Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av...
DAVALI: ....
VEKİLLERİ: Av....

Av. ...

DAVA: İtirazın İptali ( Açık Hesap İlişkinden Kaynaklı )
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: ...

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ( Açık Hesap İlişkinden Kaynaklı ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlattığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı ile yapılan ticaretten dolayı müvekkiline karşı cari hesaptan kaynaklanan borcu bulunduğunu, davalı ile ticari ilişkiden dolayı onlarca uyarıya rağmen bugüne kadar ödemesini yapmadığını ve ödeme yapılmaması nedeniyle müvekkili tarafından borçlu hakkında Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından 85.590,00-TL takip çıkışlı icra takibi başlatıldığını, davalının borcu ödeme iradesi göstermediği gibi itiraz ettiğini ve itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına; borçlunun takip konusu borcu takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte ödemesine, davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkilinin yaptığı herhangi bir iş yahut işlem varsa da bunların tamamının hükümsüz olduğunu, zira müvekkilinin hiçbir şekilde türkçe okuma yazma bilmediğini, bu nedenle müvekkilinin yaptığı iş ve işlemlerin tamamının yeminli tercüman huzurunda yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan icra dosyasına itirazın haklı olduğunu, davacıya bir borcu bulunmadığını belirterek müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının öncelikle usulden reddine ve takibin iptaline, davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine ve takibin iptaline, Mahkeme aksi kanaatte ise esası inceleyecek olacak olursa esastan reddine ve takibin iptaline, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında İİK m. 67 gereği dava konusunun%20’sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

Davacı tarafça; Kayseri Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı Dosyası, Ticari Defter Ve Kayıtlar, Fatura ve cari hesap ektresi, Banka Kayıtları, Vergi dairesi kayıtları,... Arabuluculuk Dosya Numaralı Son Oturum Tutanağı, Tanık Anlatımları, Bilirkişi İncelemesine delil olarak dayanılmıştır.

Davalı tarafça; İcra dosyası, ihtarnameler, ibranameler, banka kayıtları, davacıya ve vekiline yapılan ödemelere ilişkin makbuz ve sair yazılı evraklar, tutanaklar, keşif ve bilirkişi incelemesi, tanık beyanı, yemin, isticvap, her türlü yazılı, görüntülü, sesli delil ve sair iletişim araçlarının kayıtları, işyeri kamera kayıtlarına delil olarak dayanılmıştır. Taraflarca delil olarak dayandıkları bir kısım kayıt ve belgelerin örneği dilekçelerinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur. Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı takip dosyasının akıbeti sorulmuş, anılan takip dosyasının Uyap kayıt örnekleri dava dosyamıza eklenmiştir.

HMK'nun 266.maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına,

HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir mali müşavir/ muhasebeci bilirkişiye tevdine, Bilirkişiye HMK 268 maddesi gereği tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine,

HMK'nun 273. Maddesi gereğince tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, e-defter varsa bunların doğruluğunu GİB sisteminden sorgulanması, tarafların ilgili tüm ticari defterlerinin incelenerek taraflar arasındaki ticari ilişkilerinin araştırılmasın, davacının davalıdan açık (cari) hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağının olup olmadığı, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap sistemi üzerinden incelenerek ve Ziraat Bankasının 31/10/2024 tarihli cevabi yazısının eklerinin incelenerek davalının davacıya yaptığı ödemelerinin ve davacının alacağını gösterir kayıt ve belgelerinin olup olmadığının tespiti ile takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı varsa miktarının kaç TL olduğunun, takip tarihinden dava tarihine kadar olan dönemde ve dava tarihinden bilirkişinin inceleme yaptığı tarihe kadar olan dönemde yapılan tahsilat/ödeme olup olmadığı varsa miktarlarının kaçar TL olduğu konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.

Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14/01/2025 tarihli raporda özetle; "Davacı ... Tic. Ltd. Şti. nin Ticari defter Tasdikli zamanında yapıldığı, defter tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, Davacı ... Tic. Ltd. Şti.” nin Ticari defter kayıtlarına istinaden,.... Ve Tic. Ltd. Şti.” nin 348.899,87-TL borcu olduğu, 09/11/2023 Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı 348.899,87 TL olduğu, 09/11/2023 takip tarihinden 26/03/2024 dava tarihine kadar olan dönemde ve 26/03/2024 dava tarihinden bilirkişinin inceleme yaptığı 14.01.20025 tarihe kadar olan dönemde, Dosya kapsamında yer alan Ziraat bank ekstrelerinin incelenmesi sonucu; ..., Alıcı ... olan 25.03.2024 tarihli 32.500,00 TL tutarlı ödemenin tespit edildiği, Davalı .... Ve Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi ile defaatle yaptığım veri, bilgi ve belge talebim hiçbir şekilde karşılanmamış olup, Davalı ...Ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden herhangi bir inceleme, tespit ve değerlendirme yapılamamıştır" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Mimarsinan Vergi Dairesine müzekkere yazılarak davacı şirketin 01/12/2022 tarihinden dava tarihi olan 26/03/2024 tarihine kadar olan dönem içerisinde hangi bankalar pos cihazlarının kullanıldığı sorulmuş, 11/03/2025 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. ... Bankası, ... Banka ve ... Bankasına ayrı ayrı müzekkere yazılarak 29/11/2022-26/03/2024 tarihleri arasında davacı şirketin kullandığı post cihaz kayıtlarını post işlem raporlarını gönderilmesi istenmiş, 14/03/2025 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.

Dava dosyasının önceki raporu veren bilirkişiye tevdine, Bankalardan post cihazlarının kullanımına gelen işlem raporlarına ilişkin cevapların incelenmesi ve önceki rapora karşı itirazlarının karşılanmasına suretiyle 16/12/2024 tarihli celsenin 2 nolu ara kararında yazılı görevlendirime kapsamında itirazı karşılar nitelikte denetime elverişli ek rapor hazırlanması için bilirkişiye görev verilmesine karar verilmiştir.

Mali Müşavir Bilirkişi ...r tarafından düzenlenen 24/07/2025 tarihli raporda özetle; "Davacı ...Tic. Ltd. Şti. nin Ticari defter Tasdiklerinin zamanında yapıldığı, defter tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, Davacı... Tic. Ltd. Şti.” nin Ticari defter kayıtlarına istinaden; ..., Ltd. Şti. nin 348.899,87 TL borcu olduğu, 09/11/2023 Takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı 348.899,87 TL olduğu, 09/11/2023 takip tarihinden 26/03/2024 dava tarihine kadar olan dönemde ve 26/03/2024 dava tarihinden bilirkişinin inceleme yaptığı 14.01.20025 tarihe kadar olan dönemde, Dosya kapsamında yer alan Ziraat bank ekstrelerinin incelenmesi sonucu;..., Alıcı ... olan 25.03.2024 tarihli 32.500,00 TL tutarlı ödemenin tespit edildiği, bankalardan Gelen müzekkere cevaplarına istinaden yapılan incelemelerde, herhangi bir ödemesinin olmadığının anlaşıldığı" belirtilmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Davacı davalıdan açık kaynaklı alacaklarının bulunduğunu, davalı hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini, takibe davalının itiraz ettiğini, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davaya konu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı açık hesap kaynaklı toplam 85.590,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.

Davalı tarafın yetki itirazı yetkili mahkeme bildirilmediğinden ve taraflar arasındaki akdi ilişki taraf beyanları ve bilirkişi raporu uyarınca ispatlandığından TBK 89 uyarınca reddedilmiştir, davalı tarafın husumet, derdestlik hak düşürücü süre, dava şartı itirazı dayanaksız olduğundan, zamanaşımı itirazı ise 10 yıllık zamanaşımına tabi olması sebebi ile reddedilmiştir. -Davanın esasının incelenmesine dair mesele;

Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.

HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.

Somut olayda, davalı kesin süreye rağmen ticari defterlerini sunmamıştır. davacı ...Şti.'nin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve zamanında tasdik edildiği tespit edilmiştir.

Davacı şirketin ticari kayıtları baz alınarak yapılan incelemede, davalı .... Ltd. Şti.'nin davacıya 348.899,87 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.

Raporda ayrıca ödeme hareketleri de detaylandırılmıştır. 09/11/2023 olan takip tarihinden 26/03/2024 olan dava tarihine kadar geçen sürede ve davanın açılmasından sonraki dönemde yapılan incelemeler sonucunda;... tarafından ...'e 25/03/2024 tarihinde gönderilen 32.500,00 TL tutarındaki ödeme kayıtlara geçmiştir. Ancak bunun dışında, bankalardan gelen müzekkere cevapları doğrultusunda yapılan kontrollerde herhangi bir ek ödeme hareketine rastlanmadığı ifade edilmiştir.

Davalı para bir kısım ödeme iddialarında bulunmuş araştırma yapılmış ve ödemeler tespit edilmemiştir. 32.500,00 TL ödeme ise başka bir kişiye yapıldığından değerlendirmeye alınmamıştır. Anılan gerekçelerle davalının ticari defteri sunmaması karşısında davacının ticari defterleri usule uygun tutulduğundan 348.899,87 TL davacı alacaklı olduğu görülmüştür. - Yemine ilişkin meselenin değerlendirilmesi; Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kendisine kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır. Bütün ispat vasıtalarında olduğu gibi yeminin de konusu davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır (HMK.m.225/1).

Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılırken (HMK.m.225/2); tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki taraflı irade açıklamalarının yeterli görülmediği haller, yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yeminin konusu olamaz (HMK.m.226). Somut olayda davalıya yemin delili hatırlatılmış ve yemin deliline dayanmamıştır. -İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;

İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.

Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).

Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı davacı ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarı davalı tarafından bilebileceğinden likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. -Kötü niyet tazminatı talebine ilişkin değerlendirilmede:

İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/6546 E., 2019/7768 K. Sayılı ilamı) Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir.

Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.

Hemen belirtilmelidir ki, alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı,

İİK’nın 67. maddesi anlamında ‘haksız’ ise de, ‘kötü niyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.06.1980 tarihli ve 1979/9-82 E., 1980/2073 K.; 10.04.2002 tarihli ve 2002/19-282 E., 2002/299 K.; 27.04.2005 tarihli ve 2005/19-286 E., 2005/268 K., 21.10.2015 tarihli ve 2013/19-2415 E., 2015/2335 K., 01.03.2017 tarihli ve 2015/1048 E., 2017/380 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.

Başka bir ifadeyle;

İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı(borçlu)’nun üzerindedir. Açıklanan gerekçeler ışığında, dava kabul ile sonuçlandığından koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının davasının kabulü ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile, takip tarihi itibarı ile 85.590,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına,

2.İtirazın iptaline karar verilen 85.590,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatı davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Koşulları bulunmayana davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

5.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 5.846,65-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 1.033,72-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.812,93-TL karar ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

7.Davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 1.033,72-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.461,32-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davacı tarafça yapılan 100,00-TL e-tebligat gideri, 7,50-TL KEP masrafı, 120,00-TL tebligat gideri ve bilirkişi gideri 3.000,00-TL olmak üzere toplam 3.227,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.Kararın mahiyeti gereği davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

10.6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

11.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabulü nedeniyle hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

12.Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

13.Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog