11. Hukuk Dairesi 2025/2718 E. , 2025/7329 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2003/36208 sayılı "... + şekil" ve 2001/16907 sayılı "..." ibareli markaları bulunduğunu, davalı tarafın müvekkilinin esas unsuru olan "..." ibaresini müvekkili şirketin izni ve belgisi olmaksızın kendi online satış kanalları dahil birçok internet sitesinde ve iş yerlerinde kullandığını, satılan ürünler üzerinden haksız kazanç elde ettiğini, buna ilişkin ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/487 D.İş sayılı dosyası ile davalı yana ait işyerlerinden birinde tespit yapıldığını ileri sürerek davalının markaya tecavüz teşkil eden fiillerinin önlenmesi ve durdurulmasına, markaya tecavüzün tespitine, davalının haksız rekabetinin tespitine, men'ine ve düzeltilmesine, 5.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının markasına tecavüz teşkil eden herhangi bir kullanımının mevcut olmadığını, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/487 sayılı değişik iş dosyasında davacının iddialarının doğruluğunu gösteren en ufak bir delil bulunmadığını, bilirkişi raporunda, davaya konu "... şekil" ve "..." markalarını ihtiva eden herhangi bir kullanımın tespit olunamadığının ifade edildiğini, davacının şekil markasının davacıya harfler üzerinde münhasıran hak sağlamayacağını, davaya konu markalardan "... şekil" markası bir şekil markası olup, kadın vücudu çizimi ihtiva ettiğini, müvekkili şirketin satışını yaptığı ... markalı ürünlerin ise ... isimli dünyaca ünlü futbol kulübü ile Nike markası işbirliği içerisinde üretildiğini ve müvekkiline ait spor eşyaları, sportif giyim ve spor ayakkabıları satışı yapılan "..." çatısı altında satıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının fiili markasal kullanımlarında "....+şekil" ibareleri ile birlikte "..." kısaltmasının yer aldığı, davalı kullanımları ile davacıya ait "..." markasının kıyaslanmasında, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "...+şekil" markasında "..." unsurunun ortak olmasına mukabil, davacı markasında yer alan şekil unsurunun boyut olarak harf kombinasyonundan büyük konumlandırılması çıplak kadın silüetinin yarım görünüşü şeklinde karakterize edilen ve markanın asli unsuru olarak konumlandırılan şekil unsurunun akılda kalıcılığı ve markanın bütüncül değerlendirme zorunluluğu karşısında karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, ayrıca davalının kullanmama definde bulunduğu, ispat yükü kendisinde olan davacının davaya dayanak markaları tescilli oldukları emtialar bakımından ciddi bir şekilde kullandığına dair yeterli delili dosyaya sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 08.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.