11. Hukuk Dairesi 2025/2594 E. , 2025/7384 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından, davalı borçlu şirket lehine ipotek verildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip neticesinde diğer davalı banka tarafından taşınmazın borca mahsuben satın alındığını, 1.000.000,00 TL ipotek bedelli taşınmazın 350.000,00 TL'ye davalı bankaya ihale olunduğunu, takibin dayanağı olan ipotek işleminin davalıların muvazaası nedeniyle gerçekleşmiş olduğunu, davacının böyle bir ipotekten doğan borcunun bulunmadığını, davacıya ipotek işleminden önce borçlu davalının kredileri, cari durumu ve riski ile ilgili hatalı bilgi verildiğini, ipotek verildikten sonra borçlunun kredilerinin yapılandırılacağının belirtildiğini, buna rağmen ipotek tesisinden sonra kredi yapılandırmasının yapılmadığını, ipotek işleminin davalı Bankanın teminatını kuvvetlendirmek amacı ile yapıldığını, ayrıca İcra Müdürlüğü'nün "Sıra Cetveli Anlamında Karar Tensip Tutanağı"nın açık ve kesin olmadığını, davacı müvekkil ve diğer alacaklılar için tereddütsüz inceleme ve hesaplama olanağı vermediğini, taşınmaz üzerindeki haciz dosyalarının takip tarihleri ve ipotek tesisi ile ilgili bilgilerin de yazılmamış olduğunu, söz konusu tutanağın da iptalinin gerektiğini ileri sürerek takip dayanağı ipotek işleminin muvazaalı tesis edildiğinin ve davacının ipotek borçlusu olmadığının tespiti ile sıra cetveli anlamında karar tensip tutanağının iptal edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı şirketin davalı banka nezdindeki risklerini teminen davacı şirket tarafından maliki olduğu taşınmaz üzerine, diğer davalının banka nezdindeki asaleten ve kefaleten tüm risklerini kapsar şekilde banka lehine ipotek tesis edildiğini, diğer davalı şirketin müvekkili bankaya olan borçlarını ödememesi sebebiyle hesaplarının kat edildiğini, ipotekli taşınmazın maliki olarak da davacı şirkete ihtarname keşide edildiğini, hesap kat ihtarnamelerine rağmen herhangi bir ödeme yapmayan davacı ve diğer davalı şirket aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davacı şirketin de bu takipten ve borçtan ipotekli taşınmaz maliki olarak sorumlu olduğunu, icra dosyasından yapılan ihalede ipotekli taşınmazın alacağa mahsuben banka adına 350.000,00 TL bedelle alındığını, davacının aktif husumet ehliyetinin ve dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, sıra cetveline itirazın ancak diğer alacaklılar tarafından yapılabileceğini, ipotek resmi senedinin resmi belge olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, resmi senet olan ipotek belgesinin aksinin resmi nitelikteki delillerle ispatlanabileceği, davacının resmi senedin tarafı olduğu, bu nedenle muvazaa iddialarının tanık ile ispatlanamayacağı, davalı bankanın takip dosyasındaki taleple bağlı kalınarak takip tarihi itibariyle 378.206,66 TL nakit alacak ve 2.030,00 TL çek depo tutarı alacağının ve davalı şirketin tespit edilen alacaktan asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davacı şirketin maliki olduğu taşınmazın davalı asıl borçlu şirketin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak 1.000.000,00 TL bedelle davalı bankaya ipotek edildiği, davacı tarafın ipotek borçlusu sıfatıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 8 81... . maddeleri kapsamında sorumlu olduğu bu nedenle davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının ipotek borçlusu olmadığının tespiti ile sıra cetveli anlamında karar tensip tutanağının iptal edilmesi istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.