T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı firma arasındaki kargo taşımacılığı hizmetinden kaynaklı davalının müvekkile faturanın takip tarihi itibariyle bakiye 25.636,00TL borcu kaldığını, müvekkilinin alacağının fatura ile sabit olduğunu, takip konusu alacağın likit olduğunu, bu nedenle, davalı-borçlunun dosya alacağının en az %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın dilekçesinde yer alan iddia ve beyanların tamamının haksız ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, bu haksız iddialara itibar edilmemesi ve hukuka, yasaya, emsal kararlara aykırı işbu davanın reddine karar verilmesi gerekmekte ve talep olunduğunu, takip dayanağı belgelerin iade fatura olduğu, davacının müvekkilden alacağı olduğunu ispata elverişli olmadığını, davacının müvekkil şirket aleyhine hükmedilmesini talep ettiği icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için gerekli şartlar İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi ile düzenlenmiş olduğunu, fazlaya ilişkin tüm dava, talep ve sair hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız, maddi gerçeğe aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava,
İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine 30/05/2024 tarihinde asıl alacak 25.636,00 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya 05/06/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi -------- rapor içeriğine göre; davalının elektronik ortamda tutulan ticari defterlerinin yapılan tespitlere göre davacı şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ticari defterlerinin HMK 222. Md. göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği, kanaatini varılmakla takdirin Mahkememize ait olduğunu, dosya kapsamında taraflar arasında ticari ilişkiye ait yazılı sözleşme bulunmadığı, davalının ticari defter ve kayıtlarında davacıya 30.05.2024 icra takip tarihi itibariyle detaylı olarak belirtildiği gibi herhangi bir borcunun bulunduğunu, davacının mükellefi bulunduğu--------- Vergi Dairesi Müdürlüğünün 11.09.2024 tarihli yazısı ekinde davacının 2024 yılı Gelir Vergi beyannamesinin gönderildiği, dava konusuna herhangi bir katkısının bulunmadığını beyan etmiştir.
Bilirkişi ------- rapor içeriğine göre; dava konusu 26.520,00 TL (KDV dahil) bedelli (KDV tevkifatından sonra 25.636,00 TL) 01.02.2024 tarih ve-------- nolu faturanın mevcut olduğu ve davacının işletme hesabı defterinde kayıtlı bulunduğunu, davalı tarafından düzenlenen 26.520,00 TL (KDV dahil) bedelli 22.03.2024 tarih ve --------- nolu bir iade faturasının da davacının arşivinde mevcut olduğu ve ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu iade faturasına ilişkin olarak davacının herhangi bir itirazının bulunmadığını, bu anlamda, 25.636,00 TL (KDV tevfikafından sonra) bedelli 01.02.2024 tarih ve --------- nolu faturaya ilişkin davacının davalıdan herhangi bir alacağının (davalının davacıya borcunun) bulunmadığını beyan etmiştir.
Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacının vergi kayıtlarına göre tacir sıfatının bulunduğu, davanın ticari dava olup Mahkememizin görevli olduğu, davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı, dayanak faturaya dair davalının düzenlediği iade faturasının davacı kayıtlarında bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre davacıya borcunun bulunmadığı, davacının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının davasının esastan reddine,
2.Alınması gereken 732,00.TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 25.636,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
6.Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına, Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026