6. Hukuk Dairesi 2025/2008 E. , 2025/4188 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 06.12.2012 tarihinde imzalanan sözleşmeler ile ..., ..., ..., ..., ... ve ... İşletme Müdürlükleri el bilgisayarı/endeksör ile endeks okuma ve düzenlenecek fatura bildiriminin aboneye bırakılması işlerinin davacı şirket tarafından üstlenildiğini ancak davalı şirket hisselerinin 28.05.2013 tarihinde özel bir şirkete devredilerek özelleştirilmesi sonrasında davalı şirketin sözleşmenin 37. maddesi kapsamında bu durumu gerekçe göstererek taraflar arasındaki sözleşmeyi 31.07.2013 tarihi itibarıyla feshettiğini, özelleştirme işleminden sonra 62 gün boyunca sözleşmelerin devamı yönünde iradesini ortaya koyan davalının 62 gün sonra sözleşmeleri feshetmesinin ve işi başka bir firmaya vermesinin Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, davacının işin tamamı için teknik şartnamede öngörülen tüm maliyeti karşılamış olmasına rağmen işe devam etmemesi nedeniyle elde edeceği kardan mahrum kaldığı gibi sözleşme nedeniyle yaptığı masraflar dolayısıyla da zarar uğradığını ileri sürerek zararlarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 37. maddesinde, davalı şirketin özelleştirilmesi halinde işletme hakkını devralacak firmanın davacı ile yapılan sözleşmeleri süresinden önce feshetmesi halinde davacının davalı şirketten zarar, ziyan ve kâr mahrumiyeti adın altında hiçbir hak talep etmeyeceğinin kararlaştırıldığını, davacıya sözleşmeler kapsamında yapmış olduğu işlerin bedelinin ödendiğini, başkaca bir hakkının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 37. maddesinde, davalı şirketin özelleştirilmesi halinde, işletme hakkını devir alacak firmanın, işbu ihale konusu iş ile ilgili yüklenici firma ile yapılacak sözleşmeyi, süresinden önce feshetmesi halinde, yüklenici firmanın (davacı) davalı şirketten zarar ve ziyan kâr mahrumiyeti gibi hiçbir hak talebinde bulunmayacağının, 30.3. maddesinde ise bağlı şirketlerin özelleştirilmesi neticesinde dağıtım şirketlerinin yeni sahiplerinin sözleşmeyi devam ettirmemeleri halinde işin yapılan kısmı henüz %70 seviyesine ulaşmamış olsa bile yükleniciye bundan dolayı, söz konusu kâr mahrumiyeti dahil olmak üzere herhangi bir ödemede bulunulmayacağının kararlaştırıldığı, davalı şirketin işletme hakkının devredildiği ve özelleştirildiği 28.05.2013 tarihinden 34 gün sonra 01.07.2013 tarihinde fesih hakkının kullanıldığı, bu sürenin makul bir süre olduğu ve bu süre zarfında verilen önel süresi içerisinde davalının sözleşmeye devam etmiş olmasının sözleşmenin devamına onay verdiği anlamını taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalının işletme hakkının devrinden sonra bir müddet sözleşmelerin devamı yönünde irade gösterdikten sonra her hangi bir akde aykırılık söz konusu değilken sözleşmeleri özelleştirme nedeni ile feshedilmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, sözleşmenin davalı şirketin hisselerinin devredildiği 28.05.2013 tarihinden 62 gün sonra feshedildiğini, bu sürenin özelleştirme gerekçesiyle fesih yapabilmek için makul bir bekleme süresi olmadığını, ayrıca dava konusu sözleşmelerin TBK'nın 20/4. maddesi kapsamında genel işlem koşulları içeren bir sözleşme olduğunu ve genel işlem koşulları kullanan tarafın sözleşmenin içeriğini belirlerken dürüstlük kuralına uyması gerektiğini aksi halde söz konusu koşulların hükümsüz sayılacağını ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 4. maddesinde, bu kanuna göre düzenlenecek sözleşmelerde ihale dokümanında yer alan şartlara aykırı hükümlere yer verilemeyeceğinin, bu kanunda belirtilen haller dışında sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamayacağının ve ek sözleşme düzenlenemeyeceğinin, bu kanun kapsamında düzenlenen sözleşmenin taraflarının sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahip olduğunun ve ihale dokümanında ve sözleşme hükümlerinde bu prensibe aykırı hükümlere yer verilemeyeceğinin, kanunun yorum ve uygulanmasında da bu prensibin gözönünde bulundurulacağının açıkça düzenlendiğini, 4734 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca idare tarafından hazırlanan sözleşmelerde 4735 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereği Kamu İhale Kurumu'nca çıkarılan ve resmi gazetede yayınlanan tip sözleşmenin esas alınmasının zorunlu olduğunu, tip sözleşmede yer almayan fesih hakkının dayanağı olan 37. maddenin açıkça 4735 sayılı Yasa'nın 4. maddesinde düzenlenen eşitlik ve TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, davacının sözleşmelere konu işi yapabilmek için sözleşmenin devam edeceğine güvenerek bir çok masraf yaptığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hizmet alım sözleşmesinin feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.