Esas No
E. 2025/156
Karar No
K. 2026/198
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/156 Esas
KARAR NO: 2026/198
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/03/2025
KARAR TARİHİ: 03/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; "Davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/...

E. Sayılı icra takibi başlatılmıştır.

6.063,62-TL (Fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla) tutarlı icra takibinde Davalı tarafından borcun tamamına itiraz edilmiş olup, Davalı Borçlu itirazında haksız ve kötüniyetlidir. Müvekkil Şirket ile Davalı Borçlu arasında İstanbul Arabul buluculuk Bürosu 2024/... numaralı dosyası ile 18.12.2024 tarihinde arabuluculuk görüşmesi yapılmıştır. Arabuluculuk görüşmesinde taraflar arasında gerekli muvafakat sağlanamaması nedeniyle takibe konu alacağın tahsili amacıyla işbu davayı açma zarureti doğmuştur. Davalı Borçlunun icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali gerekmektedir. Şöyle ki; Davalı ile Müvekkil Şirket arasında imzalanan Tedarik Sözleşmesi(DilekçemizEk-1'inde sunulmaktadır.) ile Müvekkil Şirket tarafından faaliyet konusu kapsamında anlaşmalı olduğu sektörlerde müşterilerine tahsis ettiği kartlara para yüklemesi yaparak ek hak, avantaj ve ayrıcalıklar tanıyarak hizmet sunulmaktadır. Bu nedenle Davalı, şirket kayıtlarımızda tanımlı müşterilerdendir. İşbu dava konusu icra takibini dayanağı ise Davalı tarafından alınan hizmet karşılığının ödenmemesidir. Davalı şirket TTK m. 12 kapsamında tacirdir. Davalı ve Davacı arasında kurulan hizmet sözleşmesi tacirler arasında kurulmuş bir sözleşme olduğundan TTK hükümlerine tabiidir. TTK m. 1530/2 ''Tarafların sözleşmede ödeme günü veya süresi kararlaştırdıkları hallerde, borçlu, alacaklıya herhangi bir ihtarda bulunmasına gerek kalmaksızın temerrüde düşer ve sözleşmede şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Ekte sunduğumuz Davalı şahsın ıslak imzasının yer aldığı sözleşmelerden anlaşılacağı üzere Davalı şirket sözleşmeden doğan hizmeti sağlamış ancak karşılığında Davacı alacaklıya ödemesini gerçekleştirmemiştir. Davalı şirketin itirazı zaman kazanmak maksatlı olup yasal takip sürecinin durdurulması amacıyla yapılmıştır. Nitekim bu itiraz kötü niyetlidir çünkü Davalı tarafından yapılan itiraz hiçbir gerekçe sunulmadan İcra dosyasında ki sözleşmelere rağmen yapılmıştır. Aynı zamanda davalı tarafın borca itiraz dilekçesinde ''Taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden müvekkil şirketin alacaklı olduğunu iddia eden firma uhdesinde 12.000,00-TL depozito (güvence bedeli) bulunmaktadır.'' şeklinde yer alan beyan gerçeği yansıtmamakta olup alacaklıya zarar verme amacı taşıyan kötü niyetli bir beyandır. Davalı şirketin Alacaklı müvekkile ödediği herhangi bir teminat bulunmamaktadır. Bu nedenle Davalı tarafından bahsedilen bu tutarın mahsup edilmesi talebi mümkün olmamakla birlikte bu beyan kötü niyetle yapılmıştır. Davalı şirket tüm bu bahsedilen nedenlerle açıkça kötü niyetlidir. Davalı, Müvekkilimize ait hizmet sağlamış fakat müvekkilimize bu hizmet ediminin karşılığını vermeyerek Müvekkilimizi hem bir alacak kaybına uğratmakta hem de bu tutarın karşılığını vermeyip ticari faaliyet yapmasına engel olarak mahrum kalınan karını da zarara uğratmaktadır." şeklindeki beyanları ile açıklanan tüm bu nedenlerle; haklı davasının kabulüne, Borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/...

E. Sayılı takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, Kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin Davalı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmektedir.

Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; "Sayın Mahkemenizde görülmekte olan davaya ilişkin beyan ve itirazlarımızı yasal süresi içerisinde vekaleten sunarız. Öncelikle belirtmek isteriz ki, dava dilekçesinin ekinde var olduğu iddia olunan belgeler tarafımıza tebliğ edilmemiş olup, dava dilekçesinin ekinde var olduğu iddia olunan belge içeriklerindeki vaka ve olaylara ilişkin cevap ve itiraz haklarımız saklıdır.

Davacı tarafın dava dilekçesi ile öne sürmüş olduğu iddia ve beyanların tamamı gerçek dışı olup, görülmekte olan Davanın Külliyen Reddi gerekmektedir. Davacı Tarafın tüm taleplerine ve dava konusu takibe dayanak tüm alacak kalemlerine ilişkin olarak ayrı ayrı zamanaşımı itirazında Bulunduğumuzu Sayın Mahkemeye vekaleten bildiririz. Müvekkil şirketin alacaklı olduğunu iddia eden şirkete karşı herhangi bir borcu bulunmamakta olup, görülmekte olan davanın külliyen reddi gerekmektedir. Müvekkil şirket kayıtları incelendiğinde davacı şirketin müvekkil uhdesinde herhangi bir alacak kalemi bulunmamaktadır. Yine davacı tarafça da bu hususta müvekkil şirkete herhangi bir somut belge de ibraz edilmemiştir.

Davacı tarafın soyut ve mesnetsiz alacak taleplerinin Sayın Mahkemece reddi gerekmekte olup, görülmekte olan davanın bütün ferileri ile birlikte reddini talep ederiz.

Davacı tarafın talep ettiği faize miktarı ve faiz türüne yine ayrı ayrı itiraz ederiz. Önemle değinmek istediğimiz bir diğer husus ise, dava konusu haksız icra takibinde mübrez "Borca İtiraz" dilekçemizde belirttiğimiz üzere; kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, takas-mahsup def-i itirazımız bulunmaktadır. Davacı şirket uhdesinde müvekkil şirketin yatırmış olduğu depozito/güvence bedeli bulunmakta olup, müvekkile iade edilmemiş olan işbu kaleme ilişkin olarak takas/mahsup def-i'nde bulunmaktayız.

Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı Taleplerinin külliyen reddi gerekmektedir. Dava konusu talep olunan alacak kalemi iddiaları likit bir alacak olmayıp, müvekkil şirket kayıtlarında yer almamaktadır. İcra İnkar Tazminatı unsurlarına haiz olmayan haksız alacak kalemlerine ilişkin olarak, davacı tarafın işbu taleplerinin de reddini Sayın Mahkemeden vekaleten talep ederiz.

Davacı taraf müvekkilin borçlu olmadığını bilmesine rağmen kötü niyetli olarak işbu haksız davayı ve davaya dayanak icra takibini ikame etmiş olup, Hakkında İİK. 68/son uyarınca Davacı Aleyhine %20'den Az Olmamak Kaydı İle, Tazminata Hükmolunmasına karar verilmesini Sayın Mahkemeden vekaleten talep ederiz." şeklindeki beyanları ile arz ve izah olunan sebeplerle; Haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın usulden ve esastan Külliyen Reddine, Davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile, tazminata hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmektedir. Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).

Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.

Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.

Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.

Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Bu açıklamalar ışığında tarafların oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 6.009,34-TL asıl alacak 54,28-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.063,62-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 02/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 28/07/2022 tarihinde alıcısı tarafından açıldığı, borçlunun 28/07/2022 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.

Mali Bilirkişinin düzenlediği 24/08/2025 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Taraf Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı, Onayların Bulunup Bulunulmadığı, Yönünden Değerlendirme; Davacının İbraz edilen diğer ticari defterlerinden tutulması ve ibrazı zorunlu olan 2022 envanter defteri kapağı ibraz edilmiş olup defter içeriği ibraz edilmediği, bu nedenle 2022 envanter defteri tutulup tutulmadığı içeriği hakkında inceleme değerlendirme yapılamadığı, İbraz edilen diğer ticari defterler kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu,

Davalı taraf ise ticari defterleri ile ticari defterler kayıtlarına esas teşkil eden davalı taraf adına tanzim edilmiş olan tüm faturalar ile davacıya yapılan ödemelere ait bilgi ve belgeler ile davacıya ait cari hesap bilgileri ibraz etmediği, bu nedenle davalı tarafa ait ticari defterlerde davacıya ait borç ve alacak tutarının doğruluğu ve gerçekliği hakkında somut değerlendirme yapılamadığı, Faturaların Taraf Defterlerinde Yer Alıp Almadığı Yönünden Değerlendirme; Davacının ibraz edilen ticari defterlerinde, icra ve dava konusu yapılan faturaların davacının ticari defterinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle icra ve dava konusu yapılan faturaların bakiye tutarından dolayı davalıdan 6.063,62.-TLalacağı olduğu tespit edildiği,

Davalı taraf ise ticari defterleri ibraz etmediğinden faturaların davalı ticari defterlerinde yer alıp almadığı yönünden inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı, faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği, fatura içeriği hizmet veya malın davalı tarafça alınıp alınmadığı, dava dosyasına ibraz edilen bilgi ve belgelere göre dava ve icra konusu yapılan faturaların davalıya tebliğ edilmesi davacı tarafından ispata muhtaç olduğu; zira fatura içeriği hizmetlerin davalı tarafça alınması konusu davacı tarafından ispata muhtaç olduğu değerlendirildiği, Takip Tarihi İtibariyle Davacının Alacağının Bulunup Bulunmadığı Var İse Miktarının Tespiti Yönünden Değerlendirme ; Dava dosyasına ve tarafımıza ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davacının; ....icra dairesinin 2022/... dosya numarası ile davalı aleyhine yaptığı icra takip talebinin ispata muhtaç olduğu, değerlendirildiği, şeklinde bilirkişi sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mali Bilirkişinin düzenlediği 25/12/2025 tarihli 6 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Dava dosyasına ve tarafımıza ibraz edilen ek bilgi ve belgelere göre davacının; ....icra dairesinin 2022/... dosya numarası ile davalı aleyhine yaptığı icra takibinde, davalının icra takip dosyasına yaptığı itirazın 6.0009,34.-TL tutarının ispata muhtaç olduğu, şeklinde bilirkişi görüşüne ulaşılmıştır.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu, davacının alacağın tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalıya işbu duruşma tutanağının ihtaratlı olarak tebliğ edildiği, inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, davacının alacağına dayanak olan faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturaya itiraz olmadığı, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve faturaların defterinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından ticari defter ve kayıtların sunulmadığından HMK 222/3 gereğince davacının ticari defter ve kayıtları hükme esas alınarak davanın asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir.

Her ne kadar icra takibinde davacının işlemiş faiz talebi olsa da, işlemiş faiz yönünden davalının temerrüde düşürülmediği, davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilmediği, o halde davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, nitekim Yargıtayın yerleşik içtihatlarının da bu doğrultu da olduğu, bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 6.009,34 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip talebindeki faizi geçmemek kaydıyla avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine,

2.Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 1.201,86-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3.Karar ve ilam harcı 732,00-TL nin peşin alınan 615,40-TL den düşümü ile kalan 116,60-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 1.230,80-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

6.Davacı tarafından yapılan 9.125,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 9.043,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 6.009,34-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 54,28-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9.Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog