Esas No
E. 2022/2269
Karar No
K. 2026/363
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2022/2269
KARAR NO: 2026/363

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/10/2022

NUMARASI: 2022/311 Esas - 2022/630 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/05/2022
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:

Davacı vekili, müvekkili şirkete ait ......... adresindeki akaryakıt istasyonunda 09/09/2015 tarihinde yapılan denetimde, akaryakıt istasyonu otomasyon sisteminde ve vaziyet planında 5 adet yeraltı tankı olmasına karşın, istasyon sahasında 6 adet yeraltı tankı olduğu ve vaziyet planına kayıtlı olmayan yeraltı tankında akaryakıt bulunduğu, yapılan ölçümlerde bu tankta bulunan ürünün ulusal marker seviyesinin geçerli olduğ̆unun belirlendiğini, vaziyet planında kayıtlı olmayan tank nedeniyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4/4,(l) bendine aykırılık nedeniyle istasyonun mühürlenerek faaliyetten men edildiğini; müvekkili şirketin yetkilisi hakkında kaçakçılık suçlamasıyla dava açıldığını; mühürleme işlemine karşı Antalya 4. İdare Mahkemesi'nin 2015/248 esas sayılı dosyasında açılan davada 16/11/2015 tarihli kararla yürütmenin durdurulmasına karar verildiğini, 24/02/2016 tarihli ve 2016/93 karar sayılı kararıyla "yer altı gizli tank bulunmasının tek başına kaçakçılık fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği" gerekçesiyle mühürleme işleminin iptaline karar verildiğini; davalının ...'nın 20/09/2018 tarihli ve 8076-16 sayılı Kurul kararıyla verilen idari para cezasının itiraz süresi içinde %25 indirim ile davalı tarafından 214.570-TL olarak ödendiğini, sonrasında 17/12/2018 tarihli ve ......... nolu yansıtma faturasıyla cezanın ödenmesini istediğini, müvekkilinin de bayilik sözleşmesinin feshini engellemek için fatura bedelini 31/01/2019 tarihinde davalıya ödemek zorunda kaldığını belirterek 214.570-TL asıl alacak olmak üzere toplam 322.548,68-TL'nin tahsili için başlattıkları.... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibine davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının eylem ve işlemleri sebebiyle müvekkilinin maruz kalacağı yükümlülüklerin davacı tarafından karşılanacağını,davacıya düzenlenen faturayı davacını ödediğini ve dava kabul edilirse müvekkilinin hem kurum hem de davacıya ödeme yapmak durumunda kalacağını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, dosyadaki deliler uyuşmazlığın çözümü için yeterli olduğundan bilirkişi raporu alınmadığı, davaya konu olay kapsamında ...'nın davacıya kestiği idari para cezasının idare mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve BİM ile Danıştay incelemesinden geçerek kararın kesinleştiği, yani davacının işletmesinde kaçak akaryakıt kullanmadığının kesinleştiği; davacı şirket yetkilisi hakkında da ceza yargılamasında beraat kararı verildiği; buna göre davacının ...'nın kestiği ve davalının ödediği davaya konu idari para cezası bakımından davacının sorumluluğunun bulunmadığının sabit hale geldiği; ödenen tutarın iade edilip edilmediğinin sorulması yönündeki davalı talebinin davayı uzatmaya matuf olduğu, ... tarafından uygulanan idari para cezasını davalının davacıdan tahsil etmesinin hukuki mesnedi bulunmadığından tahsil ettiği tutarı davacıya iadesinin zorunlu olduğu; ödeme tarihinden itibaren davalıdan takip öncesi işlemiş avans faiz isteğinin yerinde olduğu, resen hesaplanan takip öncesi işlemiş faizin, davacı isteğinden fazla olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, likit alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili, davacının eylemi nedeniyle ...'nın müvekkiline idari para cezası kestiğini, davacının açtığı davada kendi cezasının iptal edildiğini, müvekkilini ödediği cezanın iptal edilmediğini ve geri de ödenmediğini, dolayısıyla müvekkilinin iade edeceği bir tutar bulunmadığını; sözleşmeye göre müvekkiline kesilen cezadan davacının sorumlu bulunduğunu, bu nedenle davacının faturayı ödediğini, dava kabul edilirse müvekkilinin zarar göreceğini; icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığını, kabul edilen faiz döneminin, tutarının ve oranının fahiş olduğunu; müvekkiline yapılan ödemenin üzerinden yıllar geçmesinden sonra müvekkilden bu süreçte bir talepte bulunmaksızın icra takibi başlatan davacının ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faiz isteminin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirketin bayii davacının mevzuata aykırı eylemi nedeniyle davalı adına tahakkuk ettirilen idari para cezasının davacıya yansıtılarak ihtirazi kayıtla davalıya ödenen idari para cezasının istirdatı için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nın "Usul ekonomisi ilkesi" başlıklı 30. maddesi "(1) Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." ve "Hâkimin davayı aydınlatma ödevi" 31. maddesi "(1) Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre hakim yargılamayı makul sürede sonuçlandıracak ise de, iddia ve savunmanın sübutuna ilişkin delilleri de dosyaya kazandırmak ve denetime elverişli şekilde gerekçeli kararında irdeleyerek karar vermek durumundadır.

Davacı, ... tarafından kendisine verilen idari para cezasının idari yargıda iptal edildiğini, aynı nedenle davalı dağıtıcıya verilen para cezasının davalı tarafından ödenerek 17/12/2018 tarihli ve 214.570-TL bedelli faturayla yansıtıldığını, müvekkilinin faturayı ihtirazi kayıtla 31/01/2019 tarihinde ödediğini, ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizi hak ettiğini belirterek itirazın iptalini istemiştir.Somut olayda davacı şirketin işlettiği akaryakıt istasyonunda yapılan 09/09/2015 tarihli denetimde, sisteme kayıtlı 5 yeraltı tankı dışında 1 tank daha tespit edildiğinden, istasyon mühürlenmiştir. UYAP'ta yapılan incelemede, davacının mühürleme işlemine ve davalı ...'ya karşı Antalya 4. İdare Mahkemesi'nin 2015/248 esas ve 2016/93 karar sayılı dosyasında işlemin iptalini talep ettiği, mahkemenin 24/02/2016 tarihli kararıyla, istasyonda yer altı gizli tank bulunması tek başına kaçakçılık fiilinin kabulüne yeter olmadığından mühürleme işleminin iptaline karar verildiği;EPDKnın temyiz başvurusu Danıştay 13. Dairesi'nin 18/05/2021 tarihli ilamıyla kabul edilerek kararın bozulduğu, karar düzeltme isteminin 23/11/2021 tarihli ilam ile reddedildiği; davanın mahkemenin 2022/9 esasını aldığı,2022/154 sayılı, 18/02/2022 tarihli kararla bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine ilişkin karar onanarak kesinleşmiştir. Olay kapsamında ... tarafından davacıya 20/09/2018 tarihinde 1.144.373-TL idari para cezası verildiği; bu cezaya karşı davacının Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin 2018/2462 esas ve 2019/2076 karar sayılı dosyasında işlemin iptalini talep ettiği, mahkemenin 17/10/2019 tarihli kararıyla, istasyonda yer altındaki gizli 1 adet tankın kullanılmadığı gözetildiğinde davacının fiili ile fiile karşılık verilen ceza maddesi uyumsuz olduğundan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı,Ankara 16. İdare Mahkemesi'nin 2017/2717 esas sayılı dosyasına konu benzer olayda 5015 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin yedinci fıkrasının (a) bendinin 3 numaralı alt bendi ile Petrol Piyasası Kanununun 19 uncu Maddesi Uyarınca 2015 Yılında Uygulanacak Para Cezaları Hakkında Tebliğ hükümleri uyarınca 80.106-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 29/06/2017 tarih ve 7164-2 sayılı kurul kararının alındığı görüldüğü gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği; karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun Ankara BİM 9. İDD'nin 12/06/2020 tarihli ilamıyla başvurunun reddine karar verildiği; bu karara karşı temyiz başvurusu Danıştay 13. Dairesi'nin 03/11/2021 tarihli ilamıyla red edilerek karar onanmıştır. Ancak mahkemece iptal gerekçesine istinaden sonrasında ... tarafından belirtilen mevzuat hükmüne göre idari para cezası düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise akıbeti mahkemece araştırılmadığından belli değildir. Davacı şirket temsilcisinin aynı eylem kapsamında Kaçakçılık Kanunu'ndan yargılandığı Demre Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/17 esas, 2016/197 karar sayılı dosyasındaki 01/06/2016 tarihli kararla, söz konusu tankın bir bağlantısı bulunmadığı belirlendiğinden kaçak akaryakıt sattığına ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle, suçun işlendiği sabit olmadığından sanığın beraatine karar verildiği;Yargıtay 7. CD'nin 14/09/2021 tarihli ilamıyla temyiz başvurusu red edilerek karar onanarak kesinleşmiştir. Eldeki davada, mahkemece davanın dayanağını teşkil eden davalı hakkındaki idari para cezasına ilişkin belgeler ...'dan getirtilmemiştir. Yine mühürleme işlemine karşı idare mahkemesinde açılmış davada verilen kabul kararı Danıştay tarafından bozulmuş, fakat mahkemece davanın sonraki seyri tespit edilmemiş ve değerlendirilmemiştir. Ayrıca idari para cezası işlemi, mahkemece ceza maddesinin eylemle uyumsuz olmasından iptal edilmiş olup, sonrasında ... tarafından tekrar ceza kesilip kesilmediği veya ödenen bedelin davacıya iade edilip edilmediği araştırılmamıştır. Davalı da yargılamada ...'dan bu hususların sorulmasını talep etmiştir.

Yine davacının faiz talebi tamamen kabul edilmiş ise de, istenilen faize ilişkin dava ve icra takip dosyalarında bir açıklık bulunmamakta olup, mahkemenin gerekçesinde de denetlenebilir bir saptama yoktur. Buna göre mahkemece, ...'dan hem davacıya hem de davalıya ilişkin soruşturma ve idari para cezası işlemlerine ilişkin belgeler getirtilerek, Danıştay'ın bozma kararından sonra davanın sonucu ile Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin kararından sonra davacı aleyhine yeniden bir idari para cezası tesis edilip edilmediği, edilmiş ise akıbetinin belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../10/2022 Tarih 2022/...... Esas 2022/...Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 5.508,35-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/02/2026

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog