Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

DİYARBAKIR

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/04/2025
KARAR TARİHİ: 14/01/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin adına tescilli ... plakalı araç, ...tarihinde müvekkili hakimiyetindeyken; davalı şirketçe ...poliçe numarasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan ... plakalı araç ile bir kazaya karıştığını ve kaza sonrası müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, kazadan sonra hasar müvekkilinin aracı, 90,124,82 TL karşılığında onarıldığını, meydana gelen kazada ...plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini ve müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tazminini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Uyuşmazlık konusu araçta meydana gelen değer kaybı zararı, ekte sunulan değer kaybı hesap raporunda ve aşağıda görüleceği üzere iki farklı hesaplama yöntemi ile hesaplandığını, ancak .... ve ...K. sayılı AYM kararı doğrultusunda müvekkil şirket, başvuran tarafa reel değer kaybı hesaplamasına göre tazminat ödemesi yaptığını, reel hesaplama neticesinde yapılan bu ödeme ile tüm sorumluluğu yerine getirildiğini, değer kaybı hesabında, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si,metal yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orijinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan kısımları ve aracın onarımında kullanılan parçaların niteliği gibi temel kıstaslar göz önünde bulundurularak ...tarihli ...E. ve ...K. sayılı AYM kararı doğrultusunda reel olarak 35.000,00 TL değer kaybettiği tespit edildiğini ve ödemenin yapıldığını,, yukarıda açıklanan sebeplerle öncelikle davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasını arz ve talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava konusunun; Trafik kazasından kaynaklı davalı sigorta şirketine yöneltilmiş tazminat istemine ilişkin olduğu tespit edildi.

Dosyanın incelenmesinde, ...plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, poliçede araç başına maddi tazminat limitinin 200.000,00 TL olarak belirtildiği, dosya içeresinde yer alan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ...tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine değer kaybına ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı, oluştuğunun kabulü halinde davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, neticeten davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı miktarı ile faiz türü ve başlangıcı etrafında toplandığı anlaşıldı. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.

Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı ile tutanakta yer alan kaza yeri krokisinin incelenmesinden, ...tarihinde sürücü ...plakalı aracı ile seyir halindeyken, ...sevk ve idaresinde bulunan ...plakalı araca Mahabat Bulvarı, Mezopotamya Mahallesi Musa Anter Caddesi .... Sokakta kırmızı ışıkta beklediği sırada arkadan çarpması neticesinde maddi hasarla sonuçlanan dava konusu kazanın meydan geldiği anlaşılmaktadır.

Mahkememizce kusur durumunun tespiti yönünden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş; davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde trafik güvenliği için önündeki aracı yeterli ve güvenli takip mesafesinde takip etmeyen sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle; " Yukarıdaki bilgiler ile yapmış olduğum dosya incelemeleri neticesinde; Dava konusu aracın ...tarihinde yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda araçta oluşan hasarın onarımı için ...tarihli ekspertiz raporu referans alınarak tespit edilen; arka tampon sacı, reflektör, mesnet, arka pano, arka kapak kilidi, darbe emici ve montaj parçalarının değiştim işlemi yapıldığı; sağ arka çamurluk, arka taban sacı, arka iç çamurluk ve bagaj kapağı parçasında ise onarım işlemi yapıldığı anlaşılmış ve toplam 13 adet parça için eksperlik çalışması yapıldığı, Davaya konu aracın onarım giderlerinin yapılan piyasa araştırması sonucu ile eksper raporunun uyumlu olduğu tespit edildiği, dava konusu aracın hasarı onarıldıktan sonra ve ...hasar tarihi dikkate alınarak, emsal bir aracın ikinci el rayiç bedelindeki değer kaybının; aracın markası, modeli, araç tipi, 82.865 kilometrede olduğu, mevcut hasardaki parça değişimi, boya işlemi yapılan kısımları ve mevcut hasardan dolayı oluşacak tramer miktarı ve onarım işlemleri göz önünde bulundurularak, dava dosyasında bulunan belgeler (eksper raporları, tutanaklar, resimler ve sair evraklar) doğrultusunda ve Yargıtay 17. Hukuk dairesi 2013/3815 E. 2013/9854 K. Sayılı ilamında, emsal uygulamaları kapsamındaki, nisbi yöntemine göre davaya konu araçta 76.392,93 TL değer kaybının oluşacağı ve ...tarihinde sigorta kuruluşundan 35.000,00 TL tenzil edildiğinde (76.392,93 TL – 35.000,00 TL) =41.392,93 TL gerçek zarar tarafınca hesaplandığı" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu kanaatine varılarak davacının bakiye değer kaybı zararının 41.392,93 TL olduğu kabul edilmiştir.

Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Buna göre tüm dosya kapsamı ile dava değer artırım dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı miktarının 41.392,93 TL olduğu kabul edilerek ilgili miktara davalı sigorta şirketine başvurunun ulaştığı gün olan ...tarihini takip eden 8. İş gün sonrasında temerrütün oluştuğu bu tarihin ...tarihine denk geldiği anlaşıldığından kabul edilen miktara davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ...tarihinden itibaren sigortalı aracın hususi kullanıma özgülenmesi nedeniyle yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere

1.Davanın KABULÜ İLE; 41.392,93 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Kabul edilen bedel 41.392,93 üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 2.827,55 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL peşin harcın ve sonradan yatırılan 705,18 TL ıslah harcının düşümü ile eksik kalan 1.506,97 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,

3.Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı ve 705,18 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.935,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından tebligat ve posta masrafı ve bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 3.611,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 41.392,93 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog