6. Hukuk Dairesi 2025/3802 E. , 2025/4322 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı müdahiller ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bank A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. TALEP
1.Talep eden vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin ayakkabı ve ayakkabı yan sanayi meslek gurubunda faaliyet göstermek üzere tescil edilen bir şirket olduğunu, 28.10.2011 tarihinde kurulan ve yaklaşık 12 yıldan bu yana sektöründe başarılı bir ticari geçmişi bulunan müvekkilinin nakit akışında, son aylarda piyasalarda enflasyon nedeniyle asgari ücret ve işletme maliyetlerinin olağanüstü derecede artış göstermesi buna karşılık döviz kurlarının yaklaşık 1.5 yıl boyunca sabite yakın kalması, buna bağlı olarak yurtdışı siparişlerin maliyetlerin daha ucuz olduğu Uzakdoğu-Çin pazarına kayması ve tüm sektörlere yayılan ekonomik durgunluğun sonucu olarak öngörülemeyen sıkıntıların yaşanmaya başlandığını, işletme yönetimince yapılan değerlendirmeler sonucunda nakit akış dengesi bozulan şirketin bu durumdan çıkması ihtimalinin yapılacak olan konkordato ön projesi ile % 100 olduğunun öngörüldüğünü, bu kapsamda müvekkili lehine Kanunda öngörülen tüm mali tedbirlerin alınmasına, konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Talep eden şahıslar vekili birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1002 Esas sayılı dosyası talep dilekçesinde; konkordato tedbiri uygulanan şirketin borçlarına ilişkin şirketin ortağı olan müvekkillerinin müşterek müteselsil sıfatıyla özellikle bankalar nezdinde şahsi kefaletlerinin ve teminatlarının bulunduğunu, müvekkillerinin de anılan şirketin borçlarından ötürü sorumlulukları bulunacağından ötürü konkordatonun başarıya ulaşabilmesi, müvekkillerinin bu süreçte mağdur olmaması ve şirketin faaliyetlerine şahsi katkı sağlayabilmeleri amacıyla şirket ortakları adına da konkordato mühleti talep ettiklerini, bu kapsamda dosyanın usul ekonomisi ve illiyet bağı sebebiyle Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/974 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, şirket ortakları müvekkilleri için konkordato mühleti verilmesini, başvurucu şirket ortakları adına kayıtlı araç bulunmadığını, ... adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığını, ... adına kayıtlı 1 adet taşınmazın ise konkordato mühleti verilen şirket borcuna ilişkin ipotekli durumda olduğunu belirterek müvekkilleri ortaklar lehine konkordato mühleti verilmesini, bu kapsamda müvekkilleri lehine Kanunda öngörülen tüm mali tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davaya müdahale eden bir kısım alacaklılar vekilleri, konkordato koşullarının bulunmadığını belirterek talebin reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep edenler ... ve ... yönünden yapılan incelemede, talep edenlerin İİK'nın 302. maddesinde öngörülen nisabı sağlayamadığı gerekçesiyle bu talep edenler yönünden talebin reddine; İİK'nın 305. maddesindeki konkordatonun tasdiki şartlarının davacı şirket yönünden gerçekleştiği gerekçesiyle konkordatonun tasdikine şeklinde talebin kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müdahiller ... Bank A.Ş., ..., T. ... Banksaı A.Ş., ... Bankası A.Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun müdahil ... ve ... Bank A.Ş. yönünden ayrı ayrı usulden reddine, müdahil T. ... Banksaı A.Ş., müdahil ... Bankası A.Ş. yönünden ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Müdahil ... Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece görevlendirilen Konkordato Komiser Heyeti tarafından, ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde ilanda belirtilen adreste alacak kaydı yapılmasına ilişkin düzenlenen ilanın Basın İlan Kurumu’nun internet sitesinde yayınlandığını, iş bu ilana istinaden süresi içinde alacak kaydının yapıldığını, banka borçlusu ..., ... ve ... ile ilgili olarak fazlaya ilişkin her türlü talep, gerektiğinde ilave bildirim, beyan ve dava hakları saklı kalmak yapılan hesaplamada olabilecek hatalar ve yanlışlıklar müstesna olmak üzere kaydıyla, borçlu firmaya; 30.10.2019 tarihli ve 7.500.000 TL tutarlı, 31.01.2019 tarihli ve 3.000.000 TL tutarlı, 27.03.2023 tarihli ve 15.000.000 TL tutarlı kredi sözleşmelerine istinaden kredilerin kullandırıldığını, kullandırılan kredilere ilişkin geri ödemelerin zamanında yapılmaması üzerine ... Noterliği'nin 20.11.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; 4.978.484,75 TL nakit ve 15.960.670,07 TL gayri nakdi alacağın talep edildiğini, hesap kat ihtarı ve faizinin itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, ...’ne kullandırılan kredilere, ... ile ...'nın Kredi Çerçeve Sözleşmeleri'ni müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, ... Ayakkabı San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kullandığı krediler nedeniyle; diğer davacıların kullandırılan kredilere müteselsil kefil olmaları nedeniyle, geçici mühlet tarihi olan 11.10.2023 tarihi itibariyle; banka alacağının nakit 4.736.399,81 TL ve gayrinakit risk 15.751.462,07 TL olmak üzere toplam 20.487.861,88 TL olduğunu, kesin mühlet tarihi olan 28.02.2024 tarihi itibariyle; banka alacağının nakit 16.176.835,88 TL ve gayri nakit risk 7.306.182,07 TL olmak üzere toplam 23.483.017,95 TL olduğunu, firma kredilerinin teminatında: ... Ayakkabı San. ve Tic. Ltd. Şti. ... Tapu Müdürlüğü'nün 13.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ipotek belgesi, resmi senedi 1. Dereceden 3.000.000 TL bedelli ipotek, ... Tapu Müd.nün 08.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ipotek belgesi ve resmi senedi ile 2. dereceden 25.000.000,00 TL bedelli ipotek belgesine istinaden 247 ada, 70 parsel, B blok, 53-54-55- ... no'lu bölümlerin ipotek verildiğini, dolayısıyla banka alacağı rehinli olduğu için 02.07.2024 tarihi itibarıyle alacak hesabının yapılması gerektiğini, bu nedenle, banka alacağının 27.839.381,41 TL nakit ve 1.065.541,94 TL gayrinakit risk olmak üzere toplam 28.904.923,35 TL olduğunu, taraflarınca yapılan alacak kaydına ilişkin Komiser Heyetince İİK'nın 300. maddesı uyarınca borçlu talep eden şirketlerin beyanları alınarak borçluların alacağı kabul etmediğinin taraflarına bildirildiğini, bu beyanı neye göre verdiklerinin bilinemediğini, bu iddialarına karşılık hiçbir dayanak belgenin de sunulmadığını, dosya kapsamında alınan 10.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda hatalı şekilde; nakdi alacağın 1.088.434,04 TL ve gayri nakdi alacağın ise 1.892.989,69 TL olduğunun tespit edildiğini, daha sonra itirazları üzerine alınan raporda ise: rapor tanzim tarihi itibariyle toplam 26.681.194,88 TL nakdi alacak olduğunun belirlendiğini, raporda sonuç olarak geçici mühlet karar tarihi 11.10.2023 ve rapor tanzim tarihi 10.01.2025 tarihi itibariyle her firma/banka bazında alacak miktarının belirlendiğini, belirlenen bu alacak miktarından davacı şirketin asaleten, talep eden kefillerin ise kefaleten sorumlu oldukları belirtilmiş ise de, geçici mühlet itibari ile yine hatalı hesap yapıldığını, müvekkili bankanın ödeme tablosuna dahil edilmediğini, mahkemece de itiraz dilekçeleri değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, zira kesin mühlet tarihinden evvel nakde dönen teminat mektubu alacaklarının dahi kabul edilmediğini, bu hali ile eksik alacak miktarı üzerinden konkordato projesinin tasdik edildiğini, yine bildirilen nakit alacakları yanında henüz nakde dönüşmeyen gayri nakit alacaklarının da reddedildiğini, gayri nakit alacakların nakde dönüşmesi halinde bu alacakların konkordato projesine dahil edilmesi hususunda bir karar verilmesi gerektiği halde hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, bu alacakların akıbetine ilişkin de hiçbir hüküm verilmediğini, bu durumda nakde dönüşen alacakların tahsili hususunda bankaca izlenecek yolun da müphem olduğunu, verilen kararların her halde Bankanın mağduriyetine neden olduğunu, mahkemenin alacakların niteliği hususundaki kararının da yasaya aykırı olduğunu, komiserlerin konkordato sürecini yasaya uygun şekilde yürütmediklerini, banka alacağının teminatında rehin bulunduğunu, rehin miktarı için rehinli alacaklı olarak kabul etmelerine ve buna ilişkin bildirim yapmalarına rağmen sonrasında adi alacaklı statüsünde oy nisabına dahil ettiklerini, komiserler kurulunun alacak ve alacaklı nisaplarının değerlendirilmesinde de hatalarının olduğunu, konkordato projesini alacaklı sayısının ve alacak nisabının %50'sinden fazlasının kabulünün mümkün olmadığını, bu hususta dosyayı bilirkişiye tevdi etmesi ve komiserler kurulunun nisaba ilişkin kararının teyidini yaptırmasının hakkaniyete daha uygun olacağını, öte yandan proje ile öngörülen vadenin çok fazla uzun olduğunu, hayatın olağan akışına uygun olmadığını, tek bir borçlu firmayı korumak adına alacaklılarının büyük ölçüde mahvına sebep olunduğunu,
İİK'nın 286. maddesinde borçlunun konkordato talebine eklemesi gereken belgelerin sayıldığını,
İİK'nın 286/c gereğince alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listenin de bu belgelerden olduğunu, ancak kendilerinin alacak miktarına hiç yer verilmediğini, davacının bankanın alacak tutarını doğru şekilde bildirmediğini, eksik alacak bildirimi nedeniyle de konkordato talebinin reddi gerektiğini, İİK’nın geçici mühlete ilişkin düzenleme içeren 287. maddesinde ise geçici mühlet kararının ancak İİK 286. maddede sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunun tespit edilmesi durumunda verilebileceğinin belirtildiğini, davacı borçlu firmanın konkordato talebinin İİK’nıın 286., 287. ve ilgili diğer maddelerinde yer alan yasal düzenlemelere uygun bulunmaması nedeniyle reddi gerektiğini, davacı borçlunun Mahkemeye sunmuş olduğu konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün gözükmemesi nedeniyle de konkordato talebinin reddi gerektiğini, Mahkemece itiraza uğrayan alacaklar yönünden depo kararı verilmemiş olmasının da alacaklıların haklarını zedeleyen bir karar olduğunu, ihtilaflı alacaklar yönünden depo kararı verilmemesi nedeniyle de kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemece verilen geçici mühlet, geçici mühletin uzatılması, kesin mühlet ve konkordatonun tasdikine ilişkin tüm kararlarıın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
2.Müdahil ... Bank A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili bankanın, konkordato talep eden davacı ...'nden, genel kredi sözleşmeleri, kmh, kredi kartları ve ihtarnameler nedeniyle alacaklı olduğunu, müvekkili bankanın fazlaya ilişkin alacak talep etme hakları saklı kalmak kaydıyla 25.10.2023 tarihli müdahale dilekçesinde belirtildiği üzere alacaklı olduklarını, buna rağmen davacı tarafın öncelikle hiç borcunun olmadığını beyan ederek dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını, ticari defterlerinde dahi banka alacağına yer verilmişken davacıların tüm alacakları reddetmesinin açıkça kötüniyetli hareket ettiklerini kanıtladığını, taraflarınca süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, gerekçeli kararın 25.03.2025 tarihinde sisteme eklendiğini, yine aynı tarihte taraflarına tebliğ edildiğini, taraflarınca yasal süresi içerisinde 08.04.2025 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, müvekkili bankanın istinaf hakkının bulunduğunu, nitekim taraflarınca oylamada ret oyu kullanılmakla birlikte karar duruşmasına katılarak davacıların konkordato taleplerine itiraz ettiklerini,
HMK'nın 345. maddesi gereğince; istinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğunu, bu sürenin, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlayacağını, kendilerinin istinaf konusu edilen dosyada feri müdahil olarak alacaklı olduklarını, dolayısıyla kendilerinin HMK genel ilkeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğunu, nitekim gerekçeli karar sisteme eklenmeden ve kendilerine tebliğ edilmeden istinaf sebeplerinin tespit edilmesinin beklenemeyeceğini, ilandan itibaren istinaf süresinin başlayabilmesi için mahkeme kararında değinilen ve kararın eki sayılan raporun dosyaya kaydedilmesi gerektiğini, duruşma görülürken söz konusu rapor kaydedilmediği gibi ilan aşamasında da dosyaya raporun kaydedilmediğini, öte yandan mahkemenin bilirkişi marifetiyle hesapladığı tutar haricinde tasdik kararı verdiğini, bu durumun da müvekkilini zarara uğrattığını, kanun yollarının alacaklı yönünden bu kadar kapalı olmasının adil yargılanma hakkını engellediğini, gerekçeli kararın tasdik kararının ilanından 11 gün sonra uyap sistemine eklendiğini, tasdik kararının Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanma tarihinin 14.03.2025, Basın İlan Kurumu sitesinde yayınlanma tarihi 17.03.2025 olup gerekçeli kararın uyap sistemine eklenme tarihinin ise 25.03.2025 olduğunu, yani tarafların ve müdahil alacaklıların gerekçeli karara erişebilme tarihinin 25.03.2025 olduğunu, gerekçeli karar dosya kapsamına alınmadan istinaf süresinin başlamasının açıkça hak arama hürriyetini kısıtlar nitelikte olduğunu, gerekçeli kararın 25.03.2025 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, HMK ilkeleri gereğince yasal süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulduğunu, konkordato projesinin onaylanmasının, alacaklılar bakımından telafisi güç ve imkânsız zararlara yol açabileceği kanaatinde olduklarını, konkordato davasının çekişmesiz yargı işi olduğunu, çekişmesiz yargıda fer'i müdahillik HMK'nın 66 gereğince söz konusu olamayacağından kendilerince asli müdahil olarak dosya ve duruşmalara katılım sağlandığını, müdahale dilekçelerinde açıkça tüm kararların tebliğ edilmesini talep ettiklerini, müdahale harcını dosyaya yatırdıklarını, müdahale talebinin kabul edildiğini, dilekçeleri doğrultusunda vekil sıfatı ile kendilerine tebligat yapılması gerekirken ilanen tebligat yapılıp hak kaybına sebebiyet verildiğini, gerekçeli karar açıklanmadan ve kararın eki sayılacak ödeme planı süresinde mahkeme dosyasına kaydedilmeden çekişmeli alacak bilinemeyeceğinden ilan tarihinin asli müdahil için geçerli olmayacağını, sürenin tebliğ ile başlaması gerektiğini, müvekkil bankaya olan borç dahi ödenemezken konkordato mühleti talep edilmesi talebinin samimi ve gerçekçi olmadığını, davacı şirketin borç ödemelerini zamanında yapmadığı konkordato planının başarıya ulaşamayacağını, talep eden tarafın alacakları sürüncemede bırakmak ve hakkında takip işlemi yaptırmamak niyetinde olduklarını, bu sebeple alacaklıların da menfaati göz önünde bulundurularak konkordatonun tasdikine ilişkin kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
3.Müdahil ... Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; konkordato talep edenlerin kötüniyetli olduğunu, konkordato projesinin tasdiki için gerekli çoğunluğun sağlandığı tespitinin sıhhatli olmadığını, bankaca alacak bildiriminde bulunulmasını müteakip borçlu tarafından Yargıtay uygulamasına aykırı olarak mizanında ve konkordato projesinde belirtilen alacak miktarından farklı olarak bankanın hiç alacağı olmadığının beyan edildiğini, bilirkişi tarafından tespit edilen tutarın, borçlu firmanın mizanında belirtilen tutardan düşük olduğunu, bu durumun sadece müvekkili banka yönünden gerçekleşmediğini, konkordatoya müdahil olan diğer alacaklılar için de söz konusu olabileceği kanaati oluştuğunu, konkordato komiser heyetince Yargıtay uygulaması gözetilmediğini, yukarıda ifade edilen çelişkiyi giderir bir bilirkişi raporu alınmadığını, bu haliyle konkordato projesinin alacaklıların kanunda aranan çoğunluğuyla kabul edildiğinin mümkün görünmediğini, izah olunan ve mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle, talep edenlerin konkordato projesinin tasdikine ilişkin ilamın kaldırılarak talebin ve konkordato projesinin tasdiki talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, İİK'nın 285.
vd. maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, müdahiller ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bank A.Ş. vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca temyiz nedenlerine göre ONANMASINA,
Temyiz harcı temyiz edenlerden peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.