9. Hukuk Dairesi 2025/8921 E. , 2025/9658 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığını, ... İş Sendikası üyesi olduğunu ve toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, davacının 2018 yılında Dikimevi Müdürlüğü tarafından açılan iş ilanına başvurduğunu, sözlü ve uygulamalı sınavı başarı ile geçtiğini ancak davalı işverenin sağlık kurulu raporunu gerekçe göstererek işe alım işlemini iptal ettiğini, bu işlemin iptali için İdare Mahkemesinde dava açtığını, İdare Mahkemesince müvekkili lehine karar verilmesi üzerine Mahkeme kararı gereğince 04.05.2020 tarihinde işe başlatıldığını ancak davacının işbaşı yaptırılmama işleminin yargı kararı ile iptal edilmesinden dolayı davacının işe alımının iptal edildiği, 26.04.2019 tarihinde iş başı yapmış gibi değerlendirilmesi gerektiğini, ücret derecesinin ve intibakının bu tarih itibarıyla hesaplanarak yapılması gerektiğini belirterek fark ücret, fark ilave tediye ve fark ikramiye alacaklarının davalı Kurumdan tahsiline ve yıllık izin sürelerinin işe giriş tarihinin 26.04.2019 tarihi olarak belirlenmesi ile yeniden tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davada söz konusu talep ve miktarlar belirlenebilir olduğundan davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının usule aykırı olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu, hizmet süresi dikkate alındığında eksik kullandırılan izinlerinin olmadığını, İdare Mahkemesi kararı gereği davacının yoksun kaldığı haklarının ödendiğini, talep edilen alacağa istenilen faiz türünün ve faiz başlangıç tarihinin de yasal dayanağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli kararı ile; ... Müdürlüğünün 26.04.2019 tarihli yazısında, davacının ilk işe giriş raporunun incelendiği ve “servikal diskopati” nedeniyle işe alım şartlarına uygun olmadığının belirtildiğinin görüldüğü, İstanbul 2. İdare Mahkemesi kararı göz önüne alınarak davacının işe başlangıç tarihinin 26.04.2019 tarihi olduğu kabul edilerek intibakının bu tarih itibarıyla yapılması gerektiği ve buna göre davacının fark ücret alacaklarına hak kazandığı, her ne kadar davacının işe başlangıç tarihinin 26.04.2019 tarihi olduğu kabul edilmişse de bu tespite rağmen fiilen çalışmayan işçinin yıllık ücretli izne hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2024 tarihli kararı ile; işe başlangıç tarihinin 26.04.2019 tarihi olduğu ve intibakının bu tarih itibarıyla yapılması gerektiğinin tespiti ile bu hususa dayalı hatalı intibak nedeniyle mahrum kalınan fark ücret, fark sözleşme ikramiye, fark ilave tediye alacakları ve yıllık izin hakkı tespiti yönünden davaya konu talep dayanağının 26.04.2019-04.05.2020 tarihleri arasının intibakta ve ücret tespitinde nazara alınmaması olduğu anlaşıldığından bu tarihler arasında geçen dönemde davacı ile davalı İdare arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığının tespit edildiği, bu itibarla dava konusu edilen işe başlatma tarihine dayalı yoksun kalınan dava konusu haklara ilişkin talepler bakımından uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-(b) ve 115/2 hükmü gereğince davanın yargı yolu caiz olmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ..
. Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 20.03.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.10.2024 tarihli ve 2024/7479 Esas, 2024/14123 Karar sayılı ilâmı ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekilinnce dava konusu uyuşmazlığın müvekkilinin 26.04.2019-04.05.2020 tarihlerinde doğmuş olan işçilik alacakları ile ilgili değil, müvekkilinin bundan sonraki çalışma yaşamında geçerli olacak ücretine ilişkin olduğunu belirterek Daire kararının kaldırılmasını ve dilekçede belirtilen sebeplerden kararın düzeltilmesini talep etmesi üzerine Dairece; Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara Mahkemece uyulmasına karar verilmesi hâlinde dahi usuli kazanılmış hak oluşmadığı, dosyanın değerlendirilmesinde dava konusu taleplerin uyuşmazlık döneminin hatalı değerlendirildiği, davacının talepleri bakımından iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle maddi hata talebi kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe başlangıç tarihinin 26.04.2019 tarihi olduğu, intibakının bu tarih itibarıyla yapılması gerektiği, arabuluculuk son tutanağının düzenleme tarihi kapsamında 14.06.2022 tarihine kadar alacakların muaccel olduğu, yıllık izin çalışıldığında hak kazanılan dinlenme hakkı olduğundan çalışılmaksızın geçirilen süreler, fiilen çalışma olmaksızın geçirildiğinden, bu süreler için yıllık ücretli izin hakkına hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a)Müvekkilinin 26.04.2019 tarihi itibarıyla işe başlatılmadığının kabul edilmesi gerektiğini,
b)Müvekkilinin yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığını ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a)Zamanaşımı definde bulunduklarını,
b)Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
c)İdari davada sonradan kısa süre içerisinde meslek hastalığı oluşabileceği değerlendirildiğini,
d)İdare Mahkemesi kararı ile davacıya yoksun kalınan haklarının ödendiğini,
e)Davacının terfilerinin hatalı hesaplandığını,
f)İdarenin takdir yetkisini kullandığını,
g)Mahkemece hükmedilen faiz ve faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık;
işe başlangıç tarihine göre fark ücret, fark ikramiye, ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığı ile yıllık ücretli iznin tespiti istemine ve faize ilişkindir.
1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; tarafların aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut olayda davacı, diğer taleplerinin yanı sıra işe başlangıç tarihinin 26.04.2019 tarihi olduğu kabul edilerek kullanması gereken yıllık izin sürelerinin belirlenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir. İşe başlangıcın 26.04.2019 tarihi olduğu ancak bu süreye göre de dava tarihi itibarıyla henüz 5 yıllık çalışma süresi dolmadığından davacının kullanması gereken yıllık izin süresinin değişmediği, dolayısıyla davacının bu talep yönünden güncel hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla; talebin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de hukuki yarar yokluğundan usulden reddedildiğinin açıkça belirtilmemesi hatalı olmuştur. Ayrıca dosya kapsamına göre dava konusu fark ücret alacağına, dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi yerine bilirkişi raporunda belirlenen ödeme tarihlerinden itibaren faize hükmedilmiş olması da hatalıdır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı ve davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı ve davalı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının fark ücret alacağına ilişkin (II,a) numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine “Toplam brüt 11.638,34 TL fark ücret alacağının 100,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka işletme kredisi faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin usulden reddine” ibaresinin,
Hüküm fıkrasının (II,d) numaralı bendinde yer alan "26.04.2019 tarihine göre yıllık izin sürelerinin belirlenmesine ilişkin talebinin reddine," ibaresi çıkartılarak yerine "26.04.2019 tarihine göre yıllık izin sürelerinin belirlenmesine ilişkin talebin usulden reddine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.