Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

2. Ceza Dairesi         2025/12041 E.  ,  2025/22814 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/178 E., 2019/500 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 12.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık, müdafii ve katılan vekilinin istinaf istemi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesince duruşma açılıp, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyizi kabil olduğu anlaşılmakla;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafinin temyiz isteminin, "katılanın beyanına göre, sanığın kendisini Belko görevlisi olduğuna inandırıcı bir takım hileli hareketler yaptığına, bunun sonucu olarak sanığa inanıp suça konu 16.000,00 TL'yi sanığa verdiğine, eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, sanığın eyleminin hangi suçu oluşturduğu hususunun da şüpheli olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin suçun niteliği konusunda da geçerli olduğuna, suçunu ikrar eden sanık hakkında hiçbir sebep gösterilmeden takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın temyiz isteminin, eyleminin dolandırıcılık suçu olduğuna, daha önce de benzer şekilde Çayyolu metro gişesinde dolandırıcılık suçu işlediğine, fazla ceza tayin edildiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Katılanın, Ankara Büyükşehir Belediyesine bağlı özel bir şirket bünyesinde ve Kızılay Metro istasyonunun altında gişe görevlisi olarak çalıştığı, olay günü sanığın katılanın yanına gidip kendisini Belko görevlisi olarak tanıttığı, kasada bulunan bozuk paraları, bütünlemek istediğini söylediği, katılanın güvenini temin etmek için gişenin karşısında duran ve başka bir gişede çalışan tanık A.O.'nun yanına giderek, onu önceden tanıyormuş gibi davranıp tokalaşarak tanıkla sohbet etmeye başladığı, sanığın, katılanın yanına tekrar geldiği, katılanın gişe kapısını açması üzerine sanığın içeri girdiği ve katılandan bütün parayı ona vermesini söylediği, katılanın 16.000,00 TL'yi sayarken sanığın parayı katılanın elinden alıp kendisi saymaya başladığı, katılanın parayı geri vermesini istemesine rağmen sanığın parayı bütünleyip geri getireceğini söyleyerek ve katılanın dikkatinin dağılmasından faydalanarak elindeki para ile gişeden çıkıp uzaklaştığı olayda, katılanın elinde tuttuğu paraları, sanığın hileli hareketleri yüzünden iradesinin fesada uğraması sonucu sanığa vermediği, sanığın suça konu paraları katılanın elinden çekip aldığının anlaşılması karşısında, Tebliğname'deki bozma görüşüne iştirak edilmemiş, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması, her iki bentte öngörülen cezaların aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog