6. Hukuk Dairesi 2025/3517 E. , 2025/4216 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, davalı kooperatifin 21.06.2008 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan 9 no.lu kararla yönetim kuruluna borçlanma hususunda yetki verildiğini, buna istinaden davacının kooperatife 40.000,00 TL borç verdiğini, bu miktardan davacının kooperatife olan 947,03 TL borcu düşüldükten sonra davalı kooperatiften 37.152,97 TL alacağı kaldığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının kooperatifin önceki dönem yöneticisi olduğunu, hakkında ceza soruşturması bulunduğunu, alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli kararıyla; Mahkemece, alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve bu sürenin takip tarihi itibariyle geçmediği, davacının 25.08.2008 tarihinde 40.000,00 TL bireysel kredi çektiğinin sabit olduğu, kooperatif ticari defterlerine göre, davacının, davalı kooperatife 25.09.2008 tarihinde 40.000,00 TL tutarında borç para verdiği, bu borç paraya istinaden davalı lehine faiz tahakkuk ettirildiği, davacının takip tarihi itibariyle 24.752,97 TL asıl alacak, 14.781,10 TL faiz olmak üzere toplam 39.624,07 TL tutarında alacağı bulunduğu, kooperatifin üyelerinden borç alma şeklindeki uygulamaları bulunduğu, davalı kooperatif borç aldığı üyelerinin alacaklarına aylık %3 faiz uygulamış ise de, TBK'nın 88... . maddelerindeki düzenleme ve bu düzenlemelerin eldeki uyuşmazlıklara da uygulanması nedeniyle faiz hesabının buna göre yaptırıldığı, ancak davacı dava açarken faizle ilgili dava açmadığından asıl alacak üzerinden hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 10.05.2016 tarihli ilamıyla, dava dışı kooperatif ile davalı kooperatifin defter kayıt ve belgeleri ile banka hesap kayıtları incelenerek, iki kooperatif arasında hukuki ilişki bulunup bulunmadığının tespiti ile davacının bankadan çektiği paranın dava dışı kooperatif hesabına yatırıldığına dair işlem dekontunun istenmesi ile araştırma yapılarak, iki kooperatif arasında alacak-borç ilişkisi olup olmadığı üzerinde durularak varsa muhasebeleştirmenin yapılıp yapılmadığı da araştırılarak, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. 2. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2019 tarihli kararıyla; bozmaya uyularak, davalı kooperatif ile ihbar olunan kooperatif arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığı, davacı tarafından çekilen 40.000,00 TL kredinin davalı Kooperatif hesabında haciz bulunması nedeniyle emaneten ihbar olunan kooperatif hesabına yatırıldığı, daha sonra davalı Kooperatifin müteahhidi adına havale edildiği, davalı Kooperatifin ticari defter ve belgelerine göre davacıdan alınan bu borç nedeniyle, davacının takip tarihi itibariyle 24.752,97 TL bakiye alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Dairemizin 10.03.2022 tarihli ilamıyla, davacının iddiasında belirttiği üzere bankadan çekilen kredinin davalı banka hesabına göndermediği, dava dışı ihbar olunan kooperatif hesabına gittiğinin sabit olduğu, bu durumda davacının iddiası ve paranın havale ediliş şekli dikkate alınarak davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kararının bozulmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihbar olunan arsa sahibi Kooperatif ile dava dışı yüklenici ... İnşaat...Ltd,. Şti. arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede yüklenici şirketin yükümlülüklerini ... tarafından kurulacak kooperatife devir etme imkanı tanındığı, ...'nun yüklenici firmanın münferiden temsil ve ilzam yetkisine sahip şirket müdürü olduğu, şirketin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüğünü davalı kooperatife devrettiği, davacı tarafından çekilen kredinin arsa maliki ihbar olunan S.S. ... Arsa ve Yapı Kooperatifi’ne havale edildiği ve bu Kooperatif tarafından davalı kooperatifin kurucu üyesi ve müteahhit firma yetkilisi ... hesabına havale edildiğinin anlaşılması ve yine incelenen kayıtlardan bu iki kooperatif arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığının belirlenmesi karşısında; davacının davalı kooperatifin başkanı olduğu dönemde tek taraflı tutulan kooperatif defter kayıtlarına itibar edilmemesi ve davacının alacağını davalı kooperatiften değil ihbar olunan arsa sahibi kooperatiften talep edebileceği yönündeki kabulün M.K'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği, nitekim davalı kooperatifin davacı dışındaki kooperatif üyesi olan ... , ..., ... adındaki üyelerden de borç para alındığı ve faiz işletildiği ve bu alınan borçların adı geçen üyelerin aidatlarından düşüldüğü, davacının Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/266 E. sayılı dosyasında genel kuruldan yetki almadan yönetim kurulu kararı ile borçlanma yapmak suretiyle görevi kötüyü kullanmak suçundan yapılan yargılaması sonucu CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından, İlk Derece Mahkemesinin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni delil ve gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı ... tarafından belirli bir amaç için kurulan ve yöneticileri belirlenen davalı kooperatifin, fiili yöneticiliğini dava dışı ... yerine getirdiğini, kooperatifin tüm kayıt ve belgelerini de elinde tuttuğunu, davacının kooperatifle hukuki ilişkisi bulunmayan arsa maliki S.S. ... arsa ve konut yapı kooperatifine ödeme yaptığı bu paranın da davalı kooperatife aktarıldığı şeklinde usulsüz kayıtlar oluşturulduğunu, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre dava, kooperatif ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece; ilk bozma kararı üzerine yapılan araştırmada, davalı kooperatif ile ihbar olunan S.S. ... Arsa ve Yapı Kooperatifi arasında her hangi bir borç alacak ilişkisi olmadığı tespit edilmiştir. Davacının iddiasında da belirtildiği üzere talep ettiği 40.000,00 TL’nin bankadan kredi çekilerek ihbar olunan S.S. ... Arsa ve Yapı Kooperatifi’ne havale edildiği dosyada sabittir. İhbar olunan kooperatif tarafından da dava konusu paranın davalı kooperatif yüklenicisi ...’na verildiği iddiası karşısında davacının dava konusu parayı ancak ihbar olunan kooperatiften talep edebileceği açıktır. Davacının da iddiasında belirttiği üzere bankadan çekilen kredinin davalı banka hesabına göndermediği, dava dışı ihbar olunan kooperatif hesabına gittiği sabittir. Bu durumda davacının iddiası ve paranın havale ediliş şekli dikkate alınarak davanın reddi gerekirken, davacının davalı kooperatifin başkanı olduğu dönemde tek taraflı tutulan kooperatif defter kayıtlarına itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan yerel mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.