Esas No
E. 2022/723
Karar No
K. 2023/376
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

ADANA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/723
KARAR NO: 2023/376
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: ...
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/10/2022
KARAR TARİHİ: 22/06/2023
YAZIM TARİHİ: ...

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/09/2018 tarihinde müvekkili ile davalı şirket arasında Ankara 38. Noterliğinde ... yevmiye numaralı "Düzenleme şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" düzenlendiğini, davalı şirketin sözleşmeye konu inşaatı hüküm altına alınan sürelere riayete ederek zamanında bitirmediğini, bunun üzerine sözleşmede belirtilen "kentsel dönüşüm tarafından verilen kira bedeli üzerinden kira ödeyecektir" ibareli yaptırımın baz alınıp Adana ili için kentsel dönüşüm tarafından belirlenen aylık 1.085,00 TL'nin talep edilerek Ankara 38. Noterliği'nde ... yevmiye numaralı ve 24/11/2021 tarihli İhtarnamenin davalı şirkete çekildiğini, belirtilen ihtarnameye cevap alınamaması ve borcun ödenmemesi üzerine Adana Genel İcra Dairesi'ne 24/12/2021 tarihinde ilgili Bakanlık tarafından belirlenen her ay 1.085,00 TL olan kentsel dönüşüm kira bedellerini ödeme emri gönderilerek ilamsız icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile açmış oldukları davanın kabulüne, davalı tarafın itirazının iptaline, Adana Genel İcra Dairesi'nin 2021/... esas sayılı icra takibinin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ;

Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 18/10/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın arsa sahibi olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın TTK 4/1 maddesinde düzenlenen her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarından ya da aynı maddede sıralan uyuşmazlıklardan olmadığını, gelen yazı cevaplarından da uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgili olmadığının anlaşıldığını, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasında, alacaklı davacı borçlu davalı hakkında 24/12/2021 tarihinde dava konusu sözleşmeden dolayı asıl alacak ve işlemiş faizi ile birlikte toplam 9.157,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Ankara Vergi Dairesi'nin 13/10/2022 tarihli yazı cevabında davacı ...'ın Bozyazı Mal Müdürlüğü ve Anamur Vergi Dairesi Müdürlüklerinin yetki alanında faaliyette bulunduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11/10/2022 tarihli yazı cevabında davacı ...'ın tacir kaydı olmadığı, iki ayrı tüzel kişilikte ortaklığına rastlanıldığı bildirilmiştir. Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Bİrliği'nin 21/10/2022 tarihli yazı cevabında davacı ...'ın sicil kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.

Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.)

TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.

Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.

Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır.

TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.

Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, Taraflar arasında 07/09/2018 tarihinde Taşınmaz satış vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat sözleşmesinin imzalandığı davalı ile bu sözleşme kapsamında işin tam ve kullanıma hazır edilmesi için 32 ay olarak anlaşıldığı ancak davalının ihtara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek davacının zarara uğradığı bu zararın tazmini için takip başlatıldığı davalının takibe itirazı üzerine iş bu davanın açıldığı, davacının sözleşmenin imza tarihi olan 07/09/2018 tarihinden itibaren davalının yükümlülüklerini yerine getirmesi beklenilen 32 aylık süreç içerisinde kısaca uyuşmazlığa konu tarih aralığında tacir olup olmadığının tespiti için ilgili kurumlara müzekkere yazıldığı, Anamur Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından verilen yazı cevabı incelendiğinde uyuşmazlık tarihleri arasında (2018-2021 bu tarihler dahil ) davacının işletme esasına göre defter tuttuğu gerçek usulde vergilendirildiğinin, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 11/10/2022 tarihli yazısında davacı ...'ın tacir kaydı olmadığının, Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından verilen 21/10/2022 tarihli cevabi yazıda davacı ...'ın sicil kaydına rastlanılmadığının bildirildiği görülmekle davacının tacir olmadığı, bu bakımdan 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemelere göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,

2.6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3.6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),

4.6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

5.6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,

Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/06/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog