Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/6430 E.  ,  2025/7157 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2023/705 Esas, 2024/343 Karar

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.03.2024 tarih, 2023/1402 E.,2023/1540 K. sayılı ilamı ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu karar davacı vekilince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Dava, şirket ihyası istemine ilişkin olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.07.2025 tarihli, 2024/11-251 E., 2025/468 K. sayılı kararı ile ihya davaları çekişmesiz yargı işi olarak kabul edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 382. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinin çekişmesiz yargı işleri bakımından verdikleri kararlara karşı, 6100 sayılı Kanun’un 362/1-ç hükmü uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. Bu durumda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

KARAR

Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. K A R Ş I O Y Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, ihya davalarının çekişmesiz yargı işi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhya davaları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547. maddesinde ek tasfiye adıyla, geçici 7. maddesinde ise ihya adıyla düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’un “ek tasfiye” kenar başlıklı 547. maddesi ile normal olarak tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin tasfiye dışında kalan mal varlığı, alacağı veya borcunun olması halinde, ek tasfiye için şirketin yeniden ticaret siciline tescili düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un geçici 7. maddesi ile ise, sermayesini yeterli seviyeye kadar artırmayan şirketlerin, münfesih olan şirketlerin, aralıksız beş yıl üst üste olağan genel kurullarını yapmayan şirketlerin, tasfiyesi genel kurulca onaylanmayan şirketlerin ve herhangi bir nedenle dağılmış kooperatiflerin bu maddede öngörülen prosedürle ticaret sicil müdürlüklerince ticaret sicilinden terkin edileceği, ancak hukuki menfaati bulunanlarca şirketin ihyasının mahkemeden istenebileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesinde düzenlenen ihya davası sadece terkin işlemini yapan ticaret sicil müdürlüğüne karşı açılabilmektedir. Burada, idari bir otorite olan ticaret sicil müdürlüğünün bir işlemi dava konusu edilmektedir. O nedenle, bu davada idari işlem mahiyetinde olan terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı ile birlikte davacının hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Şayet adli yargı kapsamında olan ticaret mahkemesinin görevli olduğunu düzenleyen bir hüküm olmasa idi bu dava idari yargı merciilerinin görevi içinde kalacaktı. O nedenle bu davanın çekişmesiz bir yargı işi olduğunun kabulü doğru olamaz. Bir an için, bu hüküm kapsamındaki davanın çekişmesiz yargı işi olduğu düşünülse bile, eldeki davalarda davalı ... Sicil Müdürlüğü terkin işlemlerinin doğru olduğunu ileri sürerek davaların esastan reddini istemiştir. O nedenle, çekişmesiz yargı işlemi olduğu kabul edilse bile davalı vermiş olduğu cevap dilekçesiyle davayı çekişmeli hale getirmiştir. Çekişmesiz yargıyı düzenleyen 6100 sayılı Kanun’un 382. maddesinde çekişmesiz yargı işi sayılabilme kriterleri düzenlendikten sonra, devam eden hükümlerinde tüm hukuk dallarında çekişmesiz yargı işleri örnek mahiyetinde sayılmıştır. Bu bağlamda ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri ise ikinci fıkranın (e) bendinde örnekseme yöntemiyle gösterilmiştir. Bu maddenin birinci fıkrasında ise; ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller ve hakimin resen harekete geçtiği hallerden herhangi birinin söz konusu olduğu işler çekişmesiz yargı işi olarak düzenlenmiştir. Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğin de, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesinde düzenlenen ihya davası çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmamıştır. Diğer taraftan, anılan maddede düzenlenen ihya davası terkin işlemini yapan ticaret sicil müdürlüğüne husumet yöneltilmek suretiyle açılmakta, davacının daima bir hakkı bulunmakta, terkinin uygun olup olmadığı hususu taraflar arasında daima uyuşmazlık konusu oluşturmakta olup bu davada hakimin resen araştırma yapması da söz konusu değildir. O nedenle bu davaların çekişmesiz yargı işi olmadığının kabulü daha doğru olmaktadır. Bu nedenlerle, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesinde düzenlenen ihya davasının çekişmesiz yargı işi değil, şimdiye kadar Dairemizin kabulünde de olduğu üzere, husumet yöneltilmek suretiyle açılması gereken çekişmeli yargı kapsamında bir dava olduğu ve dolayısıyla TEMYİZ İNCELEMESİNİN YAPILMASI gerektiği görüşünde olduğumdan, bu davanın çekişmesiz yargı işi olduğu ve dolayısıyla temyiz yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin REDDİ yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog