Esas No
E. 2021/266
Karar No
K. 2025/803
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/266 Esas
KARAR NO: 2025/803
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/04/2021
KARAR TARİHİ: 09/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu aleyhine başlatılan İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyanın takip dayanağı olan; 01/01/2016 - 31/12/2016 tarihli muavin defterinden kaynaklı borç alacağının yukarıda belirtilen icra dosyası ile müvekkili şirkete borçlu bulunduğunu, davalı borçlunun icra dosyasına itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı borçlu ile aralarındaki ticari ilişkinin varlığının muavin defterlerinin incelenmesi neticesinde ispatlanacağını, davalı borçlu şirketin itiraz dilekçesinde belirttiğinin aksine takibe konu alacağın yabancı para cinsinden belirtilmiş olup, takip tarihinde de 117.026,51.-TL karşılığının da belirtilmiş olduğunu, fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden tahsili talepli olarak icra takibi başlatıldığını, tüm bu nedenlerle davacı taraf olarak taraflarınca 16.12.2020 tarihinde düzenlenen ödeme emrinde o dönemdeki kur olan 7,8331 TL üzerinden hesaplama yapılarak takip talebinde fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden tahsil talepli takibe geçildiğini, tüm bu nedenlerle davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili 03.12.2022 tarihli “yazılı beyanlarımızın sunulmasıdır” konulu Dilekçesinde özetle; taraflar arasında cari hesap mutabakatı ve/veya davacının iddiasını ispatlar bir sözleşme bulunmadığını, bilirkişi raporunda da gösterilen vadeli çek ödemelerinin davacı tarafından kabul edilmiş olup, çeklerin vadeli bile olsa çek teslim edildiği anda ödemenin yapılmış sayılacağını, faturaların türk lirası olarak düzenlendiğinin açık olup, vade farkı faturasının da düzenlenmediğini beyan etmiştir.

DELİLLER

İzmir... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyası, taraflar arasında akdedilen 01/01/2016-31/12/2016 tarihli muavin defterinden kaynaklı borç alacağına dayalı faturalar, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, Vergi Dairesi kayıtları, talimat aracılığı ile davacı yönünden aldırılan 07/06/2022 havale tarihli bilirkişi raporu, mahkememizce davalı yan yönünden aldırılan 02/01/2023 havale tarihli bilirkişi raporu, 17/05/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporu, mahkememizce davacı yan yönünden yeni bir SMMM bilirkişiden aldırılan 04/12/2023 tarihli bilirkişi raporu, 13/01/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporu dosyamız arasındadır.

İzmir ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı... SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ, borçlusunun davalı ...SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olduğu, ilamsız icra takibi olarak başlatılan takibin konusunun 01/01/2016-31/12/2016 tarihli muavin defterinden kaynaklı borç alacağına dayalı 14.940,00.-USD (117.026,51.-TL) alacağın tahsilinin talep edildiği, davalı borçlunun 27/01/2020 tarihli dilekçe ile ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulmasını talep ettiği ve takibin durduğu görülmüştür.

Mahkememizce verilen duruşma ara kararı gereği şehir dışında bulunan davacı tanığının dinlenmesine karar verilmiş olmakla; bu kapsamda Tanık ...ifadesinde; "2007-2020 yıllardı arasında davacı şirket bünyesinde ihracat ve dış satış yönetisiciydim. Davalı...şirketi Amerikadaki bir şirket adına Türkiyeden mal tedarik ederdi.... olarak biz de kendilerine mal satardık. Biz yurtdışına gönderilmek üzere bir çok sefer davalıya mal ürettik. Teslimleri gerçekleştirdik. İzmirdeki deposuna sevk ettik. Faturasını ihraç kayıtlı olarak kestik. İhraç kayıtlı olması ile 90 gün içinde yurt dışına sevkinin gerçekleştirmesi gerekmekteydi. Üreticiye gümrük beyannamesinin fotokopisi ile ilişkili bir üst yazı ile bize malları sevk ettiğini bildirmesi gerekiyordur. Bizde maliyeden katma değer vergisinin mahsubunu yapıyorduk. Davalı şirkete malları eksiksiz teslim ettik. Ancak davalı şirket ödemelerin bir kısmını gerçekleştirmedi. Ve hatırladığım kadarıyla beyannamelerin bir kısmını geç verdi. Bundan dolayı anımsadığım kadarıyla KDV yi düşemedik. Davalı şirket yetkilisiyle bu konu hakkında mailleşmiştim. Telefonla görüşmüştüm. Farklı tarihlerde farklı sebepler ileri sürerek ve konunun çözümünü erteledi. Daha sonra mali dökümleri kontrol ettiğimizde bu farkı kapatmak için kendilerinin bir kur farkı faturası ya da buna benzer bir fatura düzenlemiş olduklarını gördük. Ticaretimiz Amerikan doları üzerinden anlaşılmıştı. Anladığım ve anımsadığım kadarıyla kur farkı faturası düzenleyerek farkı kapatmaya çalışmışlardır." şeklinde beyanda bulunduğu ve yeminli ifadesinin alındığı görüldü.

Mahkememizce verilen ara karar kapsamında ilk olarak davacı yan yönünden Afyonkarahisar...ASHM tarafından aldırılan ve SMMM bilirkişi tarafından hazırlanan 07/06/2022 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde; "Davacının davalıyı 120.Mes01 hesapta takip ettiği,inceleme kısmında detaylı anlatıldığı üzere 2015 yılı sonunda 259.007,21 TL davalıdan alacaklı,2016 yılı sonunda 52.576,85 TL davalıdan alacaklı,2017-2018 yıllarında davalıyla ticari bir ilişki olmayıp kur değerlemeleri yapılmış olup 2017 yılı sonunda 56.352,19 TL alacaklı,2018 yılı sonunda 78.597,85 TL davalıdan alacaklı olduğu, 2019 yılında bir hareket olmayıp, 2020 yılında 128.45 Şüpheli ticari alacaklar hesabına virman yapılıp 31.12.2020 tarihinde 78.597,85 TL davalıdan alacaklı olarak kapanışı yapıldığı, 17.06.2021 tarihinde Bornova Vergi Dairesinden gelen yazıda 2015-2016 yılları davalının BA-BS formlarında 2015 yılında 25 adet 797.113,00 TL ,2016 yılında 7 adet 193.747,00 TL davacı... den alış olarak ,davacıya kesilen satış faturası ise 1 adet 35.695,00 TL olarak bildirilmiş ve davacının defter kayıtlarıyla uyumludur." şeklinde kanaat belirtildiği ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik olarak beyanda bulunduğu görülmüştür.

Mahkememizce bu kez davalı yan yönünden aldırılan ve SMMM bilirkişi tarafından hazırlanan 02/01/2023 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde; "Davalının incelemeye ibraz edilen 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 yılları ile 2021 yılı Ocak ayı yevmiye ve kebir defterleri e-defter olup, söz konusu ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırıldığı, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, Taraflar arasında 2015 yılı öncesinde başlayan, mal alım-satımından kaynaklanan ve cari hesap şeklinde yürütüldüğü anlaşılan ticari ilişki olduğu, dava dosyasında taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, Her iki tarafın Raporun bir önceki bölümünde;

1.) Taraf defterlerinde aynı olan kayıtlar, 2-) Taraf defterlerinde kayıtlı olup tutarları farklı olan işlemler, 3-)Taraf defterlerinde örtüşmeyen kayıtlar Başlıklı karşılaştırmalı tablolarla izah edilen işlemlerinin dayanağı fatura, ödeme vb ya da işlem açıklamalarının taraflarca Raporda belirtilen sırayla ve tasnifli bir şekilde sayın mahkemeye ibraz edilmesi halinde dava konusu alacak tutarının belirlenebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde kanaat belirtildiği ve davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik olarak beyanda bulunduğu, davacı vekilinin ise beyan dilekçesi ekinde eksik hususlarla ilgili açıklamalarda bulunduğu ve belgelerini sunduğu görülmüştür.

Mahkememizce eksikliklerin giderilerek dosyanın yeniden SMMM bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişi tarafından hazırlanan 17/05/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde; "Davacının davalıya 2015 ve sonrası dönemde 348.010,82 USD fatura düzenlediği, Davalının davacıya çek+banka+fatura olmak üzere toplam 401.193,70 USD ödeme kaydının olduğu, faturanın TL para biriminde düzenlendiği, Taraflar arasında 2015 yılı öncesinde başlayan ticari ilişki olduğu ve 2015 yılı dönemeden devreden ve aşağıdaki tabloda görüleceği üzere 2015 yılı öncesinden devreden davalı kayıtlarına göre 93.721,91 TL, davacı kayıtlarına göre 105.292,91 TL tutarında davacının davalıdan alacağının kayıtlı olduğu, alacak tutarının belirlenebilmesi için devreden alacak tutarının orijinal para birimi tutarının belirlenmesi gerektiği, görülmektedir. Davacının defter kayıtlarının incelemesine ilişkin raporda ve Bilirkişiliğimce düzenlenen kök rapor ve iş bu ek raporda yapılan incelemeler 2015 yılından başlamaktadır. Gelinen bu noktada işlemlerin dayanağı fatura ve ödem belgelerin çoğunluğunun USD para birimi değerlerini de içerdiği görülmektedir. Dolayısı ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı ilk yıldan itibaren tüm işlemlerin; iş bu ek raporda olduğu gibi her bir işlemin dayanağı fatura ve ödeme belgesindeki orijinal para birimi üzerinden incelenmesi, öncelikle davacı defter kayıtlarını inceleyen sayın bilirkişinin ticari ilişkinin başladığı ilk yıldan itibaren 2015 yılına kadar tüm işlemlerin dayanağı fatura ve ödeme belgelerini rapora ek yapılması suretiyle hem TL para biriminde hem de orijinal para birimi üzerinden cari hesap ekstresi incelemesi yapılması akabinde bilirkişiliğimce davalı kayıtlarının da aynı şekilde incelenmesi neticesinde dava konusu alacak tutarının belirlenebileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde kanaat belirtildiği ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik olarak beyanda bulunduğu görülmüştür.

Mahkememizce eksikliklerin giderilerek dosyanın yeniden SMMM bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişi tarafından hazırlanan 17/05/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde; "Davacının davalıya 2015 ve sonrası dönemde 348.010,82 USD fatura düzenlediği, Davalının davacıya çek+banka+fatura olmak üzere toplam 401.193,70 USD ödeme kaydının olduğu, faturanın TL para biriminde düzenlendiği, Taraflar arasında 2015 yılı öncesinde başlayan ticari ilişki olduğu ve 2015 yılı dönemeden devreden ve aşağıdaki tabloda görüleceği üzere 2015 yılı öncesinden devreden davalı kayıtlarına göre 93.721,91 TL, davacı kayıtlarına göre 105.292,91 TL tutarında davacının davalıdan alacağının kayıtlı olduğu, alacak tutarının belirlenebilmesi için devreden alacak tutarının orijinal para birimi tutarının belirlenmesi gerektiği, görülmektedir. Davacının defter kayıtlarının incelemesine ilişkin raporda ve Bilirkişiliğimce düzenlenen kök rapor ve iş bu ek raporda yapılan incelemeler 2015 yılından başlamaktadır. Gelinen bu noktada işlemlerin dayanağı fatura ve ödem belgelerin çoğunluğunun USD para birimi değerlerini de içerdiği görülmektedir. Dolayısı ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin başladığı ilk yıldan itibaren tüm işlemlerin; iş bu ek raporda olduğu gibi her bir işlemin dayanağı fatura ve ödeme belgesindeki orijinal para birimi üzerinden incelenmesi, öncelikle davacı defter kayıtlarını inceleyen sayın bilirkişinin ticari ilişkinin başladığı ilk yıldan itibaren 2015 yılına kadar tüm işlemlerin dayanağı fatura ve ödeme belgelerini rapora ek yapılması suretiyle hem TL para biriminde hem de orijinal para birimi üzerinden cari hesap ekstresi incelemesi yapılması akabinde bilirkişiliğimce davalı kayıtlarının da aynı şekilde incelenmesi neticesinde dava konusu alacak tutarının belirlenebileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde kanaat belirtildiği ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik olarak beyanda bulunduğu görülmüştür.

Mahkememizin 28/09/2023 tarihli celsesinde davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin Mahkememiz dosyasına usb bellek olarak da sunulabileceği belirtilmekle sunması için süre verildiği ve davacı vekilince gerekli kayıtların USB bellek halinde mahkememiz dosyasına sunulduğu görülmüş olmakla, mahkememizce belirlenen SMMM bilirkişi aracılığıyla davacı yan yönünden hazırlanan 04/12/2023 havale tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde; "USD bazında düzenlenen Fatura ve USD bazlı ödeme verilerine göre; 31.12.2014 tarihi itibariyle davacı firma alacağının (796.650,56 USD – 751.797,00 USD) 44.853,56 USD olduğu, USD ve TL bazlı olarak düzenlenen Fatura ve USD bazlı olarak yapılan ödemelere ilişkin olarak davacı firma kayıtlarında gerçekleşen TL bazlı Borç ve Alacak kayıtlarına göre; 31.12.2014 tarihi itibariyle davacı firma alacağının (1.558.930,47 TL – 1.466.644,54 TL) 92.285,93 TL olduğu, Davacı firma kayıtlarında, Kur Farkı açıklaması ile davacı firma lehine oluşan net 11.695,71 TL ve gerçekleşmeyen ihracata ilişkin KDV tutarı 1.310,40 TL alacak kayıtlarının da hesaba dahil edilmesi halinde, 31.12.2014 tarihi itibariyle davacı firma alacağının (92.285,93 TL + 11.695,71 TL + 1.310.40 TL) 105.292,04 TL olduğu" şeklinde kanaat belirtildiği ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik olarak beyanda bulunduğu, davalı vekilinin ise itirazlarda bulunduğu görülmüştür.

Mahkememiz 21/11/2024 tarihli duruşma ara kararı gereği Bilirkişiden davalı vekilinin rapora ilişkin itirazları ile davacı vekilinin rapora ilişkin beyanlarının değerlendirilmesi için bir başka ek rapora gerek bırakmayacak nitelikte ayrıntılı, gerekçeli, hükme ve denetime elverişli nitelikte ek rapor alınmasına karar verilmiş olmakla; dosyanın yeniden SMMM bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişi tarafından hazırlanan 13/01/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde; "Kök rapora ilişkin somut itiraza rastlanılmamıştır. Sayın Mahkemenizin 28.09.2023 tarihli kararına istinaden verilen süre içinde defter kayıtlarını 11.10.2023 tarihli yazı ekinde sunan davacı firma kayıtları incelenmiş olup, Sayın davalı vekili tarafından müvekkilinin defter kayıtları süresi içinde sunulmadığından davalı firma kanuni defter kayıtları incelenmemiştir. İlgili Faturalar ve ödeme belgeleri davacı firma kanuni defter kayıtları karşılaştırmalı olarak davaya konu alacak tutarının tespiti yönünden incelenmiş ve tespit edilen hususlara Kök Raporda yer verilmiştir." şeklinde kanaat belirtildiği ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik olarak beyanda bulunduğu görülmüştür.

Mahkememizin 18/02/2025 tarihli duruşma ara kararı gereği;

28/09/2023 tarihli duruşma zaptı 2 nolu ara karar uyarınca davalı kayıtlarında inceleme yapılması için 17/05/2023 tarihli raporu düzenleyen bilirkişiye ek rapor alınması için dosyanın tevdi edildiği, bu bilirkişi tarafından hazırlanan 25/04/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunun (düzenlenemediğine ilişkin) dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş, incelenmesinde; "Mahkemenizin yukarıda numarası yazılı dosyasında 18.02.2025 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı gereği düzenlenecek ikinci ek rapora esas olmak üzere 10.04.2025 tarihinde davalı vekiline gönderilen e posta ve...mesajı ile; "18.02.2025 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı gereği düzenlenecek ikinci ek rapora esas olmak üzere müvekkiliniz davalı...Ltd.Şti ile davacı ... Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkinin başladığı yıldan 2014 yılına kadar ki dönemi kapsayan ticari defterler asılları cari hesap muavin kayıtları (excelde ve basılı imzalı) ve davacı ile olan ticari ilişkiye ait ilgili dönem fatura ve ödeme belgeleri örneklerinin 16.04.2025 tarihinde incelemeye hazır edilerek Bilirkişiliğime teyit dönüşü yapılmasını rica ederim." şeklinde inceleme konusu defter ve belgelerin incelemeye hazır edilerek bildirilmesi istenilmiş olup, 24.04.2025 tarihinde davalı şirket mali müşavir tarafından bilirkişiliğime 2014 yılı ve öncesi dönemlere ait yasal ticari defterlere ve dayanağı belgelere ulaşılamadığı beyan edilmiştir. Açıklanan nedenle 18.02.2025 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı gereği istenen 2. Ek Rapor düzenlenememiştir." şeklinde kanaat belirtildiği ve davacı ile davalı vekillerinin bu hususa yönelik olarak beyanda bulundukları görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan inceleme neticesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı ödenmeyen fatura bedellerine ilişkin İzmir...İcra Müdürlüğünün ... Takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, alacağın yabancı para cinsinden tahsil edilip edilemeyeceği hususlarında toplandığı tespit edildi.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğu, bu ilişkinin takibe konu edilen 2015-2016 yılı öncesinden itibaren süre geldiği, ancak dava konusunun yalnızca İzmir..İcra Müdürlüğünün ...Takip sayılı dosyasında 01/01/2015-31/12/2016 tarihleri arasındaki ilişki sebebiyle davacı yanın davalının borçlu olduğunu beyan ettiği, dosya kapsamı itibari ile davacı ve davalı taraf arasında mermer satışına ilişkin bir ilişki mevcut ise de bu ilişkinin yabancı para alacağına ilişkin olduğuna yönelik bir anlaşmanın taralar arasında yer almadığı, bununla birlikte davacı taraf kayıtlarında kur farkı faturasının kesilmesine rağmen bu faturalandırma işlemine ilişkin davalı tarafça ilişkinin içeriğinin bilinmediği, dosya içerisinde yer alan faturaların birim fiyatının USD cinsinden faturada yer aldığı ancak faturaların USD cinsinden kesilmediği Türk Lirası üzerinden kesildiği, ilgili faturada Türk Lirası üzerinden kesilerek yine gerek davacı tarafın gerekse davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının Türk Lirası üzerinden tanzim edildiğ;, bu kapsamda yapılan incelemede davacı ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, incelenen kayıtlarda davacının Türk Lirası üzerinden kayıt tuttuğu, bu kayıtlarda davacının davalıdan 2015 yılı sonunda TL cinsinden, 2016 yılı sonunda da TL cinsinden alacaklı olduğu, davalı ticari kayıtlarının incelendiği, incelenen davalı kayıtları ile davacı kayıtları üzerindeki benzerlik ve farklılıklarının da raporda yer aldığı, ilgili incelemeler uyarınca davalı yanın davacının mal alım satım ilişkilerinin dolar cinsi üzerinden yapıldığına ilişkin bir tespit yapılamadığı, bu sebeple 2015 yılı öncesinde kurulan ilişkilerin değerlendirmesi gerektiği, bu doğrultuda 2015 yılı öncesindeki ticari kayıtlar incelendiğinde de taraflar arasında USD cinsinden bir alım satım ilişkisinin tespitinin yapılamadığı, ancak daha önce davalı kayıtları tarafından ödemeye ilişkin sunulan belgeler sonrasında alınan 17/05/2023 tarihli ek raporda davacının davalıya 2015 yılı ve sonraki dönemde 348.010,82.-USD fatura düzenlediği, davalının davacıya toplam 401.193,70.-USD ödeme kaydının bulunduğu, bununla birlikte TL cinsinden de faturalar düzenlendiği, taraflar arasında 2015 yılı öncesinde başlayan ticari ilişki münasebetiyle 2015 yılı öncesinde devreden davalı kayıtlarına göre 93.721,91.-TL, davacı kayıtlarına göre 105.292,91.-TL davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmış ise de; davaya konu takip alacağının USD cinsinden talep edildiği, dosya kapsamı itibariyle tarafların süre gelen ilişkilerinde cari hesaba ilişkin bir yazılı sözleşme bulunmadığı, dolayısıyla bu ilişkinin mal alım satım ilişkisi olarak değerlendirildiğinde doğrudan USD cinsinden bir ilişki kurulduğunun somut olarak tespit edilemediği, gerek USD cinsinden, gerekse TL cinsinden faturaların kesildiği, bu halde davaya konu uyuşmazlığın ve takibe konulan borcun yabanca para birimi üzerinden 2015 ve 2016 tarihi kapsayan dönem için olduğu, taraf kayıtlarında davacının davalıya 2015 ve sonrası dönemde 348.010,82 USD fatura düzenlediği, davalının davacıya çek+banka+fatura olmak üzere toplam 401.193,70 USD ödeme kaydının olduğu,dolayısıyla tüm ticari defter ve kayıtlar nazara alındığında davaya konu tarih aralığındaki davalının USD cinsinden konu borcunu alınan ek raporla ödediği sabit olmakla, takibe konu alacağın USD cinsinden alacak olması nedeniyle bu aşamada açılı davanın reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Bu husus yargılamayı gerektirdiğinden davacı aleyhine icra inkar tazminatı hükümedilmesine yer olmadığına,

3.Karar ve ilam harcı olan 615,40.-TL harcın peşin alınan 1.998,53.-TL harçtan mahsubu ile bakiye artan harç olan 1.383,13.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,

4.Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesap edilen ve takdir olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

7.Kullanılmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/09/2025 Katip ... E imza Hakim...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog