T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :2026/49
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİC. MAHKEMESİ
TARİHİ:21/10/2025
NUMARASI :2024/269 Esas - 2025/746 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;
Davacı tarafından işletilen köprü ve otoyoldan, davalıya ait araçların ihlalli geçişleri nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarları ve yasadan kaynaklı para cezalarının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emri, davalıya 02/03/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından 08/03/2018 tarihinde dosyaya kısmi itirazda bulunulduğunu, itiraz konusu dosya alacağı hakkında takibin devamı amacıyla işbu dava ikame edildiğini, yapılan itiraz haksız ve yersiz olup itirazın iptali gerektiğini belirterek itirazın iptalini, takibin devamını ve aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalıya ait 8 adet aracın ... Köprüsünden ve otoyoldan kaçak geçiş yaptığını, geçiş ücretinin 10 katı tutarında cezai şarttan sorumlu olduğunu, ancak davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davalının kurulduğu zamandan bu zamana otoyoldan geçiş ücretlerinin düzenli olarak ödendiğini, kaçak geçişlerin herhangi kanıtının olmadığını, otoyola ve köprüye ödeme yapılmadan giriş yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin hatalı sayılması için hesabında yeterli ücret olmaması gerekir ancak hesabında gerekli bakiyenin bulunduğunu, OGS dökümü incelendiğinde ... Köprüsü geçiş ücretinin tahsil edildiği, ancak tahsilatın iade edildiği görüleceğini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince"...Taraflar arasında davacının işletmesini üstlendiği köprü ve otoyoldan davalının maliki olduğu araçların ücretli geçişine ilişkin atipik sözleşme kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının hizmet sağlayan satıcı, davalının ise alıcı müşteri olduğu, davalıya ait araçların davacının işletmesini üstlendiği köprü ve otoyoldan geçiş yaptığı tarihlerde hızlı geçiş sistemine (HGS) kayıtlı olduğu ve söz konusu sistemin bağlı olduğu banka hesabında yeterli bakiyenin bulunduğu, itirazın iptali istemine konu takip borcunun da ödendiği davanın konusuz kaldığı ancak denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının verdiği hizmetin kusurlu olduğu ve ceza bedeli talep edemeyeceği anlaşıldığından dava ve takip tarihi itibariyle davacının isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılarak inkar tazminatı isteminin de reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleri ile,"Davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından esası hakkında karar verilmesine yer ve gerek olmadığına, delil durumu dikkate alınarak icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE.." dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1.Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; Davacının kurması gereken ücret toplama sistemini Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyollarda kullanılan OGS ve HGS sistemlerine ait etiketlerin etiket değişikliğine ihtiyaç duyulmadan kendi kuracağı ücret sisteminde de kullanılabilecek şekilde uyumlu tesis etmekle yükümlü olduğunu, ihlalli geçiş ücretinin ödenmesi konusunda tüm sorumluluğun ilgili yasal düzenleme gereği araç sahiplerinin olduğunu, bakiyenin yeterli olmadığı ve ücretin çekilemediği davaya konu geçişler için herhangi bir ödeme yapılmadığının da HGS ekstresi ile sabit olduğunu, bilirkişi raporunda davalı şirketin banka hesaplarındaki bakiyeyi esas alarak ihlalli geçiş esnasında yeterli bakiye olduğu sonucuna varılarak şirkete kusur atfedildiğini fakat bu hususun hatalı olduğunu, sistemde oluşabilecek sorunlara istinaden ... A.Ş. tarafından gişe görevlisi konumlandırılmış olduğunu, ödeme yapılmaması halinde araç sürücüsü bilgilendirilmeden bariyerin açılmadığını, bilgi fişi verilerek tüm sürücülerin ödeme yönteminden ve sistemden haberdar edildiğini, dolayısıyla ihlalli geçiş yapan araçların yeterli bakiyeye sahip olmasının davalıyı sorumluluktan kurtarmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; davalı şirketin icra tehdidi altında borcu ödediği, mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davalının haklılığına karar verilmiş ise de, mahkeme hükmünün 4 no'lu maddesinde, yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesinin çelişkiye neden olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, otoyol geçiş ücreti ödenmeksizin geçiş yapıldığı iddiası ile geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu 12. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasında; davacı alacaklı ... A.Ş. tarafından, 5.489,05 TL geçiş ücreti ve 54.890,50 TL ceza tutarı olmak üzere olmak üzere toplam 60.379,55 TL alacağın tahsili için 13/12/2016 tarihinde ilamsız genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, yasal süre içerisinde davalı tarafça borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davanın İİK 67. maddesi uyarınca yasal 1 yıllık sürede açıldığı tespit edilmiştir.Davalı tarafça icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde, gönderilen ödeme emri uyarınca; 5.489,05-TL anapara, 250,00-TL tahsil harcı, 659,00-TL vekalet ücreti, 81,00-TL masraf olmak üzere toplam 6.479,05-TL bakiye icra dosyasına depo edildiği belirtilerek depo edilen toplam 6.479,05-TL'yi aşan tutara ve tüm ferilerine itiraz edildiği ifade edilmiştir. İcra takip dosyasında düzenlenen 07.03.2018 ve 08.03.2018 tarihli tahsilat makbuzlarında ödenen iş bu bedeller yazılıdır. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, 08/12/2020 tarih ve 2018/388 E. 2020/8129 K. sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve iş bu karar yönelik davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması nedeniyle dairemizce yapılan inceleme sonucunda 2021/299 E. 2024/422 K. sayılı ilam ile ''.... O halde mahkemece yapılacak iş konusunda uzman bankacı ve bilgisayar mühendisi bilirkişi heyetinden davacıya ait sistem ile davalı OGS kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, ihlalli geçiş yaptığı iddia olunan araçların OGS sistemine kayıtlı olup olmadığı, her bir geçiş yönünden, geçiş anında yeterli bakiyelerinin olup olmadığı, bakiye yeterli olması durumunda geçiş ücretinin niçin sistemden tahsil edilemediği, bakiye yeterli değilse otomatik yükleme yapılıp yapılmadığı, otomatik yükleme yapılmış ise geçişten itibaren 15 gün içerisinde davacı tarafça tahsilat yapılıp yapılmadığı/tahsilatın mümkün olup olmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınarak karar verilmesinden ibarettir.Açıklanan nedenlerle; itiraza konu araçların OGS kayıtlarının getirtilmesi, konusunda uzman bankacı ve bilgisayar mühendisi bilirkişi heyetinden davacıya ait sistem ile davalı OGS kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, her bir araç ve geçiş yönünden yukarıda açıklanan hususlarında bilirkişi raporu alınarak ayrıca yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler de dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir. Buna göre anılan eksikliklerin giderilmesi için davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.6 bendi uyarınca kararın kaldırılması'' na dair karar verilmiştir.Dairenin kaldırma kararından önce düzenlenen bilirkişi raporları ve yapılan tespitler:Elektrik Elektronik Mühendisi tarafından düzenlenen 20.08.2018 tarihli raporda özetle;
Davacı tarafça davalı aleyhinde başlatılan icra takibi konusu borcun dayanağının; dava konusu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., .... ..., ..., ..., ... plaka no.lu araçların davacı tarafça işletilen otoyol ve köprüden normal geçiş ücretleri 5.489,05 TL geçiş ücreti ile birlikte ihlalli geçiş yaptıkları ve yasa gereğince ihlalli geçiş ücretlerinin 15 gün ödenmemiş olduğu tespitine istinaden 54.890,50 TL Ceza Tutarı olduğu, dava konusu araçlara ilişkin olarak dosya kapsamına sunulmuş olan İGB kayıtları, ihlalli geçiş formları, fotoğraflar ile OGS banka kayıtları birlikte incelendiğinde davacının bahse konu ihlalli geçişleri belgelendirmiş olduğu, ihlalli geçişler nedeniyle davalı tarafça 15 gün içerisinde herhangi bir ödememenin yapılmamış olması nedeniyle de dava konusu tarihte yürürlükte bulunan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 30. maddesinin 5. fıkrasına göre davacı tarafça davalıdan normal geçiş ücreti (5.489,05 TL) ile birlikte geçiş ücretinin 10 katı (54.890,50 TL) ceza tutarı talep edilmiş olduğu görüşünde bulunulmuştur. Bankacı bilirkişinin dahili ile oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ek raporda özetle; somut olayda ihlalli geçişler neden olan arıza veya sorun açık olmamakla birlikte sunulmuş olan İGB kayıtlan, bilgilendirme amaçlı ihlalli geçiş formları ve fotoğraflardan ihlalli geçişlerin belgelendirilmiş olduğu, somut olayda dava konusu ihlalli geçişlerde OGS cihazları okunamamış, buna bağlı olarak Karayolları sorumluluğundaki köprü ve otoyollardan farklı olarak, köprü ve otoyollardaki bariyerler açılmamış» araç kullanıcısına gerekli bilgilendirmeler yapılarak 15 gün içerisinde cezasız ödeme yapabileceğine ilişkin bilgi formları verildiği, bu noktadan sonra, ihlalli geçiş yapan araç sürücüsünün ihlalli geçiş yaptığını bilmemesinin mümkün olamayacağı, kendisine verilen bilgi formunda belirtilen süre içerisinde ceza tahakkuk ettirilmeksizin ödeme yapabileceği açık olup, OGS cihazının okunamaması nedeniyle, davalı şirket hesaplarından tahsilat yapılamaması hususunda da davacı şirkete atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı belirtilmiştir.Dairenin kaldırma kararından sonra düzenlenen bilirkişi raporları ve yapılan tespitler:Bilgisayar-Elektronik uzmanı ve bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen 16/01/2025 tarihli heyet raporunda özetle, bankalarda davalı şirkete ait hesaplarda otomatik ödemeyi yerine getirmek üzere yeterli bakiyenin bulunduğu, hesap bakiyesinin ödemeye müsait olmadığı durumlarda ise 10.000,00 TL kredi limiti dahilinde ... hesabının devreye girdiği, ücretli geçiş tarihlerinden itibaren otomatik ödemeye bağlı banka hesaplarından tahsilat yapılamamış olmasının davacının ... köprüsünün açılışını takip eden ilk aylarda bazı gişelerde bariyerlerin manuel çalışmasından dolayı otomatik tahsilatın devreye girmemiş olmasından kaynaklandığı, davacı şirketin kendi kusurundan kaynaklandığı, ve davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine konu alacağın 5.469,05 TL olduğu tespitinde bulunulmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olup, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:İcra dairesinin mahkemeye yazdığı 25/05/2025 tarihli yazıda dosyanın 21/01/2021 tarihinde infaz olunarak kapatılmış olduğu belirtilmiştir. Esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderleri 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların hakkı olup durumuna göre yargılama giderlerinin takdir ve hükmeder.''... Konusuz kalma nedeniyle esas hakkında karar verilmeyen hükümlerde yargılama gideri dava tarihindeki haklılık durumuna göre gözetilir. Somut uyuşmazlıkta dava tarihi itibariyle davacının imzasını havi kambiyo senedinin dayanağını teşkil eden asıl borç ilişkisinde davalı alacağının halen devam ettiği ve dava tarihinden sonra, davacı yanında fer'i müdahil ... A.Ş. tarafından yapılan ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumdan davalının dava tarihi itibarıyla haklı olduğu gözetilerek yargılama harç ve giderlerinden davacının sorumlu tutulması gerekirken hatalı değerlendirme ile davalı aleyhine hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.'' (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/4806 E. 2020/5210 K. sayılı ilam) 6100 sayılı HMK'nin 331/1. maddesinden göre; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.Somut olayda, yukarıda belirtilen kaldırma kararına istinaden mahkeme tarafından bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporunda ve dosyada yer alan bilgiler ışığında inceleme yapıldığında, davalı şirketin otoyol ve köprülerden geçiş ücretine aracılık yapılması konusunda ... Bankası ve ... Bankası ile ticari mevduat hesabı ile ... açtırdığı, ödemeler için nakit mevcudu bulundurduğu, hesabın ters bakiyede olması durumunda ise ödemeyi sağlamak üzere 10.000,00 TL limitli ... açtırdığı, 2016 yılının ilk aylarında davalı şirkete ait araçların geçiş yaptığı esnada gişelerde otomatik tahsilatın devreye girmemiş olduğu , otomatik sistemin çalıştığı diğer gişelerde ise tahsilatın yapıldığı yönündeki tespitler nazara alındığında, davacının hizmeti kusurlu verdiği yönündeki mahkeme tespiti yerindedir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda yargılama giderlerinden davacı tarafın sorumlu tutulması yerinde ise de, hükmün 4 no'lu maddesinde, toplam 10.946,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmesi çelişkiye neden olmuştur. Uyuşmazlığa konu edilen iş bu dava, davalı tarafça itiraza konu edilen 54.890,50 TL ceza tutarına ilişkindir.Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere , davacının sunulan hizmeti kusurlu ifa ettiğinin kabulü ile yargılama giderinin davacı üzerine bırakılması gerekmektedir.HMK'nin 353/(1)-b-2 maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında ..." duruşma yapılmadan karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı avukatının istinaf kanun yolu başvurusunun 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca reddi, davalı avukatının istinaf kanun yolu başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nin 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2025 tarihli ve 2024/269 Esas - 2025/746 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULARAK; -Davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE,
İlk derece mahkemesi yönünden; a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 635,50 TL'nin peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 96,50 TL harcın davacıdan alınarak hazine yararına tahsiline, b-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, c-Davalı tarafından yapılan toplam 610,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine, İstinaf giderleri yönünden; a-Davacı ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince; alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcının davacı tarafından yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, c-Harçlar Kanunu gereğince; alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcının davalı tarafından yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, d-Davalı tarafça sarf edilen 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı, 615,40 TL istinaf karar harcı ve 500,00 TL posta masrafı toplamı 2.798,50 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/02/2026