Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:

KARARIN

YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 30/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özet olarak; müvekkilinin alacağını sağlaması amacıyla 14/10/2024 tarihi itibariyle 332.847,71 TL alacağın tahsili için Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya 16/10/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu vekilince 23/10/2024 tarihinde borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, dosya alacağının tahsili için arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak karşı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, davalının itirazının kötü niyetli, haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı şirketin müvekkiline herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürdüğünü ancak söz konusu fatura alacaklarında ispat yükü ise borcunu ödediğini yahut böyle bir borcun olmadığını iddia eden tarafa ait olduğunu, fakat davalı şirketin böyle bir ödemeyi ispatlayabilecekleri bir belge olmadığını çünkü davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe karşı davalının itirazının iptaline, takibin 332.847,71 TL üzerinden ve takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haczine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Dosyamız kapsamında delillerin toplanması amacıyla Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve Mevlana Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmış, cevabi yazılar ve Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir. Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen 15/10/2025 tarihli rapor ile;

Davacı ... 2024 ve 2025 yılı Ticari defterlerinin TTK.'na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, 2024 yılı ticari defter açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2025 yılında e-defter uygulamasına geçilmiş olması sebebiyle yevmiye defteri ve defteri kebirin noter tasdik şerhlerinin bulunmadığı, e-defter beratlarının elektronik defter genel tebliğinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde oluşturulduğu,

Davalı ... A.Ş'nin 2024 ve 2025 yılı ticari defterlerinin TTK.na göre usulüne uygun olarak tutulduğu, 2024 yılında e-defter uygulamasına geçmiş olması sebebiyle yevmiye defteri ve defteri kebirin noter tasdik şerhlerinin bulunmadığı, e-defter beratlarının elektronik defter gelen tebliğinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde oluşturulduğu,

Davacı tarafın 2024-2025 yılı ticari defter kayıtlarının kendi içinde birbirini doğruladığı, davalı tarafın 2024-2025 yılı ticari defter kayıtlarının kendi içerisinde birbirini doğruladığı, her iki tarafın 2024-2025 yılı ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, birbiriyle uyumlu olmadığı, Ticari defter kayıtlarına göre cari hesap ilişkisinden kaynaklanan dava takip tarihi itibariyle;

Davacı taraf ticari defterlerinden, hesap hareketlerinin takip edildiği 120.06 nolu muavin hesabının incelenmesi neticesinde yapılan nakit ödeme kayıtları, yapılan çek ödemeleri ve yapılan banka eft ödemeleri sonucunda davacı ... davalı ...

. A.Ş.'den 2024 yılı sonu itibariyle ve 2025 yılı açılış kayıtlarına göre 300.856,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça takibe konu edilen ve talep edilen asıl alacak tutarının aynı olduğu,

Davalı taraf ticari defterlerinden, hesap hareketlerinin takip edildiği 329.26 ve 329.01.003 nolu muavin hesaplarının incelenmesi neticesinde yapılan kredi kartı ödeme kayıtları, yapılan çek ödemeleri, yapılan banka eft ödemeleri ve davalı tarafça düzenlenen araç satış faturası sonucunda davacı ... ın davalı ... A.Ş.'den 2024 yılı sonu itibariyle ve 2025 yılı açılış kayıtlarına göre 225.856,65 TL alacaklı olduğu hususları tespit edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.

Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinin 300.856,00 TL asıl alacak 31.991,71 TL işlemiş faiz olmak üzere 332.847,71 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının davalıya icra takibine konu faturada belirtilen malları teslim edip etmediği, davacının alacaklı olup olmadığı alacaklı ise takip tarihi itibariyle miktarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.

İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.

Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)

Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse;

HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.

Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E K sayılı ilamı)

Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da  ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından  ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı)

Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)

Tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, taraf defterlerinde bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 15/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların defterde kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi itibarıyla 300.856,00 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.

Davalı tarafın defterlerinde yapılan incelemede de davaya konu faturaların kayıtlı olduğu, kayıtlı olan faturaların bedellerden 75.000,00 TL'nin araç satışı nedeniyle ödendiği anlaşılmış ve davalının takip tarihi itibarıyla 225.856,65 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.

Bu durumda taraf defterlerine göre davacı tarafa 75.000,00 TL'lik araç satışı olup olmadığı hususunun ispatı için yemin deliline dayanıp dayanmayacağı konusunda beyanda bulunması için süre verilmiş davacı tarafça yemin deliline dayanılmış ve davalı şirket yetkilisi tarafından yemin eda edilmesi nedeniyle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle, takip tarihine kadar olan faiz talebi reddedilmiştir.

Davacı tarafın feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın olsa haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 225.856,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,

2.Takip tarihine kadar işletilen faiz talebine ve fazlaya ilişkin istemin reddine,

3.Asıl alacağının %20'si olan 45.171,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

4.Alınması gereken 15.428,22 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.019,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.408,25 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

5.Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL yargılama giderinin 2.442,80 TL'lik kısmının davacıdan, 1.157,20 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

6.Davacı tarafından yapılan 4.019,97 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE

7.Davacı tarafından yapılan 427,60 TL harç gideri ve 8.040,40 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.468,00 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 2.722,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

8.Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

9.Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

10.Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2026

Katip Hakim

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog