Esas No
E. 2015/264
Karar No
K. 2018/221
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2015/264
KARAR NO: 2018/221
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 19/02/2015
KARAR TARİHİ: 28/02/2018

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı ... Vekilinin 19.02.2015 harç tarihli dava dilekçesi ile; müvekkili 13.10.2008 tarihinde ... Ltd. Şti. nin %50 ortağı olduğunu, şirketin iki ortaklı olup diğer ortağının ... olduğunu, her hissedarın 250 adet hisse sahibi olup toplam hissenin 500 olduğunu, şirketin gayri faal durumda olduğunu, 01.03.2006 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını o tarihten bu tarihe genel kurul toplantısı yapılamadığını, müvekkilinin şirket ortaklığından geldiği 13.10.2008 tarihinden bu yana aralarında bağ kalmadığını, ... ile uzun zamandır görüşmediklerini, şirkete ait kayıtların davalı ...'de kalması nedeniyle bu evrakların kötüye kullanıldığını ve bir takım irsaliye ve faturalar kesildiğini öğrendiklerini, diğer davalı ... Şti. nin feshini talep ettiklerini, ...'in Konya ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından kamu davası açılıp yargılandığını, şirketin cezai maddi ve manevi olarak zarara uğratıldığını, belirterek TTK m. 636/2. fıkraya göre şirketin feshinin gerektiğini, müvekkilinin şirketin feshi için tasfiye memuru olarak atanmasını istediklerini talep etmiştir.

Davalı ... ve ... Şti. vekilinin 05.05.2015 tarihli süresinde verilen cevap dilekçesinde; müvekkili ...'e karşı açılan davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet verenin davacı olduğunu TTK m. 636/3'e göre davacının şirket ortaklığından çıkarılmasını istediklerini, davacının müvekkiline ulaşmadığını, Konya ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan ... Esas sayılı dosyada müvekkilinin şirketteki faaliyetleri ile ilgili olmadığını, şirketin ... A.Ş'den ayrılan müvekkili tarafından 2006 yılında ...'de kurulduğunu, şirkette ortaklık dağılımın %40 ... %50... AŞ ve %10 ... şeklinde olduğunu, ... AŞ nin yetkilisi ...'ın müvekkilinden 1.000.000,00-TL tutarında hatır çeki istediğini, müvekkilinin bu hatır çekini ortaklarına verdiğini, ancak müvekkiline verdikleri söz tutulmadığından çekin bankalara verilmesiyle şirketin zor durumda kaldığını, müvekkilinin maddi sıkıntı içerisine girdiğini, davacının müvekkiline gelerek şirketin %50'sini almak istediğini belirtmesiyle bu teklifi kabul ettiğini, ... AŞ'nin hissesini aldığını, ...'inde ...'ın %10 luk payını devraldığını, böylece ... ve ...'in %50 hisse ile şirkete ortak olduklarını, ...'inde şirkete destek vermediğini, şirketin eski ortaklarının müvekkilinin imzası olmadığı halde sahte senetlerle ... Bank'tan kredi çektiklerini, böylece müvekkilinin haksız icra takiplerine maruz kaldıklarını Konya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında imzaya itiraz davası açıldığını ve bu davada 4 adet senetteki imzaların müvekkile ait olmadığının tespit edildiğini, bu davanın davalısı banka ve eski ortaklar aleyhine verilen karar üzerine Konya Cumhuriyet Başsavcılığında suç duyurusunda bulunulmuş, ancak Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca şikayet olanınlar hakkında değil müvekkili hakkında Konya ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında kamu davasının açıldığını, bu davanın devam ettiğini, ... Ltd Şti'nin SGK'ya borcunun bulunmadığını, vergi borçlarının yapılandırıldığını, belirterek davanın reddini , şirketin devamına ve davacının payının ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; davalı ... Ltd Şti'nin fesih ve tasfiyesi ile tasfiye memuru atanmasına ilişkindir. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir ... Ltd. Şti.'ne ait sicil kayıtları, Konya ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, şirketin SGK ve vergi borçlarının olup olmadığı konusunda yapılan incelemeler yapılmış ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Davacı taraf davalının şirketi ortağı olup gerçeğe aykırı satış işlemleri yapması nedeniyle şirketin fesih ve tasfiyesini ve tasfiye memuru olarak kendisinin atanmasını talep etmiş, davalı taraf ise davacının iddialarının yerinde olmayıp davacının şirketten çıkarılmasına (TTK m.636/3) karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce tarafların iddialarının değerlendirilmesi için deliller toplanarak bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Bilirkişi ... ve ...'den alınan 01.09.2016 tarihli raporda; Davalı şirketin defter ve kayıtlarının incelendiği, ancak 2009 yılı defter ve kayıtların dışında diğer belgelerin ibraz edilmediği, şirketin 500 hisseden oluşup 250 hissesinin ...'in 250 hissesinin ...'e ait olduğnu, şirket temsilcisinin ... olarak kayıtlandığı, 2009 yılının defter ve kayıtlarının da usulüne uygun tutulmadığı, şirketin 25.000-TL'den oluşan hisse değerlerinin ödendiği, şirketin 31.12.2009 tarihi itibariyle 115.083,09-TL zararda olduğu, şirketin 31.12.2012 tarihine kadar herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilemediğini, bilanço kayıtları incelendiğinde şirketin kuruluşundan itibaren 31.12.2009 tarihine kadar 516.503,86-TL zararının bulunduğu, real bilanço çalışmalarında da yapılan incelemeyle demirbaşların mevcut olmadığı, 2.239.799,56-TL 2009 kayıtlarında borçlu olarak yer aldığı, buna göre real değerlere göre yapılan hesaplamada 31.03.2016 tarihi itibariyle öz varlık toplamının 723.593,89-TL olup, davacının hisse değerinin ise 31.03.2016 tarihi itibariyle 361.796,95-TL bulunduğu, şirketin mevcut durumu itibariyle haklı sebeple feshinin mümkün olduğu, zira şirketin bu haliyle devam etmesinin mümkün olmadığı, TTK m. 636/3 fıkrasında yer alan şirketin feshi yerine başka bir çözüm tarzının ise borca batık olan şirketlerde özellikle iflas hali içinde bulunan bu tip davalı şirketlerde faaliyete devam etmesi mümkün olmadığından haklı sebeple feshin daha uygun olacağı değerlendirilmiştir.

Bu rapora karşı davacı vekili beyanda bulunmamış, davalı vekili ise 23.09.2016 tarihinde şirketin real değerlerinin eksik hesaplandığı, şirketin 2.314.705,67-TL ticari alacağı ile, diğer alacakları olan 126.500,00-TL'nin hesaplanmadığı, Konya ... İcra Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasıyla müvekkilleri lehine 1.347.647,00-TL tazminat alacağının bulunduğunu belirterek rapora itiraz etmiş yeniden ek rapor alınmasını talep etmiştir.

Davacı vekilinin 09.11.2016 tarihli beyan dilekçesinde davalının belirttiği dosyanın İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamlı icra takibi olduğunu, ancak bu takipte de şirketin borcundan dolayı hacizler bulunduğunu, bu nedenle şirketin herhangi bir gelirinin bulunmayacağını belirttiği belirlenmiştir.

Bilirkişilerin bu itiraz kapsamında verdikleri 04.07.2017 tarihli ek raporda; davalının itiraz dilekçesi ve davacının beyan dilekçesi ile İzmir ... İcra v ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; 1.364.247,00-TL asıl alacak üzerinden ... Bankası AŞ aleyhine ilamlı takip yapıldığı, ancak dosya üzerinde hacizler bulunduğu, dosyada tahsilat olmadığı, bu alacakların ve borçların değerlendirilmesiyle 2.661.789,91-TL menfi öz varlığının bulunduğu, davacının da 1.330.894,96-TL menfi öz varlığı hisse değerinin bulunduğu, kök raporda değişiklik yapılmasının gerekmeyeceği bildirilmiştir. Bu rapora karşı davacı vekilinin beyanında; davalı şirketin borca batık olması, şirketin faaliyetine devam etmesinin mümkün olmadığı ve iflas halinde bulunduğunu belirterek şirketin feshini talep etmiştir.

Davalı vekili 05.09.2017 tarihli beyanında; ...'nın faaliyetinin sona erdirildiğini bildirmiştir.

Mahkememizce yapılan değerlendirmeler ve alınan bilirkişi raporları incelenmeler sonucunda; Davacı ... ile davalı ...'in ortak olduğu, ... Şti %50'şer hisse değerine sahip olması ile birlikte şirketin birlikte yürütülme iradesinin bulunmadığı, her iki tarafın beyanından da şirketin kar elde etme amacının ortadan kalktığı, faaliyet göstermediği, bu halde şirketin faaliyetine devam etmesinde hukuken bir yararda bulunmadığı, ortaklık sıfatının ve ortaklığın beklediği amacın gerektirdiği el ve gönül birliğinin ortadan kalktığı, bu kapsamda TTK 636/2. maddesi uyarınca şirketin feshine karar vermenin gerekli ve zorunlu olduğu,

TTK 636/3. maddesi gereğince diğer çözüm yollarının somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı belirlenmiştir. Davalı ...'e karşı açılan davanın ise sadece şirkete husumet yöneltilmesi gerekli olup, ortağa karşı dava açılması mümkün olmadığından pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Davacının davasının kısmen kabulü ile

Taraflar arasındaki ilişkinin niteliği ve şirketin devamına hukuken imkan kalmadığı anlaşılmakla İzmir Ticaret Sicil Müd.’nün Merkez-... sicil no’suna kayıtlı ... Şti.’nin fesih ve tasfiyesine, Tasfiye memuru olarak şirket ortağı kayyım ...'in atanmasına, Talep olmadığından kayyım ücreti taktirine yer olmadığına, Davalı ... aleyhine açılan davanın ise pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddine, Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 35,90-TL harçtan dava dosyasına yatırılan peşin harç 27,70-TL'nin mahsubu ile eksik alınan 8,20-TL harcın davalı ... Şti.'nden alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvurma harcı 27,70-TL, peşin harç 27,70-TL, tebligat ve müzekkere masrafı 146,00-TL, bilirkişi ücreti 2.000,00-TL toplamı 2.201,40-TL yargılama giderinin davalı ... Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... tarafından yargılama gideri olarak yapılan tebligat ve müzekkere masrafı 15,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi gereğince belirlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin ... Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan 7/2. maddesi gereğince belirlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekili lehine davalı ...'e verilmesine,

HMK 333. maddesi gereği gider avansından artanın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2018 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog