Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/2895 E.  ,  2025/7530 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/206 Esas, 2025/441 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ... başvuru numarası ile "..." ibareli markanın tescili talebine yönelik müvekkilinin itirazının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, GSM sektöründe faaliyet gösteren ve "..." ibareli 242 adet tescilli markası mevcut olan müvekkilinin, yoğun tanıtım faaliyetleri ve kullanım sonucu "..." ibareli markasına ayırt edici nitelik kazandırarak seri marka haline getirdiğini, davalının tescil isteğinde bulunduğu davaya konu markanın müvekkilinin "..." ve "..." markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzer olup bu markalar ile işletmesel bağlantı bulunduğu izlenimi uyandıracak nitelikte olduğunu ve aynı sektörde faaliyet gösteren rakip niteliğindeki davalının ürettiği mal ve hizmetler için binlerce seçenek arasından müvekkiline ait markalar ile iltibas teşkil edecek benzer bir markayı seçmesinin müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız kazanç elde etmeye yönelik kötü niyetli bir hareket olduğunu ileri sürerek ... sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait markaların tamamının “...” kök sözcük unsuru ve bu unsur etrafına eklenen ek sözcük unsurları (“alan, card, chat, change, close, avantaj, beraber, partner, sınırsız” vb.) ile oluşturulmuş işaretlerden ibaret olduğu, markalarda, genel anlamda markaya karakteristik özellik kazandıracak herhangi bir şekil unsuru bulunmamakla birlikte tamamı büyük harflerden oluşan markalarda “...” sözcüğünün yazımında genel olarak “C-E” harfleri daha büyük puntoyla ve “P” harfinin ise yarı boyutta punto ile yazılı olduğu, markaların ayırıcı unsurları olan "..." ibaresi ile "..." ibaresi arasında sadece ... ibareleri yönünden anlam bakımından ve fonetik benzerlik bulunduğu, bununla beraber davalı markasının salt "..." ibaresinden oluşmadığı, ''...'', ''...'' ve ''...'' kelimelerinin kullanılmasının fonetik ve görsel benzerliği ortadan kaldırarak davalı markasını yeterli ayırıcı özelliğe kavuşturduğu, ... kelimesinin davacı markalarının emtia/hizmet konusunu teşkil eden 35. sınıf ürün ve hizmetler için ... telefonu özelliklerinden istifade edilmek suretiyle anılan ürün ve hizmetin sunulduğuna ilişkin mesaj verdiği ve 35. sınıftaki hizmetler bakımından anılan özelliği itibariyle zayıf bir marka olduğu, davalı başvurusunun tescilli olduğu sınıflar ile davacıya ait markaların tescilli bulunduğu hizmet sınıfları aynı tür olsa da, tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi anlamında bir benzerlik veya iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davalı markası ile itiraza mesnet davacı markaları fonetik, görsel, anlamsal bakımdan benzer bulunmadığından SMK'nın 6/4,5 maddelerinin uygulama alanı bulamayacağı ve davalının kötüniyetli davrandığına dair dosyaya yeterli delil ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "..." kelimesinin doğrudan ... telefonu ibaresi yerine kullanıldığı, "..." ibareli markaların da tüketicide ... telefonu aracılığıyla erişilebilen bir hizmete ilişkin olduğu algısını oluşturduğu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olması nedeniyle yeterli ayırt ediciliğin sağlanması halinde herkesçe kullanılabileceği, somut uyuşmazlıkta da dava konusu başvurunun, davacının "..." ve "..." ibareli markalarından yeterince farklılaştığı, dava konusu başvuru ile davacının itiraza mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.11.2022 tarih ve .... sayılı ilamında "..." ibaresinin, 19.12.2022 tarih ve 2021/5323 E.-2022/9208 K. Sayılı ilamında "..." ibaresinin davacının "..." esas unsurlu markalarıyla benzer bulunmadığı, yine "..." ibareli başvuruyu davacının "..." ibareli markaları ile benzer gören ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/178 E.-2018/353 K. sayılı kararının, Dairenin 2019/42 E.-2020/438 K. sayılı ilamında belirtilen, markaların SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzer olmadığı gerekçesiyle kaldırılarak davanın reddine karar verildiği ve Dairenin anılan kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/7029 E. - 2022/1579 K. sayılı ilamı ile onandığı, taraf markaları benzer bulunmadığından tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı ve başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog