Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

10. Ceza Dairesi         2024/231 E.  ,  2025/7127 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/93 E., 2019/637 K.
SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesi yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, sanık hakkında 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 19.06.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği,

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/19714 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/128061 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/128061 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre;

1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanması sûretiyle sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde,

2.28/06/2014 tarihli ve 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, bu Kanun yürürlüğe girmeden önce işlenen suçlarda, kovuşturma aşamasına geçilmiş ise artık kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği için zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği nazara alındığında, sanığın 27/01/2012 tarihli eylemi nedeniyle İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/06/2012 tarihli ve 2012/376 esas, 2012/908 sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığından bahisle de kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. madde kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 27.01.2012 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2012 tarihli ve 2012/16144 Soruşturma, 2012/6775 Esas ve 2012/3238 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
B. İzmir (Kapatılan) 3.

Sulh Ceza Mahkemesinin 08.06.2012 tarihli ve 2012/376 Esas, 2012/908 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 11.07.2012 tarihinde kesinleştirildiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığının bildirilmesi üzerine İzmir (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.06.2013 tarihli ve 2012/1226 Esas, 2013/660 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verildiği, kararın 10.09.2013 tarihinde kesinleştirildiği, sanığın tekrar denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığının bildirilmesi üzerine, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli ve 2014/129 Esas, 2014/323 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 55 60... sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 02.02.2016 tarihinde kesinleştirildiği,

C. Sanığın denetim süresi içerisinde 09.05.2017 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İzmir 24.

Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.06.2019 tarihli ve 2019/93 Esas, 2019/637 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği, Anlaşılmıştır.

D. Dosya kapsamına göre;

1.5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, bu hususa riayet edilmeyerek sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi,

2.28.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca, bu Kanun yürürlüğe girmeden önce işlenen suçlarda, kovuşturma aşamasına geçilmiş ise artık kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği için zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği nazara alındığında, sanığın 27.01.2012 tarihli eylemi nedeniyle İzmir (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.06.2012 tarihli ve 2012/376 Esas, 2012/908 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymadığından bahisle de kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilmesi gerektiği ve 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. madde kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uygulanma koşulunun bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İzmir 24.

Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2019 tarihli ve 2019/93 Esas, 2019/637 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.06.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA KYB
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog