8. Hukuk Dairesi 2025/4196 E. , 2025/7347 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Bolu ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 5 95... parsel sayılı 77.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2000 yılında idari yoldan arsa vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edildikten sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonucunda ifraz edilerek 11 68... parsel sayılı taşınmazın arsa niteliği ile ve beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca' Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak, 11 68... parsel sayılı taşınmaz arsa niteliği ile ve beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve üzerindeki yığma evin ... oğlu ....'a ait olduğu, 1992 yılından beri ... oğlu...'ın kullanımındadır.'' şerhi yazılarak Hazine adına tescil edilmiş bilahare ise, 2014 yılında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) kapsamında davalı ... Başkanlığına devredilmiş, 2018 yılında yapılan İmar çalışması sonucunda bu parseller 12 06... parsel olarak ... adına tapuya tescil edilmiş, 2020 yılında 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satış işlemi nedeniyle davalı ... adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir.
2.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve babasının ... Mahallesi .... yaylası mevkiinde 1990 yıllarından bu güne kadar kullanmakta oldukları yayla evi ve arazisi olduğunu, müvekkilinin babasının vefatından itibaren bu yayla evini ve arazisini kendisinin kullandığını, müvekkilinin 12.10.2017 tarihli dilekçesi ile .... Belediyesinden 6292 sayılı Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin değerlendirilmesi ve satışına ilişkin kanun gereğince, 1990'lı yıllardan bu güne kullandıkları ve hak sahibi oldukları taşınmazlarının, bedeli karşılığında kendisine satılmasını talep ettiğini, müvekkilinin .... Mal Müdürlüğünün yazısı ve belgeleriyle tekrar ....
Belediye Başkanlığına gittiğini ancak listede adının olmadığı gerekçesi ile talebinin işleme alınmadığını, hak sahibi olduğu ve yayla evinin bulunduğu arazinin 12 06... parsel sayısı ile başka bir kişiye satış işleminin yapıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde hak sahibi olduğunun tespitini, davalı ... tarafından diğer hak sahiplerine tanınan hakların tanınmasını ve aynı şartlarda satış işleminin yapılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın .... Belediyesi adına kayıtlı olarak bulunmakta olduğunu, hak sahipliği listesine göre ilgili kişilere tebliğler gönderilerek 6292 sayılı Kanun gereğince satışlarının yapıldığını, davaya konu taşınmazın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili kurum hakkında açılmış bulunan davanın öncelikle husumet bakımından reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Hazine ile ilgisinin olmadığının tespiti halinde davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini, dava açma sürelerinin geçtiğinin ve dava konusu taşınmazın niteliği gereği Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunun ve zilyetlikle kazanıma uygun olmadığının tespiti halinde davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ''dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun gereğince Belediye tarafından ...'a satıldığı, davacının ecrimisil ödemesi yaptığı, uzun yıllardır kullanımında olduğunu iddia ederek taşınmaz kaydının adına kayıtlanmasını talep etmiş ise de; Belediye tarafından imar uygulaması sonucu oluşan parsel satışında 20 12... /B kadastro çalışmalarında muhtar ve bilirkişilerce zemin kullanımı ile Belediye kayıtlarındaki son 5 yıllık ecrimisil ödemelerinin dikkate alındığı, 6292 sayılı Kanun gereğince askı ilanın yapıldığı, davacı tarafından askı ilana yapılan itirazın olmadığı, askı ilanın da kesinleştiği, gerek hava fotoğraflarından gerek kadastro çalışmalarından kesintisiz kullanımın olmadığının anlaşıldığı, ödemelerin kesintisiz olmadığı, dava konusu taşınmaz satışının dava açılmadan önce olduğu ve kesinleştiği'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''davacı dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil kararı verilmesi istemi ile eldeki davayı Hazine ile .... Belediye Başkanlığına karşı açtığı, bu tür davalarda davanın iptal ve tescili talep edilen taşınmazın maliki olan kişilere karşı açılması gerektiği, davalılar Hazine ve .... Belediye Başkanlığının tespit maliki olmadıklarından pasif taraf sıfatları olmadığı, Maliye Hazinesine ve .... Belediye Başkanlığına husumet yöneltilemeyeceğinden Hazine ve ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi ve davalı ...'ın davaya dahil edilmesi hususunda yasal bir zorunluluk bulunmamasına rağmen İlk Derece Mahkemesince resen davaya dahil edilmesi ve karar başlığında davalı sıfatıyla taraf olarak gösterilmesi davalı ...'a taraf sıfatı kazandırmayacağı açık olup taraf sıfatı olmayan ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, kamu düzenine aykırılık yönünden dava dosyası açısından yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği'' gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esası ile ilgili olarak; davalılar ... ve Hazine yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine, davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu .... ... Mahallesi .... .... mevkinde bulunan 12 06... parsel sayılı taşınmazın 1990'lı yıllardan beri müvekkili ... tarafından kendisinden önce de babası ... tarafından kullanılan bir yer olduğunu, davaya konu parselin tüm ecrimisil ödemelerinin 1990 yılından 2012 yılına kadar ... ve müvekkili ... tarafından yapıldığını, davaya konu parselin ecrimisil ödemelerinin başladığı 1990 yılı öncesinde de müvekkilinin babası ... tarafından kullanıldığını, ... Kaymakamlığı Mal Müdürlüğünün 12.04.2018 tarihli yazıları ile müvekkili ve babasının tüm ecrimisil ödemelerini kesintisiz yaptığının ispatlandığını, keşif mahallinde dinlenen tanıklar, davaya konu parselin öncesinde davacı ...'ın babası ...'ın kullandığını, vefatından sonra da davacı ...'ın kullandığını beyan ettiklerini, davalı ...'ın davaya konu parsel ile .... Belediyesinden satın aldığı tarihe kadar hiçbir ilgisinin olmadığını, aynı yaylada başka bir evi olduğunu, davalı ...'ın davaya konu parsel ile hiçbir ilgisi olmadığı halde sanki hak sahibiymiş gibi ihale yapılmadan parselin ...'a satıldığını, bilirkişi raporunun oluşa uygun olmadığını, tanık beyanları ile de çeliştiğini, hükme esas alınmasının doğru olmadığını, dava konusu parselin yayla alanında bulunduğunu, 2/B kadastro çalışmaları neticesinde arsa parsellerine dönüştürüldüğünü, yayla alanının kesintisiz kullanımının mümkün olmadığını, yayla alanlarının genellikle yaz aylarında kullanıldığını, kışın yayla alanlarının kullanılmasının genellikle mümkün olmadığını, 2/B çalışmaları kapsamında ecrimisil ödeme ve fiili kullanım esas alınmak sureti ile hak sahiplerinin tespit edildiğini, hak sahiplerine öncelik hakkı tanındığını ve ihale satışı yapılmadan kullanımında olan yerlerin hak sahiplerine satıldığını, davaya konu parselin davacı ve babasının kullanımında olan yer olduğunu, ecrimisil tazminatları müvekkili ve babası tarafından ödendiğini, ecrimisil ödemelerinin ve kullanımın kesintisiz olmadığı görüşünün doğru olmadığını beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı, tapu kaydında oluşan tescilin yolsuz tescil olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615, 40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.