m. 16, I) Takip talebinde belgeye dayanılmamasının önemi kendisini, icra mahkemesince incelenen itirazın kaldırılması yolunda göstermektedir. İtirazın kesin kaldırılması yolunun aksine itirazın iptali davası genel hükümlere göre açılan ve görülen bir davadır. İtirazın iptali davası itirazın hükümden düşürülmesi amacıyla açılan ve bu yönüyle takiple bağlantılı bir dava olsa da alacağın varlığı ya da yokluğu HMK’daki usul hükümlerine göre incelenir. Bu davada verilen hüküm daha sonra maddi anlamda kesin hüküm etkisine de sahip olmaktadır. Dolayısıyla her ne kadar etki ve takip içindeki fonksiyonu itibariyle icra takibiyle bir kesişimi olsa da itirazın iptali davasında öncelikle alacağın varlığı hakkında genel hükümlere göre yargılama yapılır.( Özler Ercan, Meltem: "Takip Talebinde Dayanılmayan Belgenin İtirazın İptali Davasında İleri Sürülüp Sürülemeyeceği Üzerine" AkdHFD, Haziran 2025 , C. 15 , S. 1, s. 393. )

İtirazın iptali davasını inceleyen mahkeme genel hükümlere göre davayı inceleyeceği için genel ispat ve delil kuralları bu davada geçerlidir. İtirazın hükümden düşürülmesi üst başlığı ile İİK m. 67/1’de yer alan itirazın iptali davasına ilişkin düzenleme de “genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle” ibaresiyle bu durumu doğrulamaktadır. Hükmün bütününe bakıldığında takip talebine, buradaki alacağa ve belgeye bağlılık doğrudan anlaşılabilir bir husus değildir. Sadece icra inkâr veya kötü niyet tazminatının tespitinde, takip talebi veya davadaki talebin esas alınacağı düzenlemesi ile tazminat için açıkça takip talebinin veya davadaki talebin esas alınması gerektiği düzenlenmiştir. ( Özler Ercan, Meltem: "Takip Talebinde Dayanılmayan Belgenin İtirazın İptali Davasında İleri Sürülüp Sürülemeyeceği Üzerine" AkdHFD, Haziran 2025 , C. 15 , S. 1, s. 398. )

Yukarıda bahsi geçen açıklamalar ışığından davalının itirazları somut olay bakımından incelendiğinde; davacı takibe dayanak belge göstermemiş ise de takip talebinde "... otoyolundan geçiş ihlali" şeklinde açıklamada bulunmuş olup İİK 16 uyarınca icra dairesince alacaklıya eksikliği tamamlaması için uygun bir süre verilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeksizin ödeme emri düzenlenmiş olup icra dosyasında bu husus şikayete konu olmamıştır. Yargıtay ... Hukuk Dairesi, 15.02.2016 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamında da bahsedildiği gibi bu husus takip hukukunu ilgilendirmekte olup mahkememizde görülen dava itirazın kaldırılması değil itirazın iptali davası olup davacı dava dilekçesi ekinde geçiş ihlaline ilişkin delillerini bildirmiştir. Dolayısıyla, takip talebinde gösterilmeyen belgeler itirazın iptali davasında delil olarak ileri sürülmüş ise de takip talebindeki açıklama ile uyumlu belgeler sunulmuş olup davalının savunma hakkını kullanmasına etki edecek nitelikte değildir. Davacı itirazın iptali değil de alacak davası açmış olsa idi aynı belgelerle karşılaşacak olması da savunm yapmasına engel değildir. Her ne kadar davalı tarafça aksi yönde Yargıtay ... Hukuk Dairesinin kararları sunulmuş ise de, bu kararlarda "borcun sebebinin bildirilmemesi" ne ilişkin olduğu, mahkememiz dosyasında borcun sebebinin açıkça "".... otoyolundan geçiş ihlali" şeklinde açıklandığından somut olaya uygulanması mümkün değildir.

Davacının özel hukuk hükümlerine tabi ticari şirket olduğu, davacıya, 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için farklı hukuki rejim ve usulleri düzenleme yetkisi verildiği, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, ihlalli geçiş halinde geçiş ücretinin mutlaka geçişi izleyen 15 (on beş) gün içerisinde ödenmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre de davalı adına kayıtlı araçlar ile gerçekleştirilen ihlalli geçişler nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin usulüne uygun olduğu, 5 ayrı ihlalli geçiş bakımından, 1.700,00 TL. geçiş bedeli ile 6.800,00 TL. ceza bedeli olmak üzere toplam 8.500,00 TL üzerinden devam edebileceği tespit edilmiştir.

Alınan rapor, davalının geçiş ihlalleri ve cezanın HGS/OGS sisteminde davacının gişe geçiş ücretini karşılar bakiyesinin bulunmaması oluşu da dikkate alındığında davacının davasını raporda tespit edilen miktar bakımından ispatladığı anlaşılmakla İİK 67/I uyarınca davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.

İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Takip talebine, alacağa ve belgeye bağlılık icra inkâr veya kötü niyet tazminatının tespitinde esas alınması gerektiği, bu hali ile davalının takibe itirazı da dikkate alınarak İİK 67/2 şartları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,

1.Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 8.500,00-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.İcra inkar tazminat talebinin İİK'nın 67/2. maddesi şartları oluşmadığından reddine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.318,30-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 8.342,50-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6.Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)

7.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,

8.Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 8.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog