Esas No
E. 2025/50
Karar No
K. 2026/223
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/50
KARAR NO: 2026/223
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 17/01/2025
KARAR TARİHİ: 03/03/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dilekçesinde özetle; Olay günü 17.09.2023'te saat: 18.35 sıralarında --- plakalı araç ------ istikametine seyir halindeyken çocuk parkı için yol dönüşlerine geldiği esnada yolun sağına park etmiş olan ------ plakalı araca arka kısımlarından çarpması sonucu iki araçlı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. ----- karşıdan karşıya geçerken ------plakalı aracın arkasından vurmasıyla yaralanmıştır. Davaya konu olayda çift taraflı, yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Müvekkil kazada yaya konumundadır. Kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın oluşumunda, ------ plakalı araç sürücüsü , 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 61/1-a maddesi hükmünce trafik kazalarında kusurlu sayılmaktadır.Kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ----- Şirketi'nden karşılanması amacıyla mail üzerinden davalı ------ Şirketi'ne 02.01.2024 tarihinde başvurulmuş ve ödeme yapılması için tüm evraklar davalı sigorta şirketine teslim edilmiştir. Davalı sigorta şirketine 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağı başvuru dilekçesinde ihtaren bildirilmiştir.Fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 100,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00-TL geçici bakıcı gideri, 100,00-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 400,00-TL tazminatın davalı ------ Şirketine başvuru tarihi olan 02.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, A) ----- Polis Merkezi Amirliği------ nolu tahkikat dosyasının celbi, B) ------ müzekkere yazılarak davacıya ait tüm tedavi evrakının, film ve grafilerinin, CD formunda raporlarının gönderilmesinin istenilmesine, C) Dosyada kusur raporu alınmak üzere dosyanın ------ Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kusur raporu aldırılmasına, D) Kusur raporu ve tedavi evrakları gelince dosyanın ----- Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu aldırılmasına, E) Kusur ve maluliyet raporu gelince dosyanın aktüerya hesap bilirkişisine gönderilmesine ve müvekkilin maluliyet tazminatının hesaplanmasına ve raporların taraflara tebliğine, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle belirtmemiz gerekir ki dava dilekçesinde ilgili plaka ve davacı ile müvekkil şirketin husumeti bulunmadığından hareketle dava şartı eksikliğinden davanın reddini talep ederiz. Müvekkil şirkete tebliğ olunan dava dilekçesi incelendiğinde açık ve net olarak görüleceği üzere bahsi geçen kişilerle müvekkil şirket arasında bağlantı bulunmamaktadır. Dava dilekçesinden kesit yukarıda alıntılanmış olup müvekkil şirket ile bağlantısı bulunmayan ifadelere yer verilmiştir. Husumet eksikliği olduğu açık olan işbu davanın kabulü hukuk düzeniyle bağdaşmaz nitelik taşımaktadır. Dava şartı eksikliği yargılamanın her aşamasında resen dikkat edilecek husus olmasından hareketle davanın reddini talep ederiz. Davayı kabul etmemekle birlikte Sayın Mahkeme aksi kanaatte gerekçe sunduğu takdirde müvekkil şirketin mağduriyet yaşamaması adına Kaza Tespit Tutanağında adı geçen ----- geçirmiş olduğu kazaya ilişkin savunmalarımız dilekçemizin devamında yer almaktadır. KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmemiştir. bu durumda sayın mahkeme işbu davanın başvuru şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Dava dilekçesi incelendiğinde, davacının maddi tazminat talep ettiği görülmektedir. Sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesi esastır. Bu bağlamda davacının kaza sonucu ağır şekilde yaralandığı, sürekli sakatlığa maruz kaldığı iddiası, davacı tarafından ispata muhtaç bir iddiadır. Davacının, dava konusu kaza anında çalışıp çalışmadığı ve gelir durumu tespit edilmelidir.iş kazası hususunun değerlendirilmesi gerekir. davacıya sgk tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve aylık bağlanıp bağlanılmadığı tespit edilmelidir.

Yukarıda açıklanan ve resen dikkate alınacak sebepler doğrultusunda; sair hususlar hakkında cevap ve itiraz haklarımız saklı kalmak kaydıyla, cevaplarımızın kabulü ile, haksız ve mesnetsiz açılan davanın usulden ve esastan tamamen reddine, masraf, faiz ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Hastane ve tedavi evrakları, ATK Raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.ATK Trafik İhtisas Dairesi Tarafından düzenlenen Raporda özetle;Davacı sürücü ------- % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Kimliği belli olmayan ------ plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur. Mahkememiz ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 28.01.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.

Bilirkişi raporunda özetle; Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, 19.08.2022 tarihli trafik kazasında; ---- plakalı aracın sürücü ’----- 100% oranında kusurlu olduğu, -----plakalı aracın sürücüsü/malikine atfedilecek kusur bulunmadığı, şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri olmak üzere maddi tazminat istemlerine ilişkindir.

Somut olayda, 17.09.2023 günü saat 18.35 sıralarında davacı sürücü ----sevk ve idaresindeki --- plakalı motosiklet ile ----- Bulvarını takiben ----- istikametine seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile yolun sağında park halinde bulunan davalının sigortalısına ait ----- plakalı araca arkadan çarpması neticesinde dava konusu trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.

Kaza tespit tutanağı ve ekindeki kroki tetkik edildiğinde olay mahallinin yerleşim yeri içi, azami hız limitinin 50 km/s, 2 şeritli ve 8m genişlikte, bölünmüş yol, asfalt kaplama, cadde olduğu, yolun virajlı ve eğimsiz, kavşak olduğu, gün durumunun gece ve aydınlatmanın olduğu, havanın açık ve yol yüzeyinin kuru olduğu, çarpma noktasının sağ şeritte olduğu belirtilmiştir.

Trafik İhtisas Dairesi'nin 03/09/2025 tarihli raporunda "A)Davacı sürücü ----- sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde yola gereken dikkatini vermesi, seyrini ön ilerisinde park halinde duran araca karşı zamanında etkin tedbir alabilecek şekilde kontrollü ve müteyakkız sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce seyrettiği sırada yolun sağında park halinde olan araca arkadan çarptığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda kusurludur.

B) Kimliği belli olmayan ------ plakalı araç sürücüsü sevk ve idaresindeki otomobil yolun sağında park halinde iken davacı sürücünün idaresindeki araç ile bu araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır." şeklinde bildirilmiştir. Davacı vekilinin itirazları nedeniyle dosyanın teknik üniversiteden seçilen üç kişilik heyete tevdi edilmiştir.

Teknik Üniversiteden seçilen üç kişilik heyet tarafından tanzim edilen raporda;"..5. Dosyada mevcut belgeler kapsamında kazanın işbu raporun OLAY başlığı altında anlatıldığı şekilde meydana geldiği, kaza anında----- plakalı aracın mahal ve görüş şartlarına göre aşırı yüksek hızla seyir halinde olduğu kanaatine varılmıştır.6. 2918 sayılı K.T.K. 'nın Hız sınırlarına Uyma başlığı altında verilen 51.maddesinde, Sürücüler, aksine bir karar alınıp işaretlenmemişse yönetmelikte belirtilen hız sınırlarını aşmamak zorunluluğu, Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunun Sağlamak başlığı altında verilen 52. maddesinin “a” fıkrası, sürücülere, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorunluluğu; “b" fıkrası, sürücülere, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunluluğu getirilmiş,

Duraklamanın yasak olduğu yerler başlığı altında verilen 60.maddesinde, taşıt yolu üzerinde; duraklamanın yasaklandığının bir trafik işareti ile belirtilmiş olduğu yerlerde, sol şeritte, (raylı sistemin bulunduğu yollar hariç), yaya ve okul geçitleri ile diğer geçitlerde, kavşaklar, tüneller, rampalar, köprüler ve bağlantı yollarında ve buralara, yerleşim birimleri içinde beş metre ve yerleşim birimleri dışında yüz metre mesafede duraklamanın yasak olduğu, görüşün yeterli olmadığı tepelere yakın yerlerde ve dönemeçlerde, otobüs, tramvay ve taksi duraklarında, duraklayan veya park edilen araçların yanında, İşaret levhalarına, yaklaşım yönünde ve park izni verilen yerler dışında; yerleşim birimi içinde on beş metre ve yerleşim birimi dışında yüz metre mesafede duraklamanın yasak olduğu,Park Etmenin Yasak Olduğu Yerler ve Haller başlığı altında verilen 61.maddesinde, duraklamanın yasaklandığı yerlerde park etmenin yasak olduğu, Trafik Kazalarında Asli Kusur Sayılan Haller ve Sürücü Kusurlarının tespit başlığı altında verilen 84.maddesinin “1” fıkrasında belirtilen park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma asli kusur olarak değerlendirilmiştir.

7.2918 sayılı K.T.K” nun 61.maddesinde, araçların kavşaklarda park etmesi yasaklanmıştır. Sürücü ve yayların trafik kuralı ihlallerinin kusur gerekçesi olarak değerlendirilmesi için kural ihlali ile kaza oluşumu arasında nedensellik bağı bulunması gerekmektedir. Sürücüler hız kurallarına uymak zorunda olmakla birlikte, hızlarını, görüş ve yol şartlarına uydurmak, yasada belirtilen konumlara yaklaşırken yolda izin verilen hız sınırının altında emniyetli hıza yavaşlamak zorundadırlar. Dava konusu olayda, davacı sürücü yönetiminde olan motosiklet ile görüş ve yol şartlarına uygun seyretmek zorunda olmasına rağmen, hız sınırının 50 km/h olduğu iniş eğimli yolda gece görüş şartında ve kavşak yaklaşımında kendi beyanına göre yaklaşık 70 km/h hızla seyir halinde iken yolun sağında park halinde olan ---- plakalı araca arkadan çarpmış olup------ plakalı aracın park konumu ile kaza oluşumu arasında nedensellik bağı bulunmamaktadır.

8.Olay şartında mahal ve görüş şartlarına göre yüksek hızla seyri nedeniyle yönetiminde olan motosikletin park halinde olan -plakalı araca çarpmasına neden olan ---- aracını sürücüsü ----- trafik kurallarına aykırı ve dikkatsiz davranışlarıyla olayda tam kusurlu olduğu, park halinde olan ----- plakalı aracın sürücü/maliklerine izafe edilecek kusur bulunmadığı, kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit edilmiştir.

Davacı vekili tarafından alınan kusur raporuna itiraz edildiği görülmüştür.

Somut olayda kazanın meydana gelmesinde davacının yüksek hızda seyir etmesi nedeniyle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle %100 kusurlu olduğu, yasal düzenlemeler ışığında ve olayın meydana gelişine göre davalının sigortalısına ait aracın park konumunun kazanın meydana gelmesinde etkisi bilirkişi raporunda irdelenmiş ve kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olup hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla kazanın meydana gelmesinde davacının %100 kusurlu olduğu kabul edilerek, maluliyet ve aktüerya rapor alınmasına gerek görülmediği, davalının sigortalısına ait aracın kazanın meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcı ve 732,00 TL başvuru harcının davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,

3.Davacı adına suç üstü ödeneğinden karşılanan 24.000,00 TL bilirkişi, 3.900,00 TL ATK ücreti, 120,00 TL tebligat ücreti ve 300,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 28.320,00 TL yargılama giderinin harçlarla birlikte davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,

4.Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,

5.Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

6.Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 400,00 avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

7.3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog