T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 27/05/2024 tarihli dilekçesiyle; davalılardan ...'e ait olup, kaza sırasında davalı ...'in sevk ve idaresindeki, ZMMS poliçesi de davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 16/01/2024 tarihinde trafik kazası yapması sonucu davacının yaralandığını, davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararı ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararına ve bakıcı gideri zararına uğradığını, ayrıca bu olay nedeniyle büyük bir acı ve üzüntü de yaşadığını, kusurun davalı tarafta olduğunu beyan ederek, davacının geçici iş göremezlik zararından dolayı 250 TL., sürekli iş görememezlik zararından dolayı 250 TL., SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararından dolayı 250 TL. ve bakıcı gideri zararından dolayı 250 TL. olmak üzere toplam 1.000 TL. maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalılardan sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini ayrıca, 500.000 TL. manevi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ... ve ... müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalılardan ... Sigorta A.Ş., öncelikle 2918 s. KTK.'nin 97. maddesi gereğince dava şartı yokluğu itirazı ile yetki ve müterafik kusur itirazında bulunmuş, davanın esastan da reddini istemiştir. Diğer davalılar vekilleri de davanın reddini istemiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin Konya Cumhuriyet Başsavcılığın ... E. sayılı dosyasına ilişkin ilgili belgeler ile ilgili hastanelerden tedavi belgeleri, sigorta şirketinden sigorta dosyasına ilişkin ilgili belgeler getirtilmiş, tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya yapılan ödeme ve bağlanan aylık olup olmadığı sorulmuş, taraf tanıkları dinlenilmiş, davalı tarafa ait aracın Uyap Trafik kaydı çıkartılmış, Selçuk Tıp Fakültesi bilirkişi heyetinden maluliyete ilişkin 10/12/2024 tarihli rapor, trafik bilirkişisinden 12/02/2025 tarihli kusur raporu ve tazminat bilirkişisinden de 02/05/2025 tarihli rapor alınmıştır.
Davacı vekili 23/10/2024 tarihli kısmi feragat dilekçesiyle, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ... Sigorta A.Ş. ile anlaştıkları için bu talep yönünden feragat ettiklerini ancak, diğer davalılar ... ve ...'e karşı poliçe limitini aşan kısım yönünden sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinin devam ettiğini, yine her üç davalıya karşı geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.
Davacı vekili 09/07/2025 tarihli talep arttırım dilekçesiyle, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 2.813.052,96 TL.'nin sigorta şirketi hariç diğer iki davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatı olarak da 287.017,72 TL.'nin bütün davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Maddi ve Manevi Tazminat" davasıdır. Somut olayda ; Davalılardan sigorta şirketi;
a)Öncelikle 2918 s. KTK.'nin 97. maddesi gereğince dava şartı yokluğu itirazında bulunmuş ise de, davacının davalı sigorta şirketine 16/03/2024 tarihinde başvurduğu, dilekçenin sigorta şirketine 18/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği belirlendiğinden, buna ilişkin dava şartı yokluğu itirazı reddedilmiştir.
b)Yetki itirazında bulunmuş ise de, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında davanın, zarar görenin yerleşim merkezinde de açılabilecek olması ve davacının yerleşim yerinin Konya olup, davanın da Konya'da açılmış olması nedeniyle, yetki itirazı reddedilmiştir.
c)Müterafik kusur itirazı yönünden, davacının motosiklet kullandığı sırada kazanın meydana gelmesi, kaza tespit tutanağının içeriğine göre davacının kask takmadığının belirlenmesi, Selçuk Tıp Fakültesi bilirkişi heyetinin 10/12/2024 tarihli raporuna göre de, davacının yüzünden de yararlanmış ve yüzündeki kemiklerin kırılmış olması nedeniyle, zararın artmasında davacının müterafik kusurunun bulunduğu kabul edilmiştir. Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan trafik bilirkişisinin 12/02/2025 tarihli raporuna göre; meydana gelen kazada davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu kabul edilmiştir. Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ; Maluliyet (sürekli iş gücü kaybı) yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından, bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerektiği kabul edilmiştir.
Konya BAM . HD.'nin 13/05/2025 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal kararına göre, "haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlere göre, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir."
Ancak, Yargıtay . HD'nin (Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair) 30/05/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı kararında, "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin kesin kararları arasındaki görüş ve uygulama UYUŞMAZLIKLARININ BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE" karar verilmiştir.
Yargıtay . HD'nin yukarıda yazılı emsal ve istikrar kazanmış içtihadı gereğince, ihtilaflara kazanın meydana geldiği tarihteki ilgili maluliyet yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının gerektiği sonucuna varılmış, bu nedenle Konya BAM . HD'nin uygulaması benimsenmemiştir. Davaya konu trafik kazası 16/01/2024 tarihinde meydana gelmiş olduğundan, yukarıda yazılı Yargıtay . HD'nin kararı gereğince dava konusu ihtilafa Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Terditli hazırlanan ve dosya kapsamına uygun görülerek Erişkinler İçin Engellilik Yönetmeliği hükümlerine göre hazırlanan kısmı hükme esas alınan Selçuk Tıp Fakültesi bilirkişi heyetinin 10/12/2024 tarihli raporuna göre; davacının geçici işgöremezlik süresinin 6 ay, bakıcı ihtiyacının 2 ay, sürekli işgücü kaybı oranının %32 olduğu ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin de 145.000 TL. olduğu kabul edilmiştir. Tazminat hesabı yönünden yapılan değerlendirmede ise; Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda da 2918 s. KTK'da ve 6098 s. TBK'da açık bir düzenleme bulunmadığından, bu kapsamda yapılacak hesaplama yönteminin de yüksek yargı kararlarıyla yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Konya BAM . HD.'nin 27/03/2025 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal kararına göre, "Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi gerekir."
Ancak Yargıtay HGK’nun 06.12.2022 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre ise, "Ülkemizde uzun yıllar 1931 tarihli PMF (Population Mesculine et Fèminine) adı verilen Fransa nüfus verisinden oluşturulan ve cinsiyet ayrımı olmayan Fransız Yaşam Tablosu kullanılmışken daha sonra Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesinin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” kadın ve erkekler için ayrı ayrı hazırlanmıştır.
Yaşam sürelerinin tespitinde kullanılan tablolar arasında farklılık bulunması tazminat miktarını önemli ölçüde etkilemektedir. Şöyle ki; PMF 1931 yaşam tablosu cinsiyet ayırımı gözetmeyen bir tablo olup, kadın-erkek ayrımı yapılmamıştır. Bu tabloda yeni doğan bir insanın ömrü ortalama 56,64 olarak kabul edilmiştir. Oysa TRH 2010 yaşam tablosunda çok yerinde olarak kadın ve erkekler için ikili bir ayrıma gidilmiştir. TRH 2010 yaşam tablosunda yeni doğan bir insanın ömrü kadınlarda 78,02 erkeklerde ise 71,93 olarak belirlenmiştir. Her iki tablo karşılaştırıldığında başlangıçta yaşam süreleri arasında 15 ilâ 22 yıl arasında değişen sürelerde farklar doğmakta, orta yaşlarda yaşam süreleri birbirine yaklaşmakla birlikte sonuç olarak muhtemel yaşam ve bakiye ömür sürelerinin PMF 1931 tablosunda daha az, TRH 2010 tablosunda daha fazla olduğu anlaşılmaktadır.
Hukuk Genel Kurulunda da hangi yaşam tablosunun esas alınması gerektiği yönündeki uyuşmazlık tartışılmış ve gerçek zarar hesabının özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesaplama olması nedeniyle gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekliliği karşısında bakiye ömür süresinin belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması gerektiği sonucuna varılmıştır (Hukuk Genel Kurulunun 02.12.2021 tarihli, ... E., ... K. ve 21.12.2021 tarihli ... E., ... K. sayılı kararları)"
Bu nedenle uygulama birliğinin sağlanması ve adalete olan güvenin korunması, farklı yerlerdeki zarar gören kişilerin farklı yaşam tablosu uygulamalarına maruz kalmalarının önlenmesi gibi sebepler ve hakkaniyet düşüncesiyle, daha güncel de olan TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının daha uygun olacağı sonucuna varılmış, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun uygulanmasına yönelik görüşü de benimsenmemiştir.
Tazminat bilirkişisinin (terditli hazırlanmakla birlikte) güncel asgari ücret oranları ile TRH 2010 yaşam tablosu ve Mahkememizce kabul edilen maluliyet ve kusur oranlarına göre hazırlanan kısmı hükme esas alınan 02/05/2025 tarihli raporuna göre de; davacının geçici işgöremezlik zararının 102.012,72 TL., sürekli iş göremezlik zararının 4.613.052,96 TL., sürekli bakıcı gideri zararının 40.005 TL., SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının ise 145.000 TL. olduğu belirlenmiştir.
Yukarıda yazılı gerekçelerle davacının müterafik kusuru nedeniyle bütün tazminatlardan %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında davacının isteyebileceği tazminatların; geçici iş göremezlik yönünden 81.610,18 TL., sürekli iş göremezlik yönünden 3.690.442,37 TL., bakıcı gideri yönünden 32.004 TL. ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri yönünden 116.000 TL. olduğu re'sen hesap edilmiştir.
Davacı tarafın 23/10/2024 tarihli dilekçesindeki kısmi feragat beyanlarından, davalı sigorta şirketi ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden anlaştıkları belirlendiğinden ve kaza tarihi itibariyle sigorta şirketinin ZMMS sürekli iş görememezlik poliçe limitinin 1.800.000 TL. olduğu anlaşıldığından, davacının davalı sigorta şirketinden 1.800.000 TL. sürekli iş görememezlik tazminatı aldığı kabul edilmiş ve sürekli iş görememezlik tazminatı yönünden sigorta şirketine karşı açılan davanın talep gibi feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının isteyebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının, müterafik kusur indiriminden sonra 3.690.442,37 TL. olup, 1.800.000 TL.'sinin de sigorta şirketinden tahsil edildiğinin kabul edilmesi ve mahsup edilmesi sonucu 1.890.442,37 TL. olduğu, davacının bu bedeli sigorta şirketi hariç diğer iki davalıdan isteyebileceği sonucuna varılmıştır.
Yine davacının geçici iş görememezlik, bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararlarının da müterafik indirim sonucu sırası ile 81.610,18 TL., 32.004 TL. ve 116.000 TL. olduğu belirlendiğinden bu bedelin bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacının fazlaya ilişkin talepleri müterafik kusur indirimi nedeniyle reddedilmiştir. Manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise ; Kazanın meydana geldiği tarih, davacının yaralanmasının derecesi, tarafların kusur durumu, istenilen manevi tazminatın miktarı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile manevi tazminatın amacı birlikte değerlendirilerek davacının manevi tazminat davasının tamamen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili dava ve talep artırım dilekçesinde maddi ve manevi tazminat taleplerine kaza tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini istemiş ise de, davalılardan sürücü ve işletenin sorumluluğu haksız fiile dayandığından, sürücü ve işleten yönünden hükmedilen tazminata talep gibi kaza tarihinden itibaren faiz yürütmek gerekmiştir.
Ancak, davacının davalı sigorta şirketine gönderdiği dilekçenin 18/03/2024 tarihinde tebliğ edilmesi ve 2918 s. KTK.'nin 99/1. maddesi gereğince sigorta şirketinin 8 iş günü sonra 29/03/2024 tarihinde temerrüte düşmesi nedeniyle, sigorta şirketi yönünden 29/03/2024 tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği kabul edilmiştir.
Davalı tarafa ait aracın hususi araç olması nedeniyle de faize de avans faizi olarak değil, yasal faiz olarak hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmış, fer'i nitelikteki fazlaya ilişkin faiz talepleri de reddedilmiştir. 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."
Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz."
Davalılardan sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince, davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketleri yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen, gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Her ne kadar 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu arabuluculuk giderlerinden davacının sorumlu olduğu düşünülmüş ise de; sigorta şirketleri yönünden dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulmasının gerekip gerekmediği konusunda, uygulamada farklılıklar bulunduğundan ve bu nedenle davacının hem davalı sigorta şirketine ve hem de arabulucuya başvurması makul görüldüğünden,
Mahkememizce ihtiyari sayılan ve kural olarak davacıya yükletilmesi gereken arabuluculuk giderlerinin, hakkaniyet ve adalet gereğince tacir olmayan davacı ile davalılardan sigorta şirketi arasında davanın kabul ve ret oranına göre dağıtılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Hem arabulucuk masrafları, hem genel yargılama giderleri ve bunun içerisindeki vekalet ücreti yönünden yapılan değerlendirmede ;
a)Müterafik kusur indirimi nedeniyle yapılan değerlendirmede; davanın reddedilen kısmına ilişkin olarak, Yargıtay . HD'nin ... E. ... K. sayılı emsal kararı gereğince müterafik kusur nedeniyle reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin dağıtılamayacağı, her üç davalının yargılama giderlerinin tamamı (ve sigorta şirketinin ayrıca arabuluculuk giderlerinin tamamı) ile hükmedilen tazminatlar üzerinden vekalet ücretlerinden sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmiştir.
b)Davalılardan sigorta şirketine karşı açılan ve feragat nedeniyle reddedilen sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; her ne kadar bu talep yönünden ve sigorta şirketine ilişkin olarak dava feragat nedeniyle reddedilmiş ise de, aslında sigorta şirketi yönünden bu talebin konusuz kaldığı, sigorta şirketinin dava açılmasına sebebiyet verdiği ancak, feragat halinde davanın konusuz kaldığına değil, feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak, adalet ve hakkaniyet prensipleri gereğince feragat nedeniyle reddine karar verilen bu kısım yönünden, davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilemeyeceği, sigorta şirketinin davacının yaptığı yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile 16/01/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle ;
a)Geçici iş göremezlik zararından dolayı 81.610,18 TL,
b)Bakıcı gideri zararından dolayı 32.004 TL,
c)SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararından dolayı 116.000 TL. olmak üzere toplam 229.614,18 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 16/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...
Sigorta A.Ş.'nin faiz yönünden sorumluluğunun temerrüt tarihi olan 29/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sınırlı olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
ç)Sürekli iş göremezlik zararı yönünden 1.890.442,37 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 16/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
d)Davacının davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye karşı sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden açtığı davanın feragat nedeniyle reddine,
e)Davacının davalılardan ... ve ... yönünden fazlaya ilişkin bütün maddi tazminat talepleri ile davalılardan ... Sigorta A.Ş. yönünden fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin maddi tazminat taleplerinin ve fer'i nitelikteki fazlaya ilişkin faiz taleplerinin ispat edilememesi nedeniyle reddine,
f)Davacının manevi zararından dolayı 500.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 16/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fer'i nitelikteki fazlaya ilişkin faiz taleplerinin reddine,
2.Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 2.620.056,55 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 178.976,06 TL. nispi karar ve ilam harcından, talep artırım harcı dahil peşin alınan 12.296,17 TL. harcın mahsubu ile kalan, 166.679,89 TL. harcın (davalılardan ...
Sigorta A.Ş.'nin harç yönünden sorumluluğunun 229.614,28/2.620.056,55 oranındaki miktarla sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan 8.386,60 TL. yargılama gideri, davacı tarafından maluliyet raporu için haricen yapılan 5.912,51 TL. yargılama gideri, gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan 60 TL. e-tebligat gideri ve tedavi dosyasının iadesi için 250 TL. yargılama gideri olmak üzere toplam 14.609,11 TL. yargılama gideri ile 12.296,17 TL. peşin harç olmak üzere toplam 26.905,28 TL. yargılama giderinin (davalılardan ...
Sigorta A.Ş.'nin yargılama giderleri yönünden sorumluluğunun 229.614,28/2.620.056,55 oranındaki miktarla sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine,
4.Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca,
a)Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı (2.120.056,55 TL.) üzerinden) davacı vekili için 314.807,92 TL. nispi vekalet ücretinin (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin yargılama giderleri yönünden sorumluluğunun 229.614,28/2.120.056,55 oranındaki miktarla sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine,
b)Manevi tazminat davasının kabul edilen kısmı (500.000 TL.) üzerinden) davacı vekili için 80.000 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan ... ve ...'den (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine,
c)Müterafik kusur indirimi nedeniyle reddedilen maddi tazminat yönünden, davalılar vekilleri için davalı lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
ç)Davalılardan ... Sigorta A.Ş. yönünden feragat nedeniyle reddedilen sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin kısım yönünden, sigorta şirketi vekili için davalılardan ... Sigorta A.Ş. lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6.Mahkememizce ihtiyari sayılan arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin davalılardan ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7.Kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin Meram Tıp Fakültesi Başhekimliğinden gönderilen tedavi dosyalarının ilgili hastaneye iadesine,
8.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile sigorta şirketi hariç diğer davalılar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/12/2025
Başkan Üye Üye Katip