Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/6599 E.  ,  2025/7339 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2025/387 Esas, 2025/651 Karar

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.03.2025 tarih, 2025/814 E.,2025/1633 K. sayılı ilamı ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karar davalı vekilince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca şirket ihyası istemine ilişkin olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.07.2025 tarihli, 2024/11-251 E., 2025/468 K. sayılı kararı doğrultusunda çekişmesiz yargı işi olarak kabul edildiğinden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 382. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinin çekişmesiz yargı işleri bakımından verdikleri kararlara karşı 6100 sayılı Kanun’un 362/1-ç hükmü uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz. Bu durumda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

KARAR

Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, ihya davalarının çekişmesiz yargı işi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhya davaları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547. maddesinde ek tasfiye adıyla, geçici 7. maddesinde ise ihya adıyla düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’un “ek tasfiye” kenar başlıklı 547. maddesi ile normal olarak tasfiyeye edilmek suretiyle ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin tasfiye dışında kalan mal varlığı, alacağı veya borcunun olması halinde, ek tasfiye için şirketin yeniden ticaret siciline tescili düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un geçici 7. maddesi ile ise, sermayesini yeterli seviyeye kadar artırmayan şirketlerin, münfesih olan şirketlerin, aralıksız beş yıl üst üste olağan genel kurullarını yapmayan şirketlerin, tasfiyesi genel kurulca onaylanmayan şirketlerin ve herhangi bir nedenle dağılmış kooperatiflerin bu maddede öngörülen prosedürle ticaret sicil müdürlüklerince ticaret sicilinden terkin edileceği, ancak hukuki menfaati bulunanlarca şirketin ihyasının mahkemeden istenebileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun’un 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye davasında hukuki menfaati olanların, menfaatlerine ulaşmak için başka çarelerinin bulunmaması şartıyla, ek tasfiye davasını son tasfiye memurlarına husumet yöneltmek suretiyle açmaları, ticaret sicil müdürlüğünü de yasal hasım göstermeleri gerekmektedir. Son tasfiye memurlarına husumet yöneltilmesi gerektiğinden, bu hükümle düzenlenen ek tasfiye davasının çekişmeli bir dava olduğunun kabulü gerekmektedir. Böyle bir davanın çekişmesiz yargı işi olduğunun kabulü doğru olamaz. Zira bu davada, davacının, haklı bir menfaatinin bulunduğunu ve menfaatini elde edebilmek için son çarenin ek tasfiye olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Davalı gösterilmesi zorunlu olan son tasfiye memurlarının ise, tasfiyenin tam olarak yapıldığını, davacının ek tasfiyeyi gerektirir bir hakkının bulunmadığını ileri sürüp bu durumu ispat etmeleri mümkündür. Çekişmesiz yargıyı düzenleyen 6100 sayılı Kanun’un 382. maddesinde çekişmesiz yargı işi sayılabilme kriterleri düzenlendikten sonra, devam eden hükümlerinde tüm hukuk dallarında çekişmesiz yargı işleri örnek mahiyetinde sayılmıştır. Bu bağlamda ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri de ikinci fıkranın (e) bendinde örnekseme yöntemiyle gösterilmiştir. Bu maddenin birinci fıkrasında ise; ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller ve hakimin resen harekete geçtiği hallerden herhangi birinin söz konusu olduğu işler çekişmesiz yargı işi olarak düzenlenmiştir. Bu açıklamalar kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, 6102 sayılı Kanun’un 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye davası çekişmesiz yargı işleri arasında sayılmamıştır. Diğer taraftan, ek tasfiye davasının son tasfiye memurlarına husumet yöneltilerek ve ticaret sicil müdürlüğü de yasal hasım gösterilerek açılması gerekmektedir. Bu bakımdan taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu açık olduğu gibi, davacının daima bir hakkı bulunmaktadır. Hakimin de resen araştırma yapması söz konusu değildir. O nedenle bu davaların çekişmesiz yargı işi olmadığının kabulü daha doğru olmaktadır. Bu nedenlerle, 6102 sayılı Kanun’un 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye davasının çekişmesiz yargı işi değil, şimdiye kadar Dairemizin kabulünde de olduğu üzere, husumet yöneltilmek suretiyle açılması gereken çekişmeli yargı kapsamında bir dava olduğu ve dolayısıyla TEMYİZ İNCELEMESİNİN YAPILMASI gerektiği görüşünde olduğumdan, bu davanın çekişmesiz yargı işi olduğu ve dolayısıyla temyiz yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin REDDİ yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog