T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/406
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:10/12/2025
NUMARASI:2025/349 Esas - 2025/916 Karar
Birleşen Dava( İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/684 Esas sayılı dosyası)
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ihyasını talep ettiği "Tasfiye Halinde ... Şirketi'' (Mersis No: ...-...-...-...) şirketinde çalıştığı, Müvekkili adına hizmet tespiti talepli açmış olduğu iş bu dava İstanbul Anadolu 48. İş Mahkemesinin 2024/494 E. Sayılı dosyasının derdest olduğunu dosyadan ihyasını talep edilen şirkete tebligat yapılamaması üzerine ilgili şirketlerin sicil kaydının terkin edildiğini öğrendiği, bu sebeple ilgili şirketlerin bahsi geçen davaya taraf olarak eklenebilmesi için ihya davası açılmak üzere tarafına yetki verildiği, İstanbul Anadolu 48. İş Mahkemesinin 2024/494 E. Sayılı dosyasının davanın görülebilmesi için Tasfiye Halinde ... Şirketinin ticaret sicil kaydının ihya edilmesi gerektiği, ... tarafından Tasfiye Halinde ... Şirketinin ihyasıyla ticaret siciline tekrar tesciline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, Türk Ticaret Kanunu m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığı, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiği, Tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğu, Olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığı, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğundan bahisle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava yönünden dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ihyasını talep ettikleri Tasfiye Halinde ... Şirketinde (Mersis No: ...-...-...-...) çalışmış olduğunu, müvekkili adına hizmet tespiti talepli açmış oldukları davanın İstanbul Anadolu 48. İş Mahkemesinin 2024/494 E. Sayılı dosyasının derdest olduğunu, işbu dosyadan ihyasını talep ettikleri şirkete tebligat yapılamaması üzerine ilgili şirketlerin sicil kaydının terkin edildiğini öğrenmiş olduklarını, bu sebeple ilgili şirketlerin bahsi geçen davaya taraf olarak eklenebilmesi için ihya davası açılmak üzere taraflarına yetki verilmiş olduğunu, TTK geçici 7. Maddenin 16. fıkrasında “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü olduğu, İstanbul Anadolu 48. İş Mahkemesinin 2024/494 E. Sayılı dosyasın açmış oldukları davanın görülebilmesi için Tasfiye Halinde ... Şirketinin ticaret sicil kaydının ihya edilmesinin gerekmekte olduğunu, bu nedenle işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, ihya davası taraflarınca ikame edilmiş olduğu, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/349 Esas sayılı dosyası ile görülmekte iken mahkemece 09/07/2025 tarihli duruşmanın ara kararı ile ;"Tasfiye Memuru ...'a karşı birleştirme talepli ihya davası açmak üzere davacı vekiline süre verilmesine," kararının verilmiş olduğu, bu nedenlerle İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/349 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiğinden dosya incelendi.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece "..Asıl ve birleşen dosya bakımından davanın kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 12107-8 sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ...Şti , İstanbul Anadolu 48. İş Mahkemesinin 2024/494 esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ticaret siciline kayıt ve tesciline, Tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle Mahkemece, TTK m. 547/2 uyarınca ek tasfiye/ihya koşullarının oluştuğu kabul edilerek şirketin sicile yeniden tesciline ve tasfiye memuru olarak ...’un atanmasına karar verildiğini, ihya kararının esasının istinaf konusu yapılmadığını, esas davada yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığını, buna karşılık birleşen dava yönünden, “tasfiye memurunun tüm tasfiye işlemlerini bitirmediği ve ihya davası açılmasına sebebiyet verdiği” gerekçesiyle davacı lehine 45.000,00 TL karşı vekâlet ücretine ve 1.318,30 TL harcın istinaf edenden alınmasına hükmedildiğini, istinaf başvurularının yalnızca birleşen dava bakımından bu fer’î hükümlere ilişkin olduğunu, ihya/ek tasfiye kararının esası kesinleşmek kaydıyla, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 10/12/2025 tarihli ve 2025/916 sayılı kararının birleşen dava yönünden;
6.bentte hükmedilen 45.000,00 TL karşı vekâlet ücretinin, 7. bentte hükmedilen 1.318,30 TL harcın ve birleşen dosya yargılama giderlerinin kaldırılmasına, bu kalemlerin davacı üzerinde bırakılmasına, İstinaf yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava,
TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.
TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir.(Yargıtay 11. H.D'nin 28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557) Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye halinde ....Şti 'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının, 19/09/2014 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açlına nİstanbul Anadolu 48. İş Mahkemesinin 2024/494 esas sayılı dosyası ile açılan davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmakla davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğu bulunmamaktadır. (Y11.H.D'nin 21/12/2023 tarih E:2023/6239-K:2023/7593 ).Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1.Tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN RE DDİNE,
2.Tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.Tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.13/03/2026