10. Ceza Dairesi 2024/240 E. , 2025/7125 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
2. Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesi
2.16.01.2021
2.Mahkûmiyet
Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/321 Esas, 2018/131 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin 13.03.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli ve 2021/416 Esas, 2021/930 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 04.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 07.12.2023 tarihli ve 2023/25164 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/134272 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2023 tarihli ve KYB-2023/134272 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2018 tarihli ve 2017/321 esas, 2018/131 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.", 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4-a maddesinde "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,...hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklinde düzenlemeler yer aldığı, yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8 maddesinde "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hâllerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeleri ile, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 sayılı ilâmında yer alan açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, suça sürüklenen çocuğun 10/05/2016 tarihli kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle Karasu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/06/2016 tarihli ve 2016/915 soruşturma, 2016/17 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediği, bahse konu kararın tebliğ edildiğine dair tebligat mazbatasının UYAP sisteminde ve fiili olarak dosyada bulunmadığının anlaşılması karşısında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğ edilerek, kesinleşmesi ve kesinleşmesinden sonra denetimli serbetslik müdürlüğünce erteleme kararının infazına devam edilmesi için durma kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
2.Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2021 tarihli ve 2021/416 esas, 2021/930 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında 16/01/2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/4-a maddesi uyarınca daha önce aynı neviden suçtan hakkında dava açıldığından bahisle, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Karasu Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2021 tarihli ve 2021/588 esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/10/2021 tarihli kararıyla sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı,
Sanık hakkında, 10/05/2016 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Karasu Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/06/2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, ancak anılan erteleme kararının 1 nolu gerekçemizde belirtildiği üzere sanığa tebliğ edilmemesi nedeniyle sanık hakkında usulüne uygun şekilde verilmiş bir erteleme kararı bulunmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/321 Esas, 2018/131 Karar sayılı kararı dosyasında yapılan incelemede:
1.Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre 20.10.1998 doğumlu olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 09.05.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Karasu Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2016 tarihli ve 2016/915 Soruşturma, 2016/17 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, ancak erteleme kararının suça sürüklenen çocuk ve müdafiine tebliğ edilmediği ve tedbirin infazı için kararın 23.06.2016 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2.Şüphelinin, kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Karasu Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2017 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı,
3.Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.02.2018 tarihli ve 2017/321 Esas, 2018/131 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1., 31/3. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
B. Karasu 1.
Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli ve 2021/416 Esas, 2021/930 Karar sayılı dosyasında yapılan incelemede;
1.Şüpheli hakkında, 16.01.2021 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Karasu Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2021 tarihli ve 2021/1524 Soruşturma, 2021/588 Esas, 2021/560 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlal üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
2.Yapılan yargılama sonucunda; Karasu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 27.10.2021 tarihli ve 2021/416 Esas, 2021/930 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
C. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,
Dosyalar kapsamına göre; 09.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle verilen 22.06.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın şüpheli ya da müdafiine tebliğe çıkarılmadığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara yaşı küçük şüphelinin ve dolayısıyla şüpheliye soruşturma aşamasında 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafiinin de itiraz hakkının bulunduğu, itiraz hakkının kullanılabilmesi için yaşı küçük şüpheliyi "temsilen" zorunlu müdafiine de ilgili kararın tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheli ve müdafiine usûlüne uygun tebliğ yapılmadığı için erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği gibi 16.01.2021 tarihli eylem nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açılan inceleme konusu kamu davasında da kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından,
Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve mahkûmiyet kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Karasu Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2017/321 Esas, 2018/131 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3.
maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
C. Karasu 1.
Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2021 tarihli ve 2021/416 Esas, 2021/930 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.06.2025 tarihinde karar verildi.