Esas No
E. 2025/17
Karar No
K. 2026/130
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/17 Esas
KARAR NO: 2026/130
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/11/2023
KARAR TARİHİ: 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalı ... tarafından davacı müvekkili aleyhine 09/03/2023 tarihinde .... İcra Dairesi Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı 48.000,00 TL miktarlı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, davalı taraf ... noterliği'nde19/04/2022 tarihli ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile ... model arabayı müvekkiline sattığını, bu sözleşme ile aracın satış bedelinin tamamı 51.000,00 TL olarak belirlendiğini, 3.000,00 TL'sinin peşinen ödendiği ve kalan borç miktarının 48.000,00 TL olduğunu, bu bedelin aylık 4.000,00 TL eşit taksitlerle ödeneceğinin kayıt altına alındığını, işbu araç satım sözleşmesi borcuna mahsuben 19/04/2022 tarihinde müvekkil tarafından davalının banka hesabına 35.000,00 TL ödeme yapıldığını, yine 10/05/2022 tarihinde 4.000,00 TL, 13/07/2022 tarihinde 4.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından davalıya toplam 43.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafından 48.000,00 TL miktarlı başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davalıya karşı 5.000,00 TL borcu kalmışsa da ceza dosyası kapsamında, davalının müvekkile sattığı araca şase numarasının başka bir aracın şase numarası ile aynı olması sebebiyle el konulduğunu, haliyle TBK madde 217 tam zapt hali vuku bulduğunu, müvekkilinin borçlu değil aksine davalıya karşı alacaklı konumunda olduğunu, tam zapt hali hükmü uyarınca ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini, satılanı elinden alan üçüncü kişiden isteyemeyeceği giderleri, satılanın tamamen elinden alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararları davalının müvekkile ödemesi gerektiğini belirterek müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan 48.000,00TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının yaptığı galeriden araç satın alma işleminin bir tüketici işlemi olduğunu ve davanın Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, mahkemenin iş bu dava da görevsiz olduğunu, dava konusu edilen satış sözleşmesi incelendiğinde satış yapan kurumun... A.Ş olduğunu, bu şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğunu ve sermaye şirketi olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin satış sözleşmesinin tarafı statüsünde olmadığını, bu nedenle aralarında husumet bulunmadığını, müvekkiline yapılan ödemenin kendi nam ve hesabına yapılmış ödemeler olmadığını, müvekkilin gerek sözleşmenin imzalanması gerekse ödemelerin alınmasında şirket temsilcisi sıfatıyla hareket ettiğini, kendi namına herhangi bir ödeme almayan ve temsilci sıfatıyla hareket eden ve sözleşmede taraf sıfatı da bulunmayan müvekkili ile davacı arasında pasif husumet yokluğu bulunduğunu, davacının ödemenin müvekkiline asıl sıfatıyla değil, vekil sıfatıyla yapıldığını bilmek durumunda olduğunu, sözleşme ilişkisini ve müvekkilin vekil sıfatıyla hareket ettiği gerçeğini saklayarak huzurdaki davayı açan davacının kötü niyetli olduğunun sabit olduğunu, icra takibine konu edilen kambiyo senedinin sebepten mücerret olduğunu, dava konusu edilen araç satış sözleşmesi ile bir ilgisinin bulunmadığını, araç satış sözleşmesinde kambiyo senedine herhangi bir atıfta bulunulmadığını, araç satış sözleşmesinin alacaklısı ile kambiyo senedinin alacaklısının farklı kişiler olduğunu belirterek davanın reddine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2 maddesi uyarınca takip talebinde gösterilen miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek tazminatın davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

.... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 40.000,00-TL asıl alacak ve 4.970,96-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 44.970,96-TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/10/2024 tarih ve 2023/... Esas 2024/... Karar sayılı kararı görevsizlik kararı nedeniyle, dosya mahkememize 08/01/2025 tarihinde intikal etmiş olup, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak dosya incelendi.

DELİLLER

- .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı icra dosyası. -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, icra takibine konu edilen bononun havale yoluyla tahsil edilen bedeli nedeniyle bonoya dayalı olarak takip kapsamında menfi tespit istemine ilişkindir. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun “Menfi tespit ve istirdat davaları” başlıklı 72. maddesi:“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” düzenlemesini içermektedir.

Anılan maddeden anlaşıldığı üzere borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir ve takip konusu alacağın borçlusu olmadığının tespiti isteyebilir. Davacı da takibe konu edilen senetler ve takip dosyaları kapsamında borçsuzluğunun tespitini talep etmektedir. Bunun yanında aynı irade sakatlığına dayalı olarak havale ile gönderilen paranın iadesini talep etmektedir.

Davacı, taraf arasında yapılan anlaşma gereği noterde araç satım sözleşmesi ile aracın satış bedelinin tamamı 51.000,00 TL olarak belirlendiğini, 3.000,00 TL'sinin peşin olarak ödendiğini, kalan borç miktarının 48.000,00 TL olduğunu, bu bedelin aylık 4.000,00 TL eşit taksitlerle ödeneceğinin kayıt altına alındığını, işbu araç satım sözleşmesi borcuna mahsuben 19/04/2022 tarihinde davacı tarafından davalının banka hesabına 35.000,00 TL ödeme yapıldığını, yine banka yolu ile 10/05/2022 tarihinde 4.000,00 TL, 13/07/2022 tarihinde 4.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalıya toplam 43.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalıya karşı 5.000,00 TL borcu kalmışsa da, davalının sattığı araca şase numarasının başka bir aracın şase numarası ile aynı olması sebebiyle ceza dosyası kapsamında el konulduğunu, bu haliyle TBK madde 217 tam zapt halinin söz konusu olduğunu,araç satış sözleşmesinde borcun teminatı olarak verilen 48.000,00 TL miktarlı senedin davalı tarafından icra takibine konulduğunu, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu savunmuştur.

Taraflar arasında ....Noterliği'nin 19.04.2022 tarihli ve14909 yevmiye numaralı düzenlenme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla araç satış sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşme ile aracın satış bedelinin tamamının 51.000,00 TL olarak belirlendiği, 3.000,00-TL'sinin peşinen ödendiği ve kalan borç miktarının 48.000,00 TL olduğu, ve bu bedelin aylık 4.000,00 TL eşit taksitlerle ödeneceğinin, tutar ve ödeme günleri belirtilen 12 adet emre yazılı senet verildiği, bu senetlerden bir ödenmediği takdirde borcun tamamının muaccel olacağının kayıt altına alındığı, davalı tarafça hazırlanan 19.04.2022 düzenlenme tarihli, 48.000,00-TL bedelli senedin davalı tarafça icra takibine konulduğu, davacı tarafça sunulan ödeme dekontları incelendiğinde davalı ...'a senet taksiti adı altında ödemeler yapıldığı, davacı tarafça davalının sattığı araca şase numarasının başka bir aracın şase numarası ile aynı olması sebebiyle ceza dosyası kapsamında el konulduğunu iddia edilmiş, mahkememizce Ankara CBS 2022/... sayılı soruşturma dosyasında satış sözleşmesine konu araç plaka bilgileri verilen araca soruşturma kapsamında el konulduğunun bildirildiği görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 217. maddesinde, satıcının sattığı mal üzerinde üçüncü kişinin üstün bir hak ileri sürmesi sebebiyle alıcının malı tamamen kaybetmesi halinde tam zaptın gerçekleşeceğinin düzenlediği, aynı Kanunun devamı maddelerinde satıcının zapttan sorumluluğu düzenlenmiş olup, alıcının maldan yararlanma imkanını tamamen kaybetmesi halinde satıcının sorumluluğunun doğacağı kabul edilmiştir.

Somut olayda; satışa konu araç hakkında ceza soruşturması kapsamında el koyma tedbiri uygulanması, aracın davacının tasarrufundan çıkması ve davacının araçtan yararlanma imkanını kaybetmesi nedeniyle tam zapt niteliğinde bir durumun gerçekleştiği, tam zapt halinde alıcı, satış sözleşmesi gereğince üstlendiği edimi ifa etmekten kaçınabileceği gibi satıcıya karşı def’ilerini de ileri sürebilecektir. Satım bedelinin teminatı olarak düzenlenen bono her ne kadar kambiyo senedi niteliğinde ise de, taraflar arasındaki temel borç ilişkisi araç satım sözleşmesi olup davacı tarafından ileri sürülen zapt savunması temel ilişkiye dayalı bir def’i niteliğindedir. Bu durumda davacı tarafından satış bedeline ilişkin borcun büyük kısmının ödendiği, aracın ise soruşturma kapsamında el konularak davacının kullanımından çıktığı, bu nedenle TBK m.217 kapsamında zapta karşı tekeffül hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının kalan 5.000,00-TL satış bedelini ödeme borcunun ortadan kalktığı ve davacının söz konusu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının kabulü gerektiği, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davacının dava konusu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine,

Kötüniyet tazminatı yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir.

İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Davacının, borcun 5.000,00-TL'lik kısmına karşılık ödenen taksit bedellerinin tamamı olan 48.000,00-TL'lik bonodan kaynaklı takip yapmakta kötüniyetli olduğu mahkememizce tespit edildiğinden yasal şartları oluşan kötüniyet tazminatı talebinin alacağın %20 oranında kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının KABULÜ İLE;

1..... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takibinde davalının borçlu olmadığının tespitine,

2.Davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedeli olan asıl alacak 48.000,00TL’nin % 20’si olan 9.600,00-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Alınması gereken 3.278,88-TL harcın, peşin alınan 819,72-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.459,16-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcının ve 819,72-TL peşin harçın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.340,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

7.6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 800,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

8.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı. 11/02/2026 Katip ... Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog