Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

11. Ceza Dairesi         2025/2566 E.  ,  2025/15777 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2018/303 E., 2021/87 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

... Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2021 tarihli ve 2018/303 Esas, 2021/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 52... . maddeleri uyarınca 6.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 23.05.2025 tarihli ve 2024/14746 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.05.2025 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 157/1 ve 62. maddeleri gereğince belirlerlenen 10 ay hapis ve 5 gün karşılığı adli para cezasından yalnızca hapis cezasının, aynı Kanun'un 50/1-a. maddesi uyarınca 300 gün adli para cezasına çevrilerek, 300 gün ve 5 gün adli para cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden 6.000,00 Türk lirası ve 100,00 Türk lirası adli para cezaları olmak üzere ayrı ayrı cezaların belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 10 ay hapis ve 5 gün adli para cezalarının toplanarak anılan Kanun'un 50/1-a. maddesi uyarınca 305 gün adli para cezası olarak tespitini müteakip, 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi gereğince günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden çevrilerek, sanığın neticeten 6.100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5237 sayılı Kanunda para cezalarının içtimaı düzenlenmediği halde, hükümlüye verilen hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilme 6.000,00 TL adli para cezası ile doğrudan verilen 100,00 TL adli para cezası toplanarak, neticeten 6.100,00 TL adli para cezasına karar verilmiş ise de; kanun yararına bozmanın, hükümlerin hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve bu yolla içtihat birliğinin sağlanması amacını taşıdığı, bununla birlikte; 5237 sayılı Kanun'un 64/2. maddesinin, "hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır." şeklinde düzenlendiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre, hükümlünün 10.09.2025 tarihinde vefat ettiği, olağanüstü kanun yollarının genel amacının, kesin hükmün otoritesinin ciddi boyutta hukuka aykırılıkların bulunması hâlinde hukuk düzenince kabul görmeyerek ortadan kaldırılması olduğu, yargısal kararların güvenirliği ve hukuki kesinlik ilkeleri de dikkate alındığında, ancak hukuki yararın bulunması kaydıyla olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, hükümlünün vefatı ve yukarıda belirtilen mevzuat doğrultusunda, verilen kararın maddi ceza hukuku veya muhakeme hukukuna uygun olup olmadığının denetlenmesinde hukuki bir yarar kalmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.12.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE KYB
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog