8. Hukuk Dairesi 2024/6595 E. , 2025/7540 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ..... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Çorum ili .... ilçesi ..... köyü çalışma alanında bulunan 1 10... parsel sayılı 91.881,20 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın öncesinde tescil harici boşluk konumunda olup kadastro çalışmaları sonucunda ham toprak vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazın bir bölümünün müvekkili ve müvekkilinin babası tarafından nizasız ve fasılasız 40 yılı aşkın bir süre kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi tarafından düzenlenen 14.02.2024 tarihli rapor ile 15.12.2022 tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen kırmızı çizgilerle taralı 2.618,46 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün 1 10... parsel sayılı taşınmaz kaydından iptali ile yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, uzman fotogrametri bilirkişisinin 1990, 20 05... yılı hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi sonucu dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün tespit tarihine kadar ekonomik amaca uygun şekilde bahçe olarak kullanıldığını bildirmesine, keşifte alınan beyanlar, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, bu bölüm açısından İlk Derece Mahkemesince adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas alınan jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun hüküm vermeye elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Şöyle ki; 14.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda 1 10... parsel sayılı taşınmazın dava konusu edilen ve (A) harfi ile gösterilen bölümünde imar ihya faaliyetlerine 1990-2005 yılları arasında bir dönemde başlandığı, 2005-2014 yılları arasında bir dönemde tamamlanmış olabileceği kanaatinin bildirildiği, yine 1960, 1972, 1990 yılı hava fotoğraflarında sadece 1 38... parsel sayılı taşınmazla ortak sınırının kısmen belirgin olduğu, diğer sınırlarının belirgin olmadığı, kuzey kısmının açık alanlar görünümünde olduğu, taşınmazın güney kısmında kapalılık oluşturan ağaçların yer aldığı ve bu ağaç topluluklarının 1960 yılından itibaren zaman içerisinde artış gösterdiği, 2005 yılı hava fotoğrafında taşınmazın batı sınırının bir miktar içeriden geçiyor olmakla beraber sınırlarının belirgin olduğu, sınırlarının çit-çalı vb. düz hatlardan oluşan yapay sınır görünümünde olduğu, 1990 yılı hava fotoğrafındaki durumuna göre kuzey ve güney kısmındaki bölümlerinde belirgin şekilde kapalılık oluşturan ağaçlarda artış gözlemlendiği ve taşınmazın genel itibarıyla sınırlarının belirgin bahçe vasfında görünüme sahip olduğu belirtilmiş ise de açıklık alanlarda kullanımın ne şekilde olduğu, taşınmaz üzerinde bulunduğu belirtilen ağaçların cinsi, sayısı, yaşı konusunda değerlendirme yapılmadığı, ayrıca dava konusu taşınmaz bölümü ile 1 10... parsel sayılı taşınmazın dava konusu edilmeyen ve hava fotoğraflarında dava konusu yer ile benzer görünümde olan kısımları arasında nasıl bir farklılık bulunduğu hususunun da tartışılmadığı görülmüştür.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın bulunduğu yerde yaşayan, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki keşiflerde yer almamış bir fen bilirkişisi, bir jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi, bir jeoloji bilirkişisi ve üç kişilik ziraat bilirkişi kurulunun katılımı ile taşınmaz başında Mahkeme hakiminin gözlemi de tutanağa geçirilmek suretiyle yeniden keşif yapılarak, kadastro tespitinden geriye doğru 20 yıl öncesi itibarıyla dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde imar-ihyası tamamlanmış yer bulunup bulunmadığı kesin olarak belirlenmelidir. Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, taşınmaz içerisinden dere geçtiği belirtilmekle taşkına maruz kalıp kalmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı, dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; jeolog bilirkişisinden, taşınmazın önceki ve halihazırdaki niteliğinin ne olduğu, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı, derenin etkisi altında kalıp kalmadığı, derenin taşkın riski taşıyıp taşımadığı, taşınmazın zilyetlikle iktisap edilmeye olanaklı yerlerden olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazın tamamının veya bir kısmının zilyetlikle iktisap edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu açıklayan, zilyetliğin sürdürülüş şeklini ve süresini somut verilerle ortaya koyan, taşınmazın komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, taşınmaz üzerinde bulunduğu bildirilen ağaçların cinsi, sayısı, yaşlarını belirtir, önceki keşiflerde alınan ziraat bilirkişisi raporlarının da değerlendirildiği ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, ayrıca taşınmazın komşu parsellerle arasındaki sınırları gösterir şekilde, mümkün olduğunca farklı yön, açı ve yükseklikten fotoğrafları çektirilerek, fotoğrafların taşınmazın hangi kısmına ait olduğunun açıklanması ve fen bilirkişisinin yardımı ile dava konusu taşınmaza komşu parseller 1 10... parsel sayılı taşınmazın talep konusu edilmeyen kısımları ile sınırlarının fotoğraflar üzerinde gösterilmesi istenmeli, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinden, tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle, dava konusu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediğini, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirtir şekilde rapor düzenlenmesi istenmeli, fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmelidir. Bu şekilde, dava konusu edilen teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde tespit tarihinden geriye doğru 20 yıl öncesi itibarıyla imar ihyası tamamlanmış bir kısım olup olmadığının tespiti ile davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmek suretiyle ve 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, aynı çalışma alanında, zilyetlik yoluyla belgesizden, sulu arazide 40, kuru arazide ise 100 dönüm taşınmaz edinilebileceği hususlarının da üzerinde durularak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verildiği halde, hüküm yerinde taşınmaz vasfının belirtilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.