T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA:
Davacı vekili ----- harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen ------- ünvanlı bir şirketin kurulmasının kararlaştırıldığını ve şirketin mali ve hukuki geleceğine dair taraflar arasındaki hak ve yükümlülüklerin düzenlendiğini, yasa gereği ---- mesul müdürlerinin Diş Hekimi olmasının zorunlu olmasından dolayı davalının protokol gereğince şirketin müvekkili adına kurulması dolayısıyla ortaya çıkacak tüm borç ve sorumlulukların kendisine ait olacağını kabul ettiğini ve merkezin işletilmesi aldığı sorumluluk gereği müvekkiline bir kısım ödemeler yapmayı taahhüt ettiğini, Protokolün 3.11. maddesinde yer alan "Diş Hekim'ine, ----- ortaklığı ve ------- görevinin karşılığı olarak, Şirketin tüm giderleri düşüldükten sonra hesap edilecek yıllık net karın %10, her yılın kapanış dönemi sonrası Şubat Ayının 2. yarısı ödenecektir. Diş Hekimine ayrıca 4.000,- TL mesul müdürlük karşılığında aylık maaş ödenecektir. Ayrıca her ay sonunda tedavi ettiği tüm hasta ücretlerinden elde edilecek hakedişi ayrı bir protokolle belirlenecektir." hükmü ile davalı tarafından müvekkiline yapılacak ödemelerin miktar/oran ve zamanlarının açıkça kararlaştırıldığını, ayrıca taraflar arasında yapılan bir diğer anlaşma ile müvekkilinin tedavi ettiği tüm hasta ücretlerinden elde edeceği aylık hakediş oranının da %35 olarak belirlendiğini, müvekkilinin protokol doğrultusunda, ------ tarihleri arasında mesul müdürlük sıfatını haiz olarak protokolden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini ve sözleşmede belirtilen hükümlere riayet ederek görevini ifa ettiğini, ancak davalı tarafından üstlenilen hiçbir taahhüdün yerine getirilmediğini, müvekkilinin hak ve alacaklarının ödenmediğini, davalı yanın müvekkilinin hak ve alacaklarını ödemediği gibi vergi, sgk gibi kurum borçları ile diğer şirket borçlarını da ödemediğini müvekkilini ağır bir borç altında bıraktığını, bu durumun müvekkilinin mağduriyetini katlanarak devam ettirdiğini, protokolün ---- maddelerinde şirket faaliyetleriyle ilgili her türlü mali yükümlülük ile şirket borçlarının davalıya ait olduğunun açıkça düzenlendiğini--------işletilmesinden doğan ve bu şirketin ve polikliniği veya diş hekimi adına tahakkuk eden ya da edecek her türlü vergi, bağkur, sgk, elektirik, su ödemeleri ile bilimum amme alacaklarından ... sorumludur." ibarelerine yer verildiğini, ancak şirketin vergi ve sgk borçlarının---- geçtiğini, üçüncü kişi ve kurumlara olan borçların ödenmediğini,-----------yevmiye numaralı işlemi ile davalıya ödeme ihtarı gönderildiğini, ancak davalı tarafından bu ihtarnameye cevap verilmediği gibi olumlu hiçbir adım da atılmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmesinin de anlaşmazlık ile neticelendiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması ve bilirkişi incelemesine göre arttırmak kayıt ve şartı ile şimdilik müvekkili ile davalı arasında akdedilen ----tarihli protokolden kaynaklanan 100,- TL alacak bedelinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tazmin ve tahsiline, vekâlet ücreti ile mahkeme masraflarının karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ettikleri ve dilekçeleri ekindeki Protokol, İhtarname, Arabuluculuk Son Tutanağı, Vekaletnamenin bulunduğu görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekilinin ---- tarihinde cevaplarını ve delillerini sunduğu dilekçesinde özetle; Mesleklerini icra etmek üzere odaya kayıt olan diş hekimlerinin her türlü ticaret yapması--------- hekimlik, dişhekimliği mesleğinin icrası ile birlikte her türlü ticari işlerin yapılması, aynı paralelde 42. Maddesinde dişhekimliği faaliyeti ile ilgili reklam yapılması, 43. Maddesinde ise diş hekimlerinin "müteaddit yerlerde muayenehane açarak icrayı sanat etmesi" nin yasaklandığını, Tıbbi Deontoloji Tüzüğü'nün 8. Maddesinde diş tabipliği mesleklerine ve tedavi müesseselerine, ticari bir veçhe verilemez" kuralı ile ticaret yasağı ve maddenin devamında reklam yasağının düzenlendiğini, Sağlık Bakanlığı, 1219 Sayılı Yasa ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu hükümleri uyarınca dişhekimliği mesleğinin serbest icrası kapsamındaki özel olarak ayakta tanı ve tedavi hizmeti verecek kuruluşların ruhsatlandırması ve izin verme işlemlerini "Ağız Ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik"te düzenlendiğini, Yönetmelikteki düzenlemenin esası merkezlerin ve polikliniklerin herhangi bir ticaret şirketi tarafından açabilmesine yönelik olmadığını, ortaklık ilişkisinin şirket biçiminde organize edilmesi halinde ortaklara dişhekimi olması zorunluluğu getirilmesinin de alana ilişkin özel hüküm olan ve Yönetmeliğin dayanağını oluşturan 1219 sayılı Yasa hükümlerinin doğal bir uzantısı olduğunu, bu düzenlemenin kaynağını Türk Ticaret Kanununun şirketlere ilişkin hükümlerinden almadığını, diş hekimliği mesleğinin icrasına ve bu nitelikteki sağlık kuruluşlarına ticari bir veçhe verilemeyeceği ve bu mesleğin icrası ile ticaretin bağdaşmayacağı, yasak olduğunun belirtildiğini, görevli mahkemelerin ----- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu davanın görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini; Dava dosyasına sunulmuş ------- sayılı kanun ve diğer yasal düzenlemeler karşısında emredici hükümlere aykırı ve geçersiz bir protokol olduğunu, şirket şeklinde organize olarak diş hekimliği polikliniği açılması halinde tüm ortakların diş hekimi olması zorunluluğunun bulunduğunu, davanın dayandırıldığı protokolün muvazaalı bir hukuki işlem olduğunu davacının bu protokole dayanarak hak iddia etmesinin TBK ve yerleşik içtihatlar gereğince mümkün olmadığından davacının davasının esastan reddini talep ettiklerini; Davacının beyanının aksine davacı kendi üzerine düşen -özellikle mesul müdür olarak yerine getirmesi gereken- yükümlülük ve edimleri yerine getirmediğini veya yeterli dikkat ve özeni göstermediğini, hekimlik mesleğinin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğü ile iş idaresi gelir gider süreçlerinin organizasyonunda özensiz davrandığını, hekim olarak hastalara özenli ve yeterli tedaviyi sağlamadığını, yaptığı işlemleri yarım bıraktığını ve hizmet alan kişilerden çok sayıda şikayete uğradığını, şikayetleri hekim olarak giderme çabasında da bulunmadığı gibi sözleşmeyi feshettiğini ve ruhsat iptali için müracaatta bulunduğunu, müvekkilinin ise mağdur olan hastaların şikayetlerini gidermek amaçlı onları başka kurumlara yönlendirdiğini ve masraflarını karşıladığını, tüm gelir ve faaliyet (hasta kabul, tedavi vs.) mesul müdür olarak davacıda olmasına rağmen davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini; Müvekkilinin 2015 yılından itibaren ağız ve diş sağlığı polikliniğine ilişkin yatırım maliyetlerine katlandığını, bulunduğu taşınmazın kirasını, aidatını ve diğer giderlerini ödediğini bu husustaki yükümlülüklerini tamamen yerine getirdiğini, davacı hekimin gerekli çabayı göstermediğinden sözleşmedeki yükümlülüklerine aykırı davrandığından müvekkilinin ciddi miktarda zarara uğradığını, kar olmadan/elde edilmeden kar alacağının talep edilmesinin de hukuka uygun olmadığını, davacının tek taraflı olarak işletmenin kapatılması, faaliyetin sona erdirilmesi için ilgili kurumlara başvurularını yaptığını ve ruhsat iptali için işlemleri şahsen kendisinin yürüttüğünü, diş hekimliği faaliyetini sürdürmesi hukuken ve fiilen mümkün olmayan müvekkilinin zarara uğratıldığını belirterek fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkının saklı kalması kaydıyla uyuşmazlık konusu haksız davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise de esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ----- tarihli protokolden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.Davacı, davalı -----arasında akdedilen ----- bir şirketin kurulmasının kararlaştırıldığını ve şirketin mali ve hukuki geleceğine dair taraflar arasındaki hak ve yükümlülüklerin düzenlendiğini, bu protokol kapsamında şirketin tüm giderleri düşüldükten sonra hesap edilecek yıllık net karın %10'unun şubat ayının 2.yarısında, ayrıca 4.000-TL mesul müdürlük aylığı ile tedavi ettiği tüm hasta ücretlerinden elde edilecek hakediş oranında ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını; protokol doğrultusunda, ----- tarihleri arasında mesul müdür olarak tüm işlemleri yaptığını; davalının ödemesi gereken şirket vergi ve sgk borçlarının 600.000,- TL'yi geçtiğini, üçüncü kişi ve kurumlara olan borçların ödenmediğini, 13.08.2015 tarihli protokolden kaynaklanan alacak bedelinin davalıdan tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise, davacının dayandığı -------- sayılı kanun ve diğer yasal düzenlemeler karşısında geçersiz olduğunu; davacının protokol gereği üzerine düşen edimler yerine getirmediğini; 2015 yılından itibaren polikliniğe yatırım yaptığını, şirketin zarar ettiğini; kar elde edilmeden kar alacağı talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını; davacının tek taraflı olarak işletmenin kapatılması, faaliyetin sona erdirilmesi ilişkin işlemler yaptığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
---- tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir, bir borçlar hukuku alanında uzman bilirkişi ile bir diş hekimi uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve neticeten kök ve ek bilirkişi raporları mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan son ek raporda özetle; "Tarafların ek raporumuza vaki itirazlarının ayrıntılı olarak yukarıda incelendiği ve cevaplandığı,Mahkemenizce celbedilen banka hesap hareketleri nedeniyle dava dışı şirket hesabından davacıya 5.000-TL maaş ödemesinde bulunulmuş olduğunun tespit edildiği, Bu durumda ek raporumuzda yer alan ----- maaşı ----ödeme düşüldüğünde 117.266,67 TL'ye ulaşıldığı;Ek raporumuzda hesaplanan, davacının şirketin karından %10 kar payı hakkı ise aynen --- olarak muhafaza edildiği,Diğer hususların takdirinin Yüce Mahkemenize ait olduğu, Görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür. Somut olayda her ne kadar davalı tarafça diş hekimlerinin ticaret yapmasının yasak olduğu protokolün geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de -------, mesleğini serbest olarak icra etme yetkisi bulunan bir veya birden fazla diş hekimine ait şirket tarafından açılabilir.’ şeklinde ki düzenleme dikkate alındığında tabip ve diş tabipleri, bizzat dükkân veya mağaza açarak ticaret yapamazlar kuralının istisnası mahiyetinde poliklinik açabileceklerinin açık olduğu kaldı ki bu husus kabul edilse bile davalı iddiasının hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralının ihlâli mahiyetinde olduğu ve dinlenmeyeceği bu haliyle bilirkişi raporu ile protokol hükümleri uyarınca yapılan hesaplamalar dikkate alındığında davacının davalıdan mesul müdürlük maaşı olarak bakiye ---- alacaklı olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın 100 TL üzerinden dava tarihi olan ---- tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın Kabulüne; Taleple bağlı kalınarak ---- dava tarihi olan ------ tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 59,30 TL harcın düşümü ile geri kalan 556,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3.Davacı tarafından yapılan 59,30 TL Peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı 13.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 362,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 13.980,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6.1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/12/2025