Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

6. Hukuk Dairesi         2025/2426 E.  ,  2025/4169 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1391 E., 2025/601 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2006/609 E., 2018/1300 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ve buna ilişkin yönetmelik ve tebliğlere aykırı olarak gerçeğe aykırı rapor düzenlendiği, ... Bankası A.Ş. ile ilgili belli hesap döneminde davalı şirketin rapor düzenlediği, 01.01.2002-31.12.2002 hesap dönemine ilişkin bağımsız dış denetiminin davalı şirket tarafından yapıldığı ve ... Bankası A.Ş'nin yeminli murakıplar tarafından düzenlenen 23.03.2005 tarihli raporun sonuç bölümünde, şirketin mevduat kalemi hakkında uygun gördüğü denetim tekniğini uygulaması ve yeterli kanıt toplaması banka tarafından engellendiği halde anılan hesap dönemine ilişkin bağımsız denetim raporunda olumlu görüş bildirilmesinin bağımsız denetim ilkelerine ilişkin yönetmeliğin 17. maddesine, bankanın iç kontrol sistemi ile ilgili tespit ve değerlendirmelerin tamamına bağımsız denetim raporunda yer verilmemesinin yönetmeliğin 20. ve 25.maddelerine, mevduat hesapları üzerinde yapılan çalışmalarla ilgili belgelerin çalışma kağıtları arasında muhafaza edilmemesinin ise yönetmeliğin 22. ve 23. maddelerine aykırılık teşkil ettiğinin ifade edildiğini belirterek davalı şirketi bu eylemi nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla şimdilik 100.000,00 TL tazminatın rapor tarihi itibariyle faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Bankası A.Ş'nin faaliyet izninin kaldırılarak yönetim ve denetimin fona intikal ettiğini, 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 13/2. maddesi uyarınca bankaların genel kurullara sunacağı bilançoları ile kâr ve zarar cetvellerinin bağımsız denetim kuruluşlarınca onaylanmasının şart olduğunu, bağımsız denetim kuruluşlarının kurulmasına, çalışmalarına, faaliyetlerinin geçici veya sürekli olarak durdurulmasına ilişkin esasların ... Bankası ve ...'dan görüş alınarak kurulca düzenleneceğinin ifade edildiğini, 4389 sayılı Yasa'nın görüş almak dışında 3568 sayılı Kanun'a hiçbir atıfta bulunmadığını, davalı şirketin 3568 sayılı Yasa kapsamında faaliyet göstermeyip sadece 4389 sayılı Yasa'ya göre bağımsız denetim alanında hizmet verdiğini, bankanın sır olduğu gerekçesiyle birçok evrakı göndermediğini, tüm bankalara 3'lü denetim sisteminin uygulandığını ve bu raporların BDDK tarafından da kabul gördüğünü, ... Bankasının o gün içine düştüğü durumun raporlara açıkça yazıldığını ve BDDK'ya bildirildiğini, denetim ve denetim sonrası hazırlanan raporlarda hiçbir kusurunun olmadığını, hatta BDDK'ya uyarı yazılarının gönderildiğini belirterek haksız davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve daha sonra Bankacılık Yasası'nca iflasına karar verilen ... Bankası A.Ş'nin muhasebe ve bilgi işlem sistemi ile ilgili olarak özel bir muhasebe programı geliştirdiği ve bu programın çözümlenerek gerçek kayıtların ortaya çıkarılmasının zaman ve fazla mesai ile yapılabildiği, bankanın genel işleyişine ilişkin denetimlerde şubelerde tek bir kayıt sisteminin bulunduğu, bununla birlikte şubelerden genel müdürlüğe doğru aktarılan gerçek kayıtların, genel müdürlük ve bankaya bilgi işlem hizmeti veren Merkez Yatırım tarafından bilgi işlem sistemi kullanılarak gerçeğe aykırı bir şekilde mizanlara aktarıldığı, banka tarafından muhasebe dosyalarını silmek, değiştirmek, bazı hesapların bakiyelerinin mali tablolarda yer almasını engellemek ve yeni muavin defter üretmek amacıyla program geliştirildiği ve mizan programına bazı kısıtlamalar konulduğu, bu şekilde gerçeğe aykırı, yanıltıcı mali tabloların üretildiği, bu konudaki ayrıntılı bilgi ve açıklamaların TMSF'nin ... Bankası ile ilgili gerçekleştirdiği inceleme ve tespitlerde yer aldığı, ... Bankası A.Ş'nin muhasebe ve kayıt sistemiyle gerçek durumunu tamamen gizlediği, bankanın gerçek varlık ve yükümlülüklerinin az gösterilerek ve buna benzer bir çok gerçeğe aykırı kayıtlar oluşturulup zarara neden olunduğu, ... Bankası A.Ş. yöneticileri hakkında İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/1 E., 2016/17 K. sayılı kararında bankanın mevduatları kayıt dışı bırakmasına ve buna ilişkin sistem oluşturmasına yönelik olarak ayrıntılı izahatlerin yapıldığı, özetle bankanın gerçek mevduatının bilançolarında yer almadığı, BDDK'ya sunulan bilançoların tamamen kayıtlarda yapılan değişiklikler sonucu oluşturulduğu ve ... Bankası A.Ş. nezdinde ciddi bir bilgi işlem yolsuzluğu yapılarak mali verilerinin %90'ının gizlendiği, gizlenen muhasebe kayıtlarının denetim dışında bırakıldığı, anılan yıl itibariyle bu bilgi işlem yolsuzluğunun davalı tarafından tespit edilmesinin de mümkün görülmediği, zira davalının yaptığı bağımsız denetimin banka tarafından ibraz edilen muhasebe kayıtlarının muhasebe standartlarına uygunluğu ile ilgili olduğu, bankanın bu yolsuz işlemlerinin ve kayıt dışı olan verilerinin ortaya çıkarılması yönünde davalı şirketin bir sorumluluğunun bulunduğundan söz edilemeyeceği, davalı şirketin bağımsız denetim raporlarını sunulan kayıtlara göre gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı, bu nedenle davalı şirketin bağımsız denetim raporunu düzenlemesinde herhangi bir kusurlu eyleminin olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde:

Bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, davalının gerçeğe aykırı raporlar düzenleyerek davacıyı zarara uğrattığını, denetim şirketlerinin her ne kadar kendilerine ibraz edilen mali tablolar ve belgeler üzerinden denetim yapıp rapor düzenleseler de, tabloların gerçeği yansıtıp yansıtmadığından mükellefle birlikte sorumlu olduklarını, mevcut bilgi ve belgelerden şüphe duyması veya mevcut rakamların bankacılık sektörü içinde olağan dışı gözüken kayıtlar ve sonuçlar yaratmasından dolayı önceki dönemlere ait mali tabloları isteme hakkına sahip olduklarını, mevduat sahiplerinin yanıltılmasına karşı gerekli tedbirleri almaya yetkili olduklarını, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 33. maddesi uyarınca bağımsız denetim kuruluşunun sorumlu olduğunu, İlk Derece Mahkemesince yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken bu itirazlarının dikkate alınmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, BDDK'nın 03.07.2003 tarihli kararıyla bankacılık lisansı 4389 sayılı Kanun'un 14/3. maddesi uyarınca iptal edilen ve aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ... Bankası'nın faaliyette olduğu dönemde 4389 sayılı ve 5411 sayılı Kanun gereğince denetimini yapan davalıların, kanuna, yönetmeliklere, gerçeğe aykırı raporlar düzenleyerek TMSF'yi zarara uğrattıkları iddiasıyla oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog