11. Hukuk Dairesi 2025/2382 E. , 2025/7376 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; gemi brokerı olan müvekkilinin ...'dan
Nijerya'ya ... ile yük taşınması için davalı ile dava dışı şirket arasında imzalanan 12.10.2021 tarihli ... Sözleşmesine aracılık ettiğini, bu sözleşmede belirtilen navlun ücretinin %1,25'ine denk gelen miktarın brokerlık ücreti olarak kararlaştırıldığını, davalının taşınmasını istediği yük için gerekli gemiyi bulma, ilgili yazışmaları yapma, ... sözleşmesinin düzenlenmesi ve gemi armatörü ile yapılacak yazışmaları yönetme edimi altına girdiğini, taşıyıcı ... adlı gemi donatanının brokeri .... ile iletişime geçtiğini, ... sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin brokerlık ücretini almaya hak kazandığını, davalı adına tanzim edilen faturanın 01.03.2022 tarihinde e-posta ile gönderildiğini, ancak ücret ödenmediğinden davalı hakkında başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında akdedilmiş yazılı herhangi bir brokerlık sözleşmesi bulunmadığını, ... gemisi ile yapılan taşıma işine ilişkin ... sözleşmesi için dava dışı broker ... ile sözlü anlaşıldığını, bu kişinin hataları sebebi ie müvekkilinin ciddi zarara uğradığını, taşımanın son aşamalarına doğru yaşanan gecikme ve oluşan zararı giderebilmek için ...'ın gemi donatanı ve davacı ile irtibata geçtiğini, sözleşme ve taşıma ile ilgili olmayan davacıyı müvekkili ile muhatap ettiğini, davacının olsa olsa ...'ın yardımcısı sıfatı veya onun adına görüşmeler yaptığını, davacının da içinde bulunduğu yazışma grubunda davacının, ...'ın talep ettiği brokerlık ücretine ses çıkarmadığını, davacı ve dava dışı ...'ın müvekkilinden haksız para alabilmek için birlikte hareket ettiklerini, aynı taşıma işi için iki brokerlık faturası düzenlendiğini, broker ...'dan dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, bu sebeple bu kişinin herhangi bir brokerlık ücreti talep edemeyeceğini dava konu taşıma işine ilişkin davacının herhangi bir hizmetinin olduğunun kabulü halinde, bu hizmetlerin dava dışı ... adına veya onun yardımcısı sıfatıyla yapıldığının kabulü gerektiğini, bu sebeple ...'ın sebep olduğu zararlar açısından takas mahsup taleplerinin olduğunu savunarak davanın ...'a ihbarına, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, değilse esastan reddine ve lehlerine kötüniyet tazminatıına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan e-maillerin tercüme evraklarına göre davalı ile dava dışı ... arasında gemi ... sözleşmesi yapıldığı, 12.10.2021 tarihli e-mailler ile davacı şirket yetkilisinin davalı şirkete ve davacı şirkete bildirimlerde bulunduğu, navlun ve yük taşıması ile ilgili itilaflı konularda aracılık yaptığına dair 08.11.2021 - 09.11.2021 - 12.11.2021 -20.12.2021 17.12.2021 tarihli e-maillerin bulunduğu, davacı, her ne kadar aralarında yazılı bir sözleşmeyi dosyaya sunmamış ise ... broker sözleşmesinin taraflar arasında akdedildiğinin e-mailler ve diğer yazılı belgelerle ispatlandığı, davalı, ... isimli şahıs ile broker sözleşmesi yapıldığını iddia etmiş ise de dosyaya herhangi bir yazılı belge sunmadığı, bu hususla ilgili tanık dinlettiği ancak tanık anlatımlarının ... isimli şahısla broker sözleşmesi yapıldığını ispatlar mahiyette görülmediği, davacı ve davalı ticari defterlerine göre, davalının iade faturasının 8 günlük süre geçtikten sonra, deftere kayıt edilerek gönderildiği, dolayısıyla davacı tarafından tanzim edilen faturaya usulüne uygun süresinde itiraz edilmediği, bu nedenle davacı defterlerinin hükme esas alındığı, takip fatura alacağına dayalı olduğundan ve alacak da likit sayıldığından icra inkar tazminatı hesap edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu faturanın düzenleme tarihi itibariyle somut olay bakımından uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) faturanın tanımlanmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde faturanın tanımlandığı, TTK’nın 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerektiği, faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi için de karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması gerektiği, tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğunun kabul edilebileceği, somut olayda; davacının taraflar arasında brokerlik ilişkisi olduğunu iddia ettiği, TTK'da brokerlik (aracılık) sözleşmesine ilişkin ayrı bir düzenleme bulunmadığı, anılan sözleşmeye 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 520 vd. maddelerinin uygulanacağı, simsarlık sözleşmesinin kurulması TBK'nın 520/3 hükmündeki özel hal hariç özel bir şekle tabi olmadığı, sözleşme ilişkisi ve fatura konusu hizmetin davalıya verildiğini ispat yükünün davacıda olduğu, takibe konu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıdan fatura bedeli olan 41.277,18 USD alacaklı olduğu, alacağa ilişkin bir ödeme kaydının bulunmadığı, defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, delil mahiyetinde olduğu, davalının defterlerine göre, davacı tarafından düzenlenen 03.01.2022 tarihli 41.277,18 USD bedelli faturanın 03.01.2022 tarihinde 14 numaralı yevmiye numarası ile işlendiği, daha sonra 12.01.2022 tarihli iade faturası ve 14.03.2022 tarihinde kur farkı faturası düzenlenerek anılan borç bakiyesinin kapatıldığı, davalının defterlerinin usulüne uygun açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, taraf defterleri arasındaki farkın davalı tarafından düzenlenen 12.01.2022 tarihli iade faturası ve 14.03.2022 tarihli kur farkı faturasından kaynaklandığı, davaya konu 03.01.2022 tarihli faturanın davalı tarafından tebliğ alındığı ve ticari defterlerine işlendiği her iki tarafın defterlerinin bu yönüyle uyumlu olduğu, tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispata yeterli değilse de, hizmet veren tarafından gönderilen faturanın hizmet alan tarafından ticari defterlerine kaydedilmesiyle alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafından sunulan e-mail içeriklerinden de davacının davalıya anılan hizmeti verdiği ve davacının kurulmasına aracılık ettiği, sözleşmenin karşı tarafı ile arasında daha sonradan da irtibat kurulmasını temin ettiğinin anlaşıldığı, davalının TTK'nın 21/2 hükmünde belirtilen sürede fatura içeriğine itiraz etmediği de anlaşıldığından davacının faturada belirlenen miktar kadar davalıdan alacaklı olduğu, iade faturası düzenlemenin faturaya itiraz olarak değerlendirilemeyeceği, bu sebeple davalının defterlerindeki bu kayıtlara itibar edilmediği, davaya konu faturaya ilişkin bir ödeme kaydı da bulunmadığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, davalı takas talebinde bulunmuş ise de, davalının taşımada zarara uğradığını beyan ettiği eylemlerin dava dışı ...’ın eylemleri olduğu, davacıya izafe edilen bir zararlandırıcı eylemden bahsedilmediği, davacı ile dava dışı ...’ın birlikte hareket ettiği, aralarında temlik ilişkisi vs. alacağın nakline ilişkin bir sözleşme olduğu gibi hususların ispat edilemediği, TBK'nın 139. maddesinde aranan şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından mahkemece davalının takas iddiası hususunda bir araştırma yapmamasının da isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, gemi brokerlığı sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülen ücretin tahsili talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.