11. Hukuk Dairesi 2025/2307 E. , 2025/7316 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.12.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin davalıya 282.256,06 euro tutarında terazi sattığını, malların davalıya fatura ve teslim edildiğini, fatura bedelinin 161.745,20 euro tutarındaki kısmının ödendiğini, bakiye 120.510,86 euronun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin bir dönem davacının Türkiye distrübütörü olduğunu, sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğini, Türkiye'de ... ...A.Ş adında bir başka şirket kurarak ticari faaliyetlerini bu şirket üzerinden yürüttüğünü, müvekkili tarafından haksız rekabet davası açıldığını, sözleşmenin sona ermesi üzerine davalı tarafından müvekkilinin elinde kalan malların 3.500,00 euro karşılığında alınacağı yönünde taahhütte bulunulduğunu, hatta -sözleşmeyi kabul anlamına gelmemek üzere- imzalanarak müvekkiline gönderilen sözleşmede ve aralarındaki yazışmalarda bu hususun belirtildiğini, ancak davacının taahhüdüne uymadığını, müvekkilinin davacıya bir borcunun bulunmadığını, aksi kanaat halinde ise davacının açıklanan taahhüdü kapsamında takas mahsup talebinde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin davalı borçludan alacak tutarının davalı şirket kayıtlarında 131.590,26 euro olarak kayıtlı olduğu, davacı ile davalı arasında sözleşmenin feshi sonrasında yapılan malların iadesi ve tazminatlar yönünden yapılan görüşmelerin davalının da kabulünde olduğu üzere taraflarca imzalanarak sözleşme haline gelmediği , bu nedene davanın icra takip tarihi itibarıyle oluşmuş takas ve mahsup koşulları bulunan sözleşme veya mahkeme kararına dayalı tarihi gelmiş bir alacağın varlığı ispat edilemediğinden davalı yanın takas ve mahsup talebinin reddi gerektiği, dava tarihinden önce 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 117 maddesine uygun temerrüt koşullarının oluşmadığı, sözleşmede ödeme tarihinin açıkca belirlenmediği, davacı yanın bilirkişi kurulunun asıl raporda tespit ettiği asıl alacak miktarı üzerinden karar verilmesine yönelik 03.11.2021 tarihli duruşmadaki beyan ve talebi dikkate alınarak faiz talebinin reddi gerektiği, yine alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının takibe vaki itirazının 120.510,86 euro asıl alacak üzerinden iptali ile takibin işbu miktar üzerinden 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince T.C. ... Bankası'nın euro cinsinden 1 yıllık mevduata uygulanacak en yüksek faiz oaranı uygulanması ve takip talepnamesinden ki koşullar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen 120.510,86 euronun icra takip tarihi 16.05.2019 tarihi itibariyle TL karşılığı olan 823.330,15 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olarak hesaplanan 164.666,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının takas ve mahsup talebinin icra takibi ve dava tarihi itibariyle takas ve mahsup koşulları oluşmadığından TBK'nın 139. maddesi gereğince reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 04.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.