Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

11. Ceza Dairesi         2025/2852 E.  ,  2025/15783 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI: 2024/2788 Değişik İş
SUÇ: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

... Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2024 tarihli ve 2023/5483 Soruşturma, 2024/716 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii ...

6.Sulh Ceza Hakimliğinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/2788 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 15.05.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 27.05.2025 tarihli ve 2024/21651 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2025 tarihli ve ...sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2025 tarihli ve ...sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin; "Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir.” şeklinde olduğu, yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173/1. maddesinde yer alan “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.” ve anılan Kanun'un 173/1. maddesinde düzenlenen "Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter" şeklindeki düzenlemeler karşısında;

Dosya kapsamına göre, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 04/03/2024 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müşteki vekiline 11/03/2024 tarihinde elektronik yolla tebliğ edildiği, tebliğin 5 gün sonra tebliğ yapılmış sayılacağı, bu durumda 15 günlük itiraz süresinin müşteki kurum vekilince sunulan 16/04/2024 havale tarihli dilekçe öncesinde, 02/04/2024 tarihinde sona erdiği ve anılan kararın 02/04/2024 tarihi itibarıyla kesinleştiği dolayısıyla da itiraz dilekçesinin süresinde olmadığı gözetilmeksizin, itirazın esastan incelenerek yazılı şekilde karar verilmesinde,

Kabule göre de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,

Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenleme gereğince kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi halinde, Cumhuriyet savcılığınca belirtilen eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmesinde İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;

Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.

3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.

Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,

Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.

4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;

Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. Soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi halinde,

Cumhuriyet savcısı Sulh Ceza Hakimliği tarafından belirtilen eksiklikleri giderdikten sonra bir karar verilmek üzere dosyayı tekrar aynı Sulh Ceza Hakimliğine gönderecek, bu hususta kendisi yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veremeyecektir.

6.5271 sayılı Kanun'un, “Sürelerin hesaplanması” başlıklı 39. maddesinin; "(1) Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar. (2) Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. (3) Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer. (4) Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter." Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

7.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) "Elektronik Tebligat" başlıklı 7/a. maddesinde; "Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur; ...9. Baro levhasına yazılı avukatlar... Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır." Denilmektedir.

8.5271 sayılı Kanun'un, “Elektronik işlemler” başlıklı 38/A. maddesinde; "(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır. (2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP’tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir. (3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir. (4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez." Şeklindeki düzenlemelere yer verilmiştir.

9.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde;

a)... Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2024 tarihli ve 2023/5483 Soruşturma, 2024/716 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının, şikâyetçi vekiline elektronik tebligat yöntemiyle 16.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği ve şikâyetçi vekilince anılan karara karşı, UYAP ortamından elektronik imza ile gönderilen dilekçeyle 15 günlük süresi içinde 29.03.2024 tarihinde itiraz edildiği anlaşılmakla, itirazın süresinden sonra yapıldığından bahisle reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiştir.

b)... Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.03.2024 tarihli ve 2023/5483 Soruşturma, 2024/716 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itiraz üzerine, merci ... 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/2788 Değişik İş sayılı kararında yer alan "...şüphelinin savunması ve ikrarı, müştekinin beyanı, ... İlçe Müftülüğünün soruşturma raporu, bilgi sahibi olarak dinlenilen kişilerin beyanı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu..." şeklindeki gerekçeyle şüpheli hakkında doğrudan kamu davası açılmasına yönelik itirazın kabulüne karar verildiğinin anlaşılması karşısında; herhangi bir eksik soruşturma nedenine dayanmayan kararın, niteliği itibarıyla soruşturmanın genişletilmesi anlamına geldiğinden söz edilemeyeceği cihetle, ihbarnamenin kabule göre bölümünde yer alan kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

II. KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.12.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE KYB
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog