T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket davacı şirketten ...siparişi verdiği, ürün bedeli olarak 1.940 Euro anlaşıldığı, 02.06.2023 tarihinde ürün kargolandığı, kargo 05.06.2023 tarihinde ...ya teslim edildiği, söz konusu ürün satışına ilişkin e-fatura düzenlendiği ve faturaya itiraz edilmediği, davalı şirket aleyhine ....İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlatıldığı, davalı borca itiraz ederek takip durduğu, ....İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine % 20’ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişki ve sözleşme bulunmadığı, davacı davasını faturaya dayandırmışsa da fatura tek taraflı düzenlenen bir belge olduğu, ticari ilişkiyi kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafça satıldığı iddia edilen 3D kürleme isimli cihaz müvekkile teslim edilmediği, cihazın ...isimli kişiye teslim edildiği, müvekkil şirket ile ...arasında hiçbir hukuki ya da fiili bağ olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının davacıdan satın aldığı ürün nedeniyle davacının davalı adına düzenlediği faturadan kaynaklanan alacağa için .... İcra Dairesinin 2024/... esas dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 46.637,60-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının fatura olduğu, 01/08/2024 tarihli ödeme emrinin 07/08/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 08/08/2024 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür.
Bilirkişi 12/04/2025 tarihli raporunda özetle; davacı şirket defter ve kayıtları, dava dosyasına mübrez deliller üzerinde yapılan ve detayları yukarıda verilen inceleme ve değerlendirme sonucunda, takdiri tamamen Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı’ ya ait 2023 yılı yevmiye defterinin sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davalı defterlerinin ibraz edilmediğinin görüldüğü, Davacı ...Ltd Şti’ ne ait 2023 yılı yevmiye defterinde davalı ... ... A.Ş. (Eski Unvan: ... A.Ş.) 120 01 M009 cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacı şirketin davalıdan 01.08.2024 takip tarihi itibariyle 46.637,60 TL alacaklı olduğu, takip talebinin de asıl alacak olarak 46.637,60 TL ile birbirlerini teyit ettikleri, dolayısıyla davacının davalıdan alacağının 46.637,60 TL olarak kabul edilmesinin gerektiği,
Davalının faturaya itiraz ettiğine dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belgenin var olmadığı gibi davacının davalıya gönderdiği dava konusu ... Cihazının davalı şirkete 05.06.2023 tarihinde ...ismine teslim edildiği, dava dosyasında mevcut olan vekâletnamede şirket yetkili isminin ... ... olarak gözüktüğü, dolayısıyla ürünü teslim alan ...ile şirketi temsile yetkili ... ...’ nın soyadlarının aynı olduğunun görüldüğü, Davalının 2023 yılında BA (Alış) alışlarla ilgili 2 adet 91.187,60 TL bildirimde bulunduğu, aynı şekilde davacıda 2023 yılında BS (Satış) olarak 2 adet fatura karşılığı 91.187,60 TL bildirimde bulunduğundan, davacının 2023 yılında düzenlediği dava konusu faturanın davalının yasal defterlerinde kayıtlı olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, İcra takibinin davalıya 07.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun ise 08.08.2024 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği, fatura üzerinde ödeme vadesi ve dosya kapsamında davalıya gönderilmiş bir ihtarname olmadığından takip öncesi faiz talebi değerlendirmesinin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi 12/11/2024 tarihli ek raporunda özetle; Kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde bir değişiklik olmadığını bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 46.637,60-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının fatura olduğu, 01/08/2024 tarihli ödeme emrinin 07/08/2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 08/08/2024 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 13/09/2024 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi incelendiğinde dava değerinin gösterilmediği, ancak tevzi formunda dava esas değeri olarak 46.637,60-TL gösterildiği görülmüşse de, dava dilekçesi kapsamına göre davacının talebinin davalının icra takibine itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesi olduğu, takip dosyası incelendiğinde ise talebin 46.637,60-TL asıl alacak ve 6.121,18-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 52.758,78-TL alacağa ilişkin olduğu, davalı borçlunun ise borca itiraz dilekçesi ile takibe, asıl alacağa, işlemiş faize ve tüm ferilere itiraz ettiği görüldüğünden dava değerinin takiple istenen toplam 52.758,78-TL olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce mali bilirkişi incelemesi hususunda ara karar kurulmuş ve incelemeye dair ara kararda inceleme gün ve saati, tarafların ticari defter kayıt ve dayanağı belgelerini hazır etmesi gerektiği hususu ve hazır edilmemesinin sonuçları açıklanmış, bu husus davalı vekiline e tebligat yoluyla 28/01/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak davalı taraf incelemeye katılmamış, davalının defterleri sunulmamış ve yerinde inceleme talebi de bulunmadığından davalı tarafın ticari defter kayıt ve dayanağı belgeleri incelenememiştir. Alınan raporda davacı defterlerinin usule uygun tutulduğu ve davacı lehine delil vasfının bulunduğu belirlenmiştir. Davacının incelenen kayıtlarına göre, davacının davalı adına düzenlediği faturanın kayıtlı olduğu belinlenmiş, her ne kadar davalı tarafın ticari defter kayıtları incelenemese de davacının ve davalının Ba Bs bildirim formlarının incelenmesinde davacı ve davalının bildirimlerinin birbirini teyit ettiği ve davacının davalı adına düzenlediği faturaya 8 günlük süre içerisinde itiraz edildiğine dair somut veri bulunmadığından fatura içeriğinin kesinleştiği değerlendirilmiştir. Açıklandığı üzere fatura içeriğinin kesinleştiği belirlendiğinden fatura konusu malın teslim edildiği hususu karine olarak kabul edildiğinden, bilirkişi raporunda sonuç kısmında 4. Maddede yer alan malın teslim edildiği kişi yönünden yapılan değerlendirmeler ile davalı tarafın bu husustaki itirazının sonuca etkili olmadığı kanaatine varılmıştır. Netice olarak davacının incelenen kayıtları ve tarafların BA BS bildirim kayıtlarına göre davacının davalıdan 46.637,60-TL tutarında alacaklı olduğu belirlendiğinden davalının takibe itirazının 46.637,60-TL asıl alacak yönünden iptaline karar vermek gerekmiş, işlemiş faiz tutarı yönünden yapılan incelemede, takip öncesinde davalının temerrüte düşürüldüğüne dair dosya kapsamında somut veri bulunmadığından davalının temerrütünün takiple gerçekleştiği değerlendirilmekle işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve faturadan kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın Kısmen Kabulüne,
.... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 46.637,60-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık yasal faiz işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine,
2.Alacağın %20'si oranında 9.327,52-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.185,81-TL harçtan 533,55-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.652,26-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 3.182,40-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 417,60-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan 285,00-TL posta gideri, 10.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere 10.785,00-TL'nin haklılık durumuna göre 9.533,94-TL tutarındaki kısmı ile 427,60-TL başvurma harcı, 533,55-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 10.555,89-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 6.121,18-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)