T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacının ----- şirketi aleyhine ----- işçilik ala- caklarının tespit ve tahsili talepli dava açtığını, Sonrasında ----- tasfiyeye girdiğini ve davanın istinaf aşamasındayken tasfiye olduğunu, ----- sayılı kararıyla, ------- tasfiye olarak taraf ehliyetini kaybettiğini, ihya edilip taraf teşkil edildikten sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel Mahkeme kararını kaldırdığını, ---- kaldırma kararı sonrası dosya tekrar ---- Mahkemesine gelerek yeni esas numarası------ aldığını ve Mahkemece ihya davası açmak için taraflarına kesin mehil verdiğini, İhyasını istedikleri ------ terkin öncesi adresi ----- olduğunu, şirketin ---- tarihinde terkin edildiğini, şirket ticaret sicilden genel kurul kararıyla terkin edilmiş olmakla ihya davalarının yasal hasım ------ birlikte son tasfiye memuruna karşı da açıldığını, Şirketin tasfiye / ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için takdiren son tasfiye memuru olan Davalı---- veya tayin olunacak yeni tasfiye memuru atanarak, ---- sicilinde kayıtlı -----tüzel kişiliğinin ihyasına , masraf ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde-------- ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu,uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacı tarafın iddiaları değerlendirilirken anılan hususların göz önünde bulundurulması önem arz ettiğini,ticaret sicili müdürlüğü, ttk m. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını------- tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını; yargı merci gibi hareket edemeyeceğini. ------ tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m. 32). Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, Aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini,tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu,Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, Tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu,Henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış olduğunu ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilirliğini,Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkil ------tespit etmesi mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkil ---------tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını,Nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlendiğini, (TTK m. 553). buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, sayın mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda ttk m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu,TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiğini,Zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte sona erdiğini,BİR başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiyememurunun/memurlarının ttk m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini,atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin türkiye'de bulunması şart olduğunu,(ttk m. 536/4). müvekkil davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını,Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, Bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkil, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını,Davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkil aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacı vekilinin her iki davalıya karşı davanın kabulüne karar verilmiş olunmasına rağmen, davalı------ aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hüküm edilmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmediğini, "davalı ------ ise olağan tasfiye sonucu terkinin gerçekleştiği hallerde tasfiyenin tam olarak yapıldığını denetleme imkanı ve tasfiye sürecine dahil olması mümkün olmadığından yasal hasım olduğunun kabulü yerleşik yargı uygulaması olduğunu, davalı -------- aleyhinde yargı gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik olmadığını, olağan tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan davalı ----- “yargılama masrafları”ndan ve davacının vekalet ücreti talebinden sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip davanın niteliği gereği “yasal hasım” konumunda bulunan sicil müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden davacı vekilinin yargı giderinin davalı--- tahsiline karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde olmadığını,davalı------ olağan tasfiye sonucu terkinin gerçekleştiği hallerde tasfiyenin tam olarak yapıldığını denetleme imkanı ve tasfiye sürecine dahil olması mümkün olmadığından yasal hasım olduğunun kabulü yerleşik yargı uygulaması olduğunu, davacı vekili tarafından sunulan emsal kararlar ise, olağan tasfiye süreci söz konusu olmadığından eldeki dava emsal nitelikde olmadığını". .ttk'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, şirketin olağan tasfiye süreci sonunda sicilden terkin edildiği, buna rağmen ilk derece mahkemesince somut olayda uygulama yeri olmayan ttk nın geçici 7.maddesi uyarınca terkin edildiğinin kabulü doğru olmadığını, TTK'nın geçici madde 7 kapsamında yapılan bir terkin işlemi sözkonusu olmadığı halde bu gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığını. müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep etmiştir.
Davalı---- tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ------ numarasında kayıtlı dava dışı------ İhyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Dava dışı ----- numarasında kayıtlı dava dışı ----- sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirketin tasfiyesinin sona erdiği --- tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği , ---- Esas sayılı dosyasında yapılacak iş ve işlemlerle sınırlı olmak üzere iş bu ihya davasının açıldığı görülmüştür. Sermaye şirketlerin tüzel kişiliği------- terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyet sicilde tescil edilmesi gereklidir ----- 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme ışığında, somut olayda, davacı tarafından sunulan deliller kapsamında, dava dışı şirketle ilgili olarak, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ve davacının,-------sayılı dosyasında yapılacak iş ve işlemlerle için bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüyle; Dava dışı -----sicil numarasında kayıtlı dava dışı ------- Esas sayılı dosyasında yapılacak iş ve işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyası ile, ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için de,
TTK'nın 547/2. maddesine göre, ------ tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı ----- yasal hasım olması ve iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ------- yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, davalı tasfiye memurunun dava dışı şirket hakkında bir dava varken tasfiyenin eksik olarak bitirilmesine ve bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği için yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin kendisine yükletilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Davanın KABULÜ ile,
1.TTK'nun 547. maddesi gereğince-------sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ---------- Esas sayılı dosyasında yapılacak İŞ VE İŞLEMLER İLE SINIRLI OLMAK ÜZERE İHYASINA,
2.TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca------ OLARAK ATANMASINA,
3.Şirketin ---- tescil ve kararının özetinin -----ilanına,
4.Karar ve ilam harcı olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile 116,60-TL harcın davalı ----- tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5.Davacı tarafından yatırılan toplam 1.318,30-TL harç ve 697,90-TL müzekkere , tebligat gideri olmak üzere toplam 2.016,20-TL'nin davalı------ tahsili ile davacıya ödenmesine,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ----- tahsili ile davacıya ödenmesine,
7.Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine, Dair;davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde---- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/02/2026